Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2018-01-31 15:42:14

“TÜRKİYE AFRİN OPERASYONU SONRASI ÖNCE MÜNBİÇ DAHA SONRA FIRAT'IN DOĞUSU HEDEFİNDEN ASLA VAZGEÇMEMELİDİR”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Türkiye’nin Afrin Operasyonundan sonra Münbiç daha sonra Fırat’ın Doğusu hedefinden asla vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.

  Genel merkez binamızdahaftalık basın toplantısında konuşan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Büyük Birlik Partisi olarak İki husus üzerinde hassasiyetle durmuştuk. Birincisi, “Suriye’de Siyasi Çözüm Süreci”ne geçiş hamlesinin Türkiye için bir tuzak olduğunu iddia etmiştik. Suriye topraklarının %30’undan fazlasının CENTCOM ve PYD işgali altında olduğunu vurgulayarak; bu durumun “Suriye’nin toprak bütünlüğü” odaklı anlaşmaları geçersiz kıldığını iddia etmiştik. Daha da ötesi, bu CENTCOM ve PYD kapasitesinin aynı zamanda Türkiye’nin de toprak bütünlüğüne karşı da tehlike ürettiği gerçeğine dikkat çekmiştik.” Dedi. 
“İşte bu tabloyu ortaya koyduktan sonra “Nasıl olurda bu durum ve şartlar altında Suriye’de siyasal sürece geçilir?” demiştik.” Diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Zaten bunu söyledikten sonra bizi haklı çıkarak birçok gelişme peşi sıra yaşandı. Önce, siyasal süreci gündeme taşıyan Rusya’nın Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD ile özerklik ve konfederasyon seçeneklerini müzakere etmeye başladığıyla alakalı haberleri okumaya başladık. Zaten hatırlarsınız, hemen ardından Rusya PYD ve türevlerini geçtiğimiz Kasım ayında Soçi’de yapılan "Suriye Halkları Kongresi”ne davet etmişti!
Buraya kadar anlattığımız, Rusya’nın “Suriye’de Siyasi süreç” başlığı altında yapıp ettiklerinin bir özeti.  Peki, bu süreçte Amerika ne yaptı? Amerika’nın da Fırat’ın doğusunda Kuzey Suriye Federal Devleti adı altında “halk oylaması” hazırlığına giriştiği haberleri kamuoyuyla paylaşılmaya başlandı… Buda yetmezmiş gibi ABD, PKK/YPG ve türevlerinin kontrolünü elinde bulunduran, uluslararası arenada “diplomatik tanıma” sağlamak için harekete geçti.
” Diye konuştu.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Anlayacağınız, Mehmetçik sahadan çekilsin, bunlar anında masa başında kapalı kapılar ardında anında istemediğimiz yerlere açılan kapıları aralamaya başlıyorlar!” ifadelerini kullandı.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, ikinci çekincesini şöyle anlattı. “Bu çekincemizde önceki gün gerçekleşen Soçi zirvesiyle alakalıydı. Yine hatırlayacaksınız… “CENTCOM’un Suriye’yi terk etmek zorunda kalacağı güne kadar, Putin’in Suriye’de siyasi çözüm müzakerelerine geçme çağrısı ile Soçi ve benzeri organizasyonları Türkiye’nin BOYKOT etmesi lazım” demiştik geçmiş toplantımızda. Bu uyarının hemen akabinde de aynen şunu demiştik “Ocak ayının sonunda Soçi’de düzenlenecek olan “Suriye Ulusal Diyalog Kongresi”nin ciddi bir önem arz ettiğini, Rusya’nın bu görüşmelerde Türkiye indinde ciddi bir samimiyet testinden geçecektir. Belki Soçi’deki toplantıya PKK/PYD/YPG ve türevlerini isim isim bu toplantıya çağırmadılar! Lakin bunlarla iş tutan diğer Kürt networklarını ve Marksist örgütleri bu toplantıya çağırdılar!  
Düşünebiliyor musunuz? Suriye’de yüzlerce kişiyi, çoluk çocuk ve kadın demeden işkence yaparak katleden, 2013 yılında Hatay/Reyhanlı'da 52 kişinin ölümüne yol açan bir teröristi Seçi’ye çağırdılar! Türkiye Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla bu konudan duyduğu rahatsızlığı ve bunu Kabul etmeyeceğini dile getirdi. Ama olan olmuş, iş işten geçmişti. Demek ki, Büyük Birlik Partisi olarak, en başından beri kaygılarımızda haklıymışız! Sadece kaygılarımızda değil, bu süreçte olabileceklerle alakalı öngörülerimizde de isabet kaydetmişiz.
” Şeklinde konuştu.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “İşte tüm bu gelişmeler üzerine dün Türkiye, Rusya Federasyonu nezdinde girişimde bulundu. İsmi daha önce Türkiye'ye bildirilen davetliler listesinde yer almayan kişilerin bu Kongre'de hazır bulunmasından duyulan rahatsızlığı kayda geçirdi ve izahat istedi. Bu yerinde bir hamledir. Fakat devamı ve sonucu olmalıdır. 
CENTCOM/PKK/YPG işbirliği devam ettiği sürece ve bunların faaliyetleri sürdüğü müddetçe Suriye’de siyasal sürece geçmenin mümkün olmadığı Rusya ve İran’a açıkça anlatılmalıdır. Rusya’nın da artık bu konuda Türk devletine ve Türk milletine karşı “açık” bir tutum sergilemesi gerektiği, Putin’e net bir şekilde ifade edilmelidir.
” 
  “Türkiye’nin CENTCOM-PKK birlikteliğinin Suriye’de siyasi çözümün bileşeni olduğunu kabul etmediğini epeydir dillendiren Dışişlerimiz artık duruma net bir şekilde nokta koymalıdır.” Diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu itibarla, Türkiye’nin; bu şer güçlerin sanki Suriye’de siyasi çözüm sürecinin bir parçasıymış algısı uyandıracak şekilde organize edilen bu tip toplantıları bundan böyle BOYKOT edeceğini açık bir dille ilan etmelidir. Katil terörist Miraç Ural’ın katıldığı bir toplantıda Türkiye olamaz ve olmamalıdır. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde, Büyük Türk Milleti içinde kabul edilemez bir durumdur. Eğer bize dost gözükenler, bize stratejik ortak yada Suriye’de müttefik ortak gözüken Rusya ve İran bunu yapıyorsa o zaman onların dostluğu da, müttefikliği de işe yaramaz. Bizim nezdimizde değersizdir. Bunun da net bir şekilde ifade edilmesi gerekir.” Diye konuştu.
  “Bu vaziyet tespitimiz ve önerilerimiz dışında bir konuyu daha gündeme taşımamız gerekiyor.” Diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Şu günlerde Afrin Harekâtında şanlı ordumuzun ilerleyişi ve başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bu süreçte bir gerçeği daha görmeye başladık. Türkiye bu Afrin operasyonuyla yetinmemeli; önce Münbiç sonra Fırat’ın doğusu hedefinden vazgeçmemelidir. 
  Bilhassa iki gündür, Fırat’ın doğusunda ABD kontrolü altındaki YPG’lilerin lojistik destekleriyle Afrin’i beslemeye başladıkları ve ilerleyen günlerde yaşanması muhtemel şehir savaşları için hazırlık yaptıkları istikametinde haberler alıyoruz. Bu haberler, Afrin sonrası hedefin Menbiç olması gerektiği ve Türkiye’nin bekasını tehdit eden asıl bölgenin Fırat’ın doğusu olduğu gerçeğini destekleyen gelişmelerdir. Amerika Birleşik Devletleri olası bir Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Münbiç Harekatı'nı engellemek için orada askeri varlığı olduğunu ve bu askeri varlığını da çekmeyi düşünmediğini ifade etmiştir. Ama nasıl Türkiye'nin kararlı ve cesur Harekatı sonrasında Rusya birliklerini Afrinden başka noktalara kaydırmışsa, Türkiye bu kararlılığı sürdürdüğü zaman Münbiç’e yöneldiğinde Amerika Birleşik Devletleri ve Centcom da oradaki varlığını başka bölgelere kaydıracaktır. Kaydırmasa da başına gelecek olana katlanmak zorundadır.
” Şeklinde konuştu.
  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “CENTCOM, Fırat’ın doğusunu, sevk ve idare ettiği “4 Parça PKK Kürdistan” projesinin Suriye’deki tamamlanmış bir parçası olarak görüyor. Fırat’ın doğusu Türkiye'nin egemenlik haklarına ve üniter devlet yapısına yönelik ağır bir tehdittir.
CENTCOM Türkiye’nin bekâ parametrelerini yerle bir edici konumdadır. Bu nedenle CENTCOM’la dişe diş-göze göz bir mücadeleye girişip; bu hasmı önce sınırlarından uzaklaştırmadan, bilâhare Ortadoğu’dan çıkartmadan Türkiye’ye rahat yüzü yoktur. Burada Türkiye bugün gösterdiği kararlılığı bundan sonrada ortaya koymalı Centcom, pkk, ypg, pyd o bölgeden çıkana kadar ne pahası olursa olsun, hangi bedeli ödememiz gerekirse ödeyip yok etmek zorundadır. İşte, Müttefikimiz bildiğimiz Rusya ve İran’da, Türkiye’nin bu beklentilerini karşılayacak bir şekilde davranmalıdır. Çünkü, CENTCOM’un bölgedeki varlığı sadece Türkiye’yi değil, İran’ı ve Rusya’yı da tehdit etmektedir.
” İfadelerini kullandı.
Türkiye içerisinden Kahraman Mehmetçiğimizin gerçekleştirmiş olduğu Afrine yönelik Zeytin Dalı Harekatına karşı bir takım PKK sempatizanları ve PKK sevicileri tarafından karşı açıklamalar yapıldığını vurgulayan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Eğer ellerine bir fırsat ve daha fazla güç geçirseler sokağa inip eylemlere de dönüştürecek. Bunlar kimdir diye baktığımızda bunların daha önce bu tip durumlarda içerde de PKK'ya ve onun yandaşlarına sonuna kadar sahip çıktığını görmekteyiz. Bir taraftan Afrin operasyonu sonuna kadar destekliyoruz deyip öbür taraftan Afrin operasyonuna karşı çıkanların yanında durmak ikiyüzlülük ve sahtekarlıktır. Eğer Afrin operasyonunu destekliyorsanız o zaman bu haklı ve şanlı Zeytin dalı Harekatı'nı itibarsızlaştırmaya çalışanların yanında duramazsınız. Çünkü bunların bir kısmı ya bizzat PKK’lıdır, PKK sempatizanıdır ya da onların eski Marksist-Leninist Sosyalist yol arkadaşlarıdır. Bu açık ve nettir o zaman herkes burada safını net bir şekilde ortaya koymalıdır. Siz PKK’dan YPG’den ya da PYD’den mı yanasınız, yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devletinden ve onun Kahraman ordusundan ve Mehmetçiğinden mi yanasınız? Zeytin dalı Harekatı asla ve kat’a Kürtlere karşı yapılmamaktadır. Suriye’nin kuzeyindeki masum Kürt kardeşlerimize karşı yapılmamaktadır. Zeytin dalı Harekatı terörist pkk’nın eşi olan, onun uzantısı olan PYD’ye YPG’ye ve onun hamisi konumundaki güçlere Emperyalist küresel güçlere karşı yapılmaktadır. Siz bir taraftan insan hakları savunucusu olduğunu söyleyeceksiniz bir taraftan barış'tan, demokrasiden, insan yaşamının en kutsal olduğunu dile getirip onları ifade edeceksiniz, ama öbür taraftan da teröristlerin, PKK'nın yanında duracaksınız. Bu çifte standarttır ve sahtekarlıktır. Bu ikiyüzlülüktür. Kamuoyunun baskısından belki de çekinerek Aferin operasyonunu destekliyoruz deyip ondan sonrada bunların arkasında duran siyasetçilerde iki yüzlüdür. Aferin Operasyonunun yanındayız diyorsanız o zaman bu operasyonun karşısında olanların karşısında olduğunuzu da açık ve net bir şekilde ifade edeceksiniz ve onlara da oturun oturduğunuz yerde diyeceksiniz. Bunu söyleyeceksin. Bu bir iç politika malzemesi yapılamaz.” Dedi.
  Özgür Suriye Ordusu ile ilgili açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Suriyeliler niye Türkiye'ye geliyorlar, gidip kendi ülkeleri için savaşmıyorlar diyeceksiniz, öbür taraftan Türkiye'ye ailesini çocuğunu çocuğunu göndermiş ama orada kendisi eline silah almış ve Türkiye'nin de organizesi ile desteğiyle de bir Ordu kurmuş ve orada kendi topraklarının bağımsızlığı ve kendi ülkesinin güvenliği demokrasi için mücadele eden Özgür Suriye Ordusunu da lekelemeye ve itibarsızlaştırmaya kalkacaksınız. Özgür Suriye Ordusu Mehmetçikle hareket etmesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri ile hareket etmesinde Türkiye ile hareket etmesinde, PKK ve YPG saflarında mı savaşsın? Siz bunu mu istiyorsunuz? Herhalde bunu söyleyenler bunu istiyorlar. Orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri Gazi Ordumuz yalnız mı kalsın? Elbette ki kendisini destekleyen grupları oda destekleyecek, kendi çizgisinde  
hareket eden gruplar ile birlikte iş birliği yapacak. Özgür Suriye Ordusu kim? Özgür Suriye Ordusu Suriyeli Türkmen, Arap ve Kürtlerden müteşekkil etmiş olan bir ordu, bir grup, bir birlik. Bunu anlamak için büyük siyasetçi olmaya terör uzmanı olmaya, dış işleri uzmanı falan olmaya gerek yok. Zaten bunlar çok açık ve net bir şekilde kendilerini ifade ediyorlar. Özgür Suriye Ordusu üzerindeki spekülasyonların da tartışmalarında bir kenara bırakılması lazım. Özgür Suriye Ordusu bizim ordumuzla birlikte orada şu anda Suriye'nin istikrara kavuşması, iç barışının temin edilmesi ve özellikle Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütlerinin yok edilmesi ve Emperyalist küresel güçlerin oradan def edilmesi için birlikte mücadele ediyorlar. Eğer siz bu mücadeleden rahatsızsanız o zaman kendinizi sorgulamamız gerekir. O zaman bu rahatsızlığı duyanların kendilerini sorgulamaları gerekir ve düşünüp tekrar bu konuyu masaya yatırmalılar ve bugüne kadar yaptıklarının yanlış olduğunu görüp bundan sonra bu hususla ilgili de doğru bir adım atmaları gerekir.
” Şeklinde konuştu.
Genel Başkanımız Mustafa Destici son olarak, “Bu düşünceler ve naçizane önerilerimizi içeren bir toplantımızın daha sonuna geldik… Bu vesile ile tekrar kahraman ordumuza başarılar diliyoruz. Allah düşmanlarımıza fırsat vermesin. Tüm hayatlarını kaybeden Mehmetçiklerimizin şahadetlerinin “kut”lu olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum… Yaralı askerlerimize de acil şifalar niyaz ediyorum…
Allah Türk Devletini, Aziz Türk Milletini Ve Hassaten Kahraman Askerlerimizi Korusun.



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ