Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2018-02-07 13:26:11

“DEVLETİMİZ GAYRİ MİLLİ OLUŞUMLARA DUR DEMELİ VE MİLLİ DEĞERLERİN İSTİSMAR EDİLMESİNE İZİN VERİLMEMELİ”

Genel Başkanımız Mustafa Destici genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında Zeytin Dalı Harekâtında şehit olan Mehmetçiklere Allah’tan rahmet dilerken yaralı gazilere de acil şifalar diledi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gayri milli oluşumlara “dur” demesi ve milli değerlerin istismar edilmesine izin vermemesi gerektiğini ifade etti.
Malumunuz Türkiye ASTANA sürecinde belirlendiği üzere Cerablus-Azez-Mare-El-Bab bölgeleri ve İdlib’de askerî güvence sorumluluğu üstlenmişti.” diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türk silahlı Kuvvetlerimiz bu istikamette geçtiğimiz Ekim ayında İdlib’e intikal etti. Harekâtı başladığı zaman Büyük Birlik Partisi olarak TSK tarafından düzenlenen bu harekâtın basit bir intikalmiş gibi gösterilemeyecek derecede önemli olduğunun altını çizmiştik.” dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Yine o günlerde altını çizdiğimiz bir nokta vardı ki, o da TSK’ ya yönelik hasmane bir tutum sergileyecek unsurların sadece bölgedeki sekter örgütler değil, beraber yola çıktığımız 'Türkiye’nin İdlib'deki duruma istikrar getirmesini umuyoruz' diye açıklamalar yapan Rusya ve İran’a da dikkat etmemiz gerektiğini özellikle vurgulamıştık. Bugün gelinen aşamada çekincelerimizde haklılığımız, açık ve beyan bir şekilde ortaya çıktı. 3 milyona yakın bir nüfusa sahip İdlib’te ateşkesin sürdürülmesi için gözlem noktası inşâ eden TSK; bir yandan oradaki bazı radikal örgütlerin saldırısına maruz kalırken, diğer yandan da o radikal örgütleri bahane eden Rusya ve İran destekli Esad güçlerinin saldırılarına maruz kalıyorlar. Bunların özellikle Rusya’nın bilgisi, kontrolü dışında olduğunu düşünemiyoruz ve bunu kabul etmiyoruz. Rusya’nın buna göz yumduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin Afrin de giriştiği askeri harekâtı başarısız kılmak için her türlü stratejik hamlenin devreye sokulduğunu kaydeden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu anlamda İdlib’te konuşlanmış olan Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik saldırılar sadece CENTCOM’dan değil, Astana’da ki mutabakata imza atan Rusya ve İran destekli Esad rejiminden de geliyor. Son bir aydır artmaya başlayan bu İdlib saldırılarının iki amacı olduğunu düşünüyoruz: İlki,  Türkiye istikametine doğru yeni bir göç dalgası başlatmak. İkincisi ise Afrin’de sıkışan PKK/YPG terör örgütlerinin güneye yani İdlib’e yayılmasına yol vermek! Afrin ve İdlib’de askerimizi ve istihbarat güçlerimizi istemeyen yahut konuşlandıkları bölgelerde refüze etmek isteyen CENTCOM ve “dost görünümlü” Rusya-İran-Esad ekseni, İdlib’teki silahlı cihatçı unsurları bahane ederek sivil kitleleri de hedef almakta, sınırlarımıza kitleler halinde sığınmacı akını başlatmak istemektedirler. Zaten Afrin Harekâtı ile meşgul olan Türkiye’yi, bir de bu problemlerle meşgul etmek istemektedirler.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu konuda da tedbirli olması gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız, “Sadece sınırlarımızı ve sınır güvenliğimizi sıkılaştırmakla yetinilmemelidir. Suriye’de iç savaş başladığından beri söylüyoruz: Göç dalgası, göç kaynağının olduğu ülke içinde, yani ihdas edilen bir “tampon bölge” içerisinde karşılanmalıdır. Aksi durumlarda, müthiş ve telafisi çok zor olan tehdit ve krizlerle boğuşmak zorunda kaldık ve yenileri ile de karşı karşıyayız. Bunu geçmişte yaşadık. Bugün daha hacimlisini bize yaşatmak istiyorlar! Türkiye’yi bununla uğraştırıp zor duruma düşürmek istiyorlar.
Şu anda konjonktür lehimize imkânlar üretiyor. Çünkü askerî olarak Suriye sınırları içerisindeyiz. Muhtemel bir göç dalgasını, göç kaynağının olduğu ülke içinde, yani Suriye içerisinde, oluşturulacak “güvenlikli cepler” veya “güvenli bölgeler” ihdas ederek yapabilecek imkân ve avantajlara sahibiz. Bu yüzden geçmişte yaşadığımız ve dış müdahalelere de açık hale gelen sorun ve krizlerle tekrar karşılaşmadan, muhtemel bir göç dalgasına karşı her türlü askeri ve istihbarı güvenlik tedbirlerini önceden almalıyız
.”
Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Şu anda kahraman ordumuzun dağda kırsalda yaptığı operasyonlar başarıyla devam etmekte ve Afrin’in merkezine yani meskûn mahallere doğru taşınmak üzere. İşte bu aşama, savaşın en zor ve en hassas kısmı.  
Şu anda tüm Türkiye olarak birliğimizi ve beraberliğimizi harekâtın başladığı süreçten daha şiddetli şekilde dosta düşmana yansıtmalıyız. Bu tablo birlik tablosu, asıl savaşın bu aşamasında yani meskûn mahal aşamasında ülkemize lazım. Şuanda Batı’dan Türkiye karşıtı, harekât karşıtı sesler yükselmeye başladı. Şehre girilmeye başlandığı zaman bu seslerin daha da artacağı görüşündeyiz. Onun için en fazla ihtiyacımız olan şey içeride birliği, beraberliği ve kardeşliği güçlendirmek olmalı. Herkesimin iktidarıyla, muhalefetiyle tüm sivil toplum örgütleri, sendikalar ve bütün vatandaşlarımız birlik ve beraberlik konusunda içinden geçtiğimiz bu zor şartlar altında üzerine düşeni yapması gerekir. Bu güne kadar Allah’a hamd olsun bütün vatandaşlarımız üzerine düşeni yaptı.  
Gerek Afrin Harekâtına katılan birliklerimizin, gerekse İdlib’deki askeri ve istihbarı varlığımızın; hem yurt içindeki meskûn mahal operasyonlarından, hem de Fırat Kalkanı Harekâtından edindiği birçok tecrübe mevcuttur. 
Bu seçkin birliklerimiz buralarda duruma vaz’iyed etmek için gerekli teçhizat, silah, malzeme, akıl ve cesarete fazlasıyla sahiptir. Biz kahraman ordumuza bugünde, yarında sonuna kadar güveniyoruz.  Aziz Türk milletimizin kahraman ordumuza desteği ve bu askerî harekâtların başarıyla sonuçlanacağına olan inancı tamdır. Ordumuz ile ilgili asla ve kat’a bir şüpheye düşmedik, bundan sonra da düşmeyeceğiz. Çünkü bu ordu Yemen’de, Galiçya’da, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Çanakkale’de her türlü imkânsızlığa rağmen dünya da hiçbir ordunun kazanamayacağı başarıları kazanmış ve bu cennet vatanı bu aziz büyük Türk Milletine yurt edinmiştir. Şuanda bu harekâtın âmâcıda hem Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığını muhafaza etmek, ülkesinin birliğini muhafaza etmek, öbür taraftan da bizim Coğrafyamızda, İslam Coğrafyasında yeni Sykes – Picot haritaları çizmek isteyen bunları yeniden uygulamaya sokmak isteyen Emperyalist, Kapitalist düzene karşı savaşmaktadır. Onun için bu ordu Allah’ın izni ile galip gelecektir.
” 
  “Kandil’den, Kobani üzerinden Afrin’e PKK desteğini ABD ayarlıyor, Rusya, Esed rejimi yol veriyor. Batı PYD, YPG’yi terör örgütü olarak kabul etmiyor.” diyen Genel Başkanımız, “Rusya’nın ve Esed rejiminin kontrolü altındaki bölgelerden geçtikleri için başta ABD ve CENTCOM bunu desteklemekte ve organize etmekte. Rusya ve Esed rejimi de kendi kontrolü altındaki bölgelerden de bu geçişlere izin vererek adeta yol vermekte ve onlarda desteklemektedirler. Bizim geçtiğimiz yıllarda Ayn_El Arap (Kobani) ile ilgili yapmış olduğumuz açıklamalar şimdi net bir şekilde anlaşılmaktadır. Kobani, (Ayn_El Arap) denilen yer bizim Urfa Suruç’un hemen sınırındadır. PKK’lı güçler burada toplanmakta ve oradan Mehmetçiğimiz karşı savaşmak üzere Afrin’e doğru yola çıkmaktadırlar. Bunların burada mutlaka durdurulması ve Türkiye’nin gerekirse terörist kaydırmalara devam edilirse buna asla göz yummamalı. Ne pahasına olursa olsun Kobani, Ayn_El Arap’a müdahale etmeli. Teröristleri bulunduğu noktada yok etmeli ve Afrin’e gidişlerine engel olunmalıdır.” dedi.

6,5 yıldır Türkiye Suriye iç savaşının olumsuz etkilerinden payına düşeni alıyor. Lakin bu durumdan en fazla etkilenen Suriye sınırımıza cephe olan ilçelerimiz ve orada yaşayan vatandaşlarımız oluyor. “ diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Sınırımız ötesinde yaşanan risklerle ve tehlikelerle ilk olarak başta Kilis ve Reyhanlı olmak üzere bu ilçelerimiz yüz yüze kalıyorlar. Mülteci akınının yükünü bu bölgelerimiz taşıyor, Türk askeri karşısında köşeye sıkışan hain terör örgütünün alçakça saldırılarına ilk bu bölgelerimiz ve vatandaşlarımız maruz kalıyor. Sonuç olarak Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki; bu yüce gönüllü insanlara hem ekonomik hem de manevi destek sağlanmalıdır. Kilis ve Reyhanlı’da saldırılarda zarar gören yerlerin onarımı gibi devlet desteği dışında bu bölgelere farklı pozitif ayrımcılıklar tanınmalıdır.
Buralarda mukîm olan ve ticari faaliyet gösteren esnafımıza başta vergi olmak üzere ciddi kolaylıklar sağlanmalı, devlete olan borçları bir süre ötelenmeli ve faizsiz olarak yeniden yapılandırılmalı, tarım yapamayan, arazisi sınıra yakın yerlerde olan çiftçiler sistematik olarak desteklenmelidir.
Bunun yanında terör saldırılarından etkilenen kardeşlerimiz için psikolojik destek ekipleri kurulmalı ve iyileştirme süreçleri ivedilikle başlatılmalıdır. Kilis ve Reyhanlıda yaşayan vatandaşlarımız. Tarih sizi minnetle, şükranla anacaktır. Sağ olun var olun diyorum.
” şeklinde konuştu.
 Ülke içindeki terör sempatizanların olduğunu dile getiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türkiye’nin Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekâtına karşı olumsuz haince, alçakça ve kahpece açıklamalar var. Bunların kabil edilmesi bizim tarafımızdan hiçbir zaman kabul olmamıştır. Bundan sonrada olmayacaktır. Bunları fikir hürriyeti, basın hürriyeti, düşünce hürriyeti, insan hakları çerçevesinde de değerlendirmemiz mümkün değildir. Bir tarafta bölgeye adalet, barış, istikrar götürmek için, oradaki savaşı dindirmek için, teröristlerden temizlemek için gayret eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun kahraman ordusu vardır. Öbür tarafta da 30 seneden fazla bir süredir, Türkiye’nin içerisinde terör eylemleri gerçekleştiren binlerce askerimizi, polisimizi, korucumuzu, öğretmenimizi, imamımızı, kundaktaki bebeğimizi katleden, şehit eden  teröristler var. Birileri burada teröristlerden yana taraf oluyorsa, ya da bunu normal bir savaş olarak adlandırıp teröristlere karşı yapılan harekâttın durdurulmasını istiyorsa bunu asla ve kat’a iyi niyetli bir açıklama olarak değerlendiremeyiz. Onlara tavsiyemiz akıllarını başlarına almalıdırlar. Devletlerinin ve Milletlerinin yanlarında olmalıdırlar. Barıştan yana durmaları gerekir. Terörden ve teröristten yana durmamaları gerekir. 
Onlarla (Teröristlere destek niteliğinde açıklama yapanlarla) ile ilgili başlatılan hukuki süreçleri de doğru buluyoruz.
” şeklinde konuştu.
Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) ismindeki 'Türk' ifadesinin kaldırılması gündemde.
Bu konu hakkında da partimizin görüşlerinizi sizin aracılığınızla kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Türk başlığı altında terör gruplarının propagandasını yapanlara geçit verilmemesi konusunda hükümetle aynı düşünüyoruz.
Yine Devletimiz gayri milli oluşumlara “dur” demeli ve milli değerlerin istismar edilmesine izin verilmemeli… Bu konularda farklı bir düşüncemiz yok. Lakin. Adı geçen kurumlara doldurulan “Türk” düşmanlarını vatan, millet, devlet düşmanlarını temizlemek yerine, kurumların künyesinde yer alan “Türk” adının kaldırılmasının çözüm olabileceği konusunda ciddi endişelerimiz vardır! Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu zamanlarda, kutuplaştırma ve ayrıştırmaya neden olacak hamlelerden mümkün oldukça uzak durmamız gerektiği düşüncesindeyiz. 
Şimdi bu kurumların tabelasından Türk veya Türkiye ifadelerini kaldırdığımızda sorun çözülecek mi? Bu yüzden, Eğer bu kurumları işgal eden gayri milli zihniyetler terör örgütleriyle iltisaklılarsa; yapılacak en doğru hamle, hukuk sınırları içerisinde kalarak bu tipleri ve zihniyetleri bu kurumlardan ayıklamak olmalıdır. 
Bugün bu kurumların yönetimlerine çöreklenmiş üç beş gevşek veya terör sempatizanı yüzünden, koskoca kurumun tabelasındaki “ortak değer” hüviyetindeki bir kelimeyi yahut ifadeyi kaldırarak sorunların hallolmayacağını düşünüyoruz… 
Bu itibarla, siyasi iktidarın bu konuyu tüm yönleriyle yeniden ele almasını ve değerlendirmesini istiyoruz
.”



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ