Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2018-03-21 15:28:37

“TÜRKİYE’DEKİ SEÇİMLER DÜNYADAKİ PEK ÇOK ÜLKEDEN DAHA GÜVENLİKLİ VE SAĞLIKLI”

 Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türkiye’deki seçimlerin dünyadaki pek çok ülkeden daha güvenlikli ve sağlıklı olduğunu söyledi.

  Genel Merkez Binamızda haftalık basın toplantısında ülke ve dünya gündemini değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Türk Siyasi hayatımızın önemli isimlerinden Hasan Celal Güzel’i ve bugün rahmeti rahmana kavuşan MHP eski Milletvekili Deniz Bölükbaşı’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim geride kalanlara sabır versin. Ailelerini, yakınlarının ve sevenlerinin başı sağ olsun. Acılarını yürekten paylaşıyorum” dedi.
21 Mart Nevruz Bayramı ile ilgili açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Başta Türk Dünyası olmak üzere özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Bahar Bayramı geleneksel olarak, şenliklerle kutlanıyor. Bütün Türk Dünyası’nın bu bahar bayramını tebrik ediyorum. İnşallah ülkemiz iç barışı adına da, insanlarımız arasındaki, fitnenin ortadan kaldırılması adına da, birliğimizin, beraberliğimizin güçlenmesi adına da katkı yapmasını yürekten temenni diyorum.” İfadelerini kullandı.
  Çanakkale Zaferinin 103. Yıl dönümünü kutlarken Afrin’den de bir Zafer haberi geldiğini belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Geçmiş zaferimiz ile bugünkü zaferi birlikte yaşadık. Zaferleri bize yaşatan başta şehitlerimiz ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere silah arkadaşlarına şehitlerimize rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Afrin Zaferinin başarılı mimarlarını, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi tebrik ediyorum. Milletimiz adına şükranlarımızı sunuyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümete ve bu operasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. İnanıyorum ki bu zaferler devam edecek. Afrin’i Menbiç takip edecek. Menbiç’i Kamışlı takip edecek. Ayn_Al Arap, Sincar takip edecek. İnşallah Kandille de taçlanacak. Buna yürekten inanıyorum. Devletimizi yönetenler de, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de bu azmin, inancın, cesaretin olduğunu görüyorum. Her zaman Büyük Birlik Partisi ve Alperenler devletiyle, milletiyle, ordusuyla birliktedir. ” Diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta sonu Avrupa Türk Birliği Federasyonu ve Berlin Alperen Ocaklarının davetlisi olarak Almanya’ya gittiğini belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici “Almanya başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde Türklere karşı, onların iş yerlerine karşı, camilerimize karşı, derneklerimize karşı yapılan saldırıları lanetliyor ve şiddetle kınıyorum. Bu dönemde Almanya da 19, Fransa ve Hollanda da 2 şer camimize saldırı gerçekleştirildi. Bunların kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Türkiye’nin haklı Afrin Operasyonuna, teröre ve terör örgütlerine karşı gerçekleştirdiği operasyonun durdurulması, ya da Türk Silahlı Kuvvetlerinin oradan çekilmesi yönünde açıklama yapan Avrupa Parlamentosundan bizim ibadet yerlerimize yapılan saldırılara karşı çıt yok. Bu saldırılardan 1 tanesi Türkiye de bir kiliseye ya da Sinagog’a yapılsaydı acaba Avrupa yine böyle sessiz sessiz izler miydi. Avrupalıların bu konuda samimi davranması gerekir.  Çifte standardı bir kenara bırakması gerekir. Bütün ibadet yerlerine karşı hepimizin saygılı olması gerekir. Almanya da yaptığımız ziyaretlerde şunu üzülerek gördüm ki, Türk vatandaşlarımız kesinlikle bu camilere, iş yerlerine ve kendilerine yönelik bu saldırılarda Avrupa hükümetlerinin gerekli tedbirleri almadıklarını açıkça söylüyorlar. Bu saldırıların önlenmesi noktasında samimi tedbirler alınmadığını çok açık yüreklilikle söylüyorlar. Avrupa Ülkeleri bu saldırıların durması ve durdurulması noktasında gerekli adımları ivedilikle atmalıdır. Sadece camilere ve iş yerlerine değil bizatihi vatandaşlarımızın kendilerine yönelikte hem fili saldırılar, hem de baskılar, tacizler yapılmaktadır. Siyasi tercihlerine göre davranışlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. O zaman sizin demokrasi anlayışının nerede kaldı? Size uygun hareket edenlere öncelik, ayrıcalık ama sizin istemediğiniz şekilde siyasi tercih de bulunan yâda karar verenler ile ilgili her türlü baskı ve taciz. Bunun kabul edilebilir tarafı yok. Özellikle Avrupa Hükümetlerinin arzu etmediği şekilde siyasi tercih ortaya koyan, siyasi hayatını buna göre şekillendiren vatandaşlarımıza yönelik mobing uygulamaların çok üst düzeye çıktığını bu ziyaretlerimizde gördük.” Şeklinde konuştu.
  Avrupa yaşayan Türk Vatandaşlarının başka problemlerinin de olduğunu dile getiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bizim de yapmamız gerekenler var. Oradaki vatandaşlarımız seçimlerde oy kullanıyorlar. Sadece seçimlerde oy kullandıkları dönemlerde hatırlanmamalılar. Her dönem hatırlanmalılar. Her dönem ziyaret edilmeliler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milleti her daim oradaki vatandaşlarımızın yanında olduğunu, güçlü bir şekilde göstermeli ve hissettirmelidir. Avrupa ülkeleri ile ikili münasebetler ve mütekabiliyet esaslarına dayalı bir takım hakların yerine getirilmesi noktasında gayret gösterilmelidir. Ama onunda ötesinde devletimizi ve milletimizi Avrupa ülkelerine ihtiyaç duymadan, mevcut Avrupa Ülkelerinin kanunları içerisinde yapılacak bir sürü işler ve atılacak adımlar vardır. Bunların başında da eğitim meselesi gelmektedir. Özellikle dilimizin öğretilmesi, yaygınlaştırılması, milli kültür ve geleneğimizin, inançlarımızın öğretilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” 
Büyük Birlik Partisi olarak hem uyum yasaları sürecine hem de Türkiye’nin yeni sistemle tam olarak yönetilmesine katkı vermeye devam edeceklerini kaydeden Destici, “Bu süreç içerisinde de siyasi partiler yasamızın kökten değiştirilerek tamamen demokratikleştirilmesi adına ısrarcı olduğumuzu buradan bir kere daha vurguluyorum. 1980 darbecilerinin yaptığı bu anti demokratik siyasi partiler yasasından Türkiye derhal kurtulmalıdır. Yine aynı darbecilerin yaptığı Anayasa’nın bir ürünü olan seçim kanunundan da Türkiye’nin kurtulması gerekmektedir. Bununla ilgili başta mecliste bulunan partiler iktidarıyla, muhalefetiyle bu sürece katkı vermesi gerekir. Bir araya gelerek anti demokratik siyasi partiler yasası ve seçim kanunundan kurtulması adına herkes üzerine düşeni yapmalıdır.” Dedi.
  Türkiye’de hala iki konunun kamuoyu gündemini meşgul etmekte olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bunlardan bir tanesi seçim güvenliği ile ilgili, diğeri ise ittifak yasası. Seçim güvenliği ile ilgili yapılan değişikliklerde de en çok gündeme getirilen ve tartışılan konular Sandık başkanlarının devlet memurları arasından seçilecek olması, filigranlı zarflar da mühür zorunluluğunun ortadan kaldırılması ve sandıkların belli noktalarda ihtiyaç duyulduğunda birleştirilmesi ya da aynı apartmanda ki kişilerin farklı sandıklarda oy kullanılmasına imkân verilen kanunlar ve düzenlemeler. Şimdi buna başta Ana muhalefet partisi başta olmak üzere itiraz eden diğer muhalefet partilerin iddialarına baktığımız zaman gerekçelerinin tamamen temelsiz, korkularının da yersiz olduğunu görmekteyiz. Ana Muhalefet partisi şimdiden 2019’u kaybedeceğini anlamış ve mazeret üretmektedir. Oynamayı bilmemekte bunu ifade etmek yerine, yerim dar anlayışını ortaya koymaktadır. Sandık başkanlarının devlet memuru atanması doğrudur. Taraflı bir parti üyesi olacağına, tarafsız bir devlet memuru olmasını her zaman tercih ederiz. Siyasi partilerin güçlenmesi ya da demokrasinin bir gereği olarak bunu ortaya atan Cumhuriyet Halk Partisine şunu sormak gerek: Seçime 9 ya da 10 parti katılırken sadece 4 partinin sandık kurulu başkanı olarak kuraya dâhil olmasını hangi demokratik anlayışla açıklayacaklar. Bu değişiklik yapıldığında neden bu konuyu dile getirmediler. Niyetlerinin burada samimi olmadığını sadece yapılan değişikliği sulandırmak olduğunu ifade ediyorum. Aslında bunun doğru olduğunu kendileri de biliyor.” Diye konuştu.
Sandıkların birleştirilmesi konusunu da değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici,” Bu tamamen ülkemizin belli bölgelerinde terör örgütünün baskıyla şiddetle tehditle oyların üzerine çökmesini ortadan kaldıracak, kişilerin tercihini ortadan kaldırmak adına seçim güvenliği adına yapılan bir değişikliktir. Buna karşı çıkmak anlaşılabilir bir şey değildir. Buna pkk’nın partisi hdp karşı çıksa anlayabiliriz. Ama teröre karşı olduğunu söyleyen hiçbir parti bunu söyleyemez.” Şeklinde konuştu.
  Filigranlı zarfların sandık başkanları tarafından mühürlenmesi ile ilgili de açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Ya unutarak bazı sandıklarda bu zarfların mühürlenmediğini, bazı sandıklarda da bilerek zarfların mühürlenmeyerek seçimin şaibeli hale getirilmesi noktasında gayretler olduğunu geçmişte gördük. Bu mühür zorunluluğunun kaldırılması; hem unutkanlıkla ya da bilerek seçime şaibe karıştırmak isteyenler sebebiyle oy hakkı elinden alınmış olan seçmene oy hakkının iade edilmesidir. Burada önemli olan kişinin oyunu kullanabilmesidir. Seçimlere katılma oranı ne kadar yüksek olursa demokratik hayatımız o kadar iyi sonuç alınabilir bir noktaya getirilir.” 
 
Türkiye’deki seçimlerin dünyadaki pek çok ülkeden daha güvenlikli ve sağlıklı olduğunu kaydeden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Televizyonlarda her gün bu tartışmalar yapılıyor. Ama eksik yapılıyor. Bu tartışmalar konuyu bilmeyenler tarafından yapılıyor. Bilenlerin de tarafları belli olduğu için doğruları kamuoyuna söylemiyorlar yada eksik söylüyorlar. Sandığın başında bir sandık görevlisi var. Yeni sisteme göre devlet memuru. İlk 5 partinin de seçim görevlisi var. Bir de bunlara ilaveten seçime katılma hakkı olan bütün partilerinde müşahidi var. Her sandıkta Ak Parti’nin, CHP’nin, MHP’nin Büyük Birlik Partisi’nin ve Saadet Partisi’nin iki temsilcisi var. Böyle bir yerde hile nasıl yapılır. Eğer siz sandıklara sahip çıkarsanız, kurarsınız sisteminizi, Yüksek Seçim Kurulu seçimleri sonuçlarını açıklamadan alırsınız. Bu konuda kuşkusu olanlara önerimiz bütün bunların üzerine kendi sistemlerini kurup tedbirlerini alabilirler. Onun için Türkiye de milletin kafasını boş yere karıştırmanın ve yapılan bu anayasa değişikliğini itibarsız hale getirmeye kimsenin hakkı yok. Herkes dürüst davranmalı. Yüksek Seçim Kurumunun başkanından başlayarak YSK’yı başta peşinen yolsuzluk yapacakmış gibi, taraf tutacakmış gibi göstermeye çalışmak, şimdiden seçimi şaibeli hale getirmeye çalışmak Türk demokrasisine yapılacak en büyük kötülüktür. Bundan herkesin uzak durmasını tavsiye ediyoruz."
 



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ