Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2018-03-28 14:09:59

“TÜRKİYE’YE RAĞMEN HİÇ KİMSENİN HARİTA DEĞİŞTİRME GÜCÜ YOKTUR.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu bölgede, Türkiye'ye rağmen hiç kimsenin harita değiştirme gücü yoktur. Türkiyesiz, bu bölgede istikrar sağlanamaz.” dedi.

Büyük Birlik Partimizin Kurucu Genel Başkanı, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve yol arkadaşlarının  helikopterin düşürülmesi  sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle 25-31 Mart'ta anma programları düzenlendiğini belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, 30 Mart'ta da ATO "Şahadetinin 9. Yılında Hasretle Yâd Ediyoruz ve Birlik Hayali adlı" programının yapılacağını söyledi.
  Bulgaristan'ın Varna kentinde düzenlenen AB Zirvesi'ne değinen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Avrupa Birliği ile Türkiye’nin çok uzun bir yolculuğu var. En son Varna da Sayın Cumhurbaşkanı ve Avrupa Birliği’nin dönem başkanları, yöneticileri ve yetkilileri bir araya gelip Türkiye Avrupa Birliği zirvesini gerçekleştirdiler. Hem bu zirveden çıkan sonuçları hem görüşmeleri hem bugüne kadar gelinen süreci değerlendirdiğimizde Avrupa Birliğinin Türkiye’ye karşı samimi olmadığını, hep bir çifte standart içerisinde hareket ettiğini ve Türkiye’ye yönelik atması gereken adımları atmadığını, verdiği sözleri yerine getirmediğini çok açık ve net bir şekilde gördük. Hatta Avrupa Birliği öyle büyük haksızlıklar ve çifte standartlar yaptı ki, dünya da esamesi bile okunmayan Güney Kıbrıs Rum Kesimini Türkiye’ye tercih ettiler. Türkiye’ye verdiği sözlerin hiç birisini bu anlamda tutmadılar.” diye konuştu.
Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu son zirveye de baktığımız zaman Avrupa Birliği yöneticilerinin Türkiye’den talepleri ya da zirve de gündeme getirdiği konuşmaları önemli bir kısmını yine Yunanistan’la ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile ve Yunanistan’dan Türkiye’ye yasa dışı yollarla girip daha sonra yakalanan askerlerle ilgili olduğunu görüyoruz. AB adeta Yunanistan’ın ve Rum kesiminin sözcülüğünü yapmaya devam ediyorlar. Türkiye’ye verdikleri sözlerin hiç birini tutmadılar. Son günlerde Avrupa da özellikle Müslümanların ibadet yerlerine yapılan saldırıları gündemlerine almıyorlar. Türkiye’ye teşekkür ettikleri ya da olumlu buldukları tek şeyin de Türkiye’nin Suriye’den gelen mültecilere ev sahipliği yapması ve onların Avrupa’ya geçişini önemli ölçüde durdurmasından büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ediyorlar. Burada mali yardım başta olmak üzere diğer siyasi sözlerinde hiçbirisini yerine getirmediklerini görüyoruz. Rahmetli Muhsin Başkanımız şöyle diyordu; “Avrupa Birliği bir hayal tüneli’dir.”  Kesinlikle Türkiye bu birliğe dâhil edilmeyecektir. Dâhil edileceği zaman geldiğinde zaten Avrupa Birliğinin önemi de kalmayacaktır.” şeklinde konuştu.
  “Bu gerçeklerle tekrar yüzleşmiş olduk.” diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Avrupa Birliği, Avrupa Birliği üyesi ülkeler maalesef Afrin Operasyonunda da Türkiye’ye karşı samimi olmadıklarını ve Türkiye’ye karşı PKK’yı, PYD’yi, YPG’yi onun türevlerini ve Avrupa’daki onların sempatizanlarını koruduklarını, kolladıklarını ve tercih ettiklerini çok açık ve net bir şekilde görüyoruz. Bütün bunlara rağmen Avrupa’yla Avrupa Birliği üyesi ülkelerle iyi ilişkilerden yanayız. Bütün bu ilişkilerin hem iktisadi, hem siyasi, hem kültürel anlamda olumlu yönde yürümesini arzu ederiz. Bunun bir kaç sebebi vardır. Ama en önemli sebebi orada yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı var. Maalesef Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki olumsuz bir havanın olumsuz etkilerini en fazla hisseden Avrupa da yaşayan Türk vatandaşlarının olduğunu görüyoruz. Avrupa Birliği üyesi ülkeler başta Almanya, Avusturya ve Fransa olmak üzere maalesef oradaki vatandaşlarımızı da bölmeye çalışıyorlar. Bir kısmını etnik olarak bölmeye çalışıyorlar. Bir kısmını mezhebi farklılıklarını kullanarak bölmeye çalışıyorlar, siyasi, görüşlerine göre de farklı davranışlar içerisine giriyorlar. Avrupa Birliği Türkiye’nin iç siyasetine de müdahil olma hadsizliğini kendisinde görüyor. Oradaki vatandaşlarımızı da buna ziyadesiyle hissettiriyorlar. Kendi istediği şekilde siyasi tercihte bulunmayan vatandaşlarımıza mobing uygulayarak çok üst düzeyde baskılar yaparak onların siyasi tercihini değiştirmesi noktasından elinden gelen her türlü gayreti göstermiş oluyorlar. Bütün bunlar pes edeceğimiz ya da boş vereceğimiz ya da kendi, haline bırakacağımız şeyler değildir. Türkiye bu konuda atması gereken adımları ivedilikle atmalı, hem oradaki vatandaşlarımıza en üst düzeyde sahip çıkmalı, hem orada özellikle ibadet yerlerine yapılan saldırılar gündemde tutulmalı. Bunların tekrarlanmaması hususunda o ülkelerden garanti alınmalı. Almanya istesin bizim oradaki ibadet yerlerimize saldıramazlar. 30’ yakın camiye değil de bir tane Kilise’ye ya da Sinagog’a saldırılmış olsaydı, oraları yakılmış olsaydı acaba onların failleri çoktan bulunmuştu, ya da ikincisine cesaret edilebilirler miydi? Bunun nasıl sonuçlanacağının cevabını hepimiz biliyoruz. Bu hususta Avrupa Birliğinin çifte standart yapmaması gerekiyor.”

“Ülkemiz, devletimiz şuanda teröre karşı içeride ve dışarıda ciddi mücadeleler veriyor.” diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Afrin Operasyonu başladığı günden bu yana bir takım malum çevreler, bir kısmı savaşa hayır borazanlığıyla, bir kısmı Türk Askeri bataklığa çekiliyor, bir kısmı ÖSO’nun burada ne işi var gibi bir takım ipe sapa gelmez yakıştırmalarla bu operasyona karşı çıktılar. Bu operasyonu engelleme gayreti içerisinde oldular. Avrupa’yla, Avrupa Birliğiyle ve daha da kötüsü terör sempatizanlarıyla ağız birliği ettiler. Bunların hepsinin yalan olduğunu ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin çok cesur ve kararlı operasyonuyla Afrin terör örgütü üyelerinden temizlendi. İnşallah Tel Rıfat’ı da birkaç gün içerisinde bütün bu terör örgütlerinden temizlendikten sonra bölge tamamen teröristelerden temizlenmiş ve emin bir bölge haline gelir.” dedi.
  Türkiye’nin hiç gündemine gelmeyen Lazkiye’ye dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Özellikle Afrin’den ve Tel Rıfat’dan çıkan terör unsurlarının bir kısmının Lazkiye’ye doğru gittiğini hepimiz biliyoruz. Bunlar buharlaşıp uçmuyorlar. Bunlar bir bölgeden başka bir bölgeye çekiliyorlar. Hangi noktaya giderlerse gitsinler mutlaka bunlar bulunmalı ve yok edilmelidirler. Bunların başka noktalara geçişine izin verilirse, canlı hücre olarak yaşamaya devam ederlerse yarın yine bizim başımıza büyük bir problem olarak çıkacaklardır ve dikileceklerdir. Bunu hiç birimizin aklımızdan çıkartmaması gerekir. Hemen yanı başımız da Suruç’un 2 kilometre ötesinde Ayn_ El Arap denilen bir yer var. Burası tamamen PKK, PYD, YPG’nin kontrolünde. Şunun cevabını arıyoruz. Buraya neden müdahale edilmiyor? Biran önce buraya da müdahale edilmesi gerekir. Buranında terör unsurlarından temizlenmesi gerekir. Aynen Afrin gibi, Cerablus gibi, Tel Abyad’ın da, Ayn_Al Arabın da, teröristlerden temizlenmesi gerekir.” diye konuştu.
Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Sincar’a Türkiye müdahale edeceğim diye açıklama yapınca Irak Merkezi Hükümeti hemen kendisi askeri birliklerini göndererek Türkiye’nin müdahalesinin önüne geçti. Bizim bundan bir rahatsızlığımız yok. Keşke bütün Suriye ve Irak toprakları kendi devletleri ve güvenlik güçleri tarafından terör unsurlarından temizlenirse biz bundan büyük bir memnuniyet ve mutluluk duyarız. İlla biz operasyon yapacağız diye bir derdimiz bir inadımız yoktur. Türkiye’nin hedefi asla ve kat’a Suriye’nin toprak bütünlüğünü ya da Irak’ın toprak bütünlüğünü bozmak değildir. Oralardaki iç savaşı körüklemek değildir. Tam tersine Türkiye bugüne kadar oralarda iç savaşın durması adına ve istikrarın sağlanması adına her türlü adımı atmıştır. Türkiye’nin bir tek hedefi vardır. O da hem Suriye’nin kuzeyini, hem Irak’ın kuzeyini PKK’lı, PYD’li, YPG’li ve diğer terör unsurlarından temizlemektir. Türkiye bu konuda önemli bir adım atmıştır. Biz inanıyoruz ki bu bölgelerin tamamı teröristlerden temizlenene kadar bu operasyonlar devam edecektir. Allah’tan başka hiçbir güç, ne ABD’si, ne Rusya’sı ne de bir başkası buna engel olamayacaktır. 
Türkiye’nin atmış olduğu kararlı adımlar neticesinde hepside geri adım atmıştır. Türkiye’nin gücünü görmüşlerdir. Bu bölgede Türkiye’ye rağmen hiç kimsenin harita değiştirme gücü yoktur. Bu bölgede Türkiyesiz istikrar sağlanamaz.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “ABD 60 bin kişilik CENTCOM ordusu ile birliğiyle hem Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyini yeniden dizayn etmeye ve PKK’ya, PYD’ye ve YPG’ye burada bir alan açıp bir terör koridoru oluşturmaya gayret etmektedir. CENTCOM bu bölgeden sökülüp atılmadan, tamamen çıkartılmadan bu bölgeler huzura, barışa felaha ermez. Türkiye’nin de, Suriye’nin de, Irak’ında ortak hedefi CENTCOM’u bu bölgeden çıkartmak ve söküp atmak olmalıdır. Onlar bu bölgede durduğu sürece bölgeyi karıştırmaya, yeni terör örgütü unsurları peydahlattırarak bölgedeki iç savaşı sürdürme adına elinden gelen gayreti göstereceğini biliyoruz.” şeklinde konuştu.
Çiftlik Bank, Anadolu Farm da yaşanan yolsuzluk olaylarını da değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Binlerce vatandaşımızın dolandırıldığını ve soyulduğunu görmekteyiz. Anlamakta zorluk çektiğimiz birkaç husus var. Birincisi sistemimiz buna nasıl müsaade ediyor. Birisi Çiftlik Bank adında şirket kuruyor. Yüz binlerce insandan para topluyor ve paraların önemli bir kısmını yurt dışına transfer edip kaçtıktan sonra devletin bundan haberi oluyor. Bu gerçekten akıl alacak bir şey değildir. Bu ortaya çıktıktan sonra buna benzer diğer yapılarında üzerine gidilmeye başlandı. Burada olan parasını kaybeden vatandaşlara oluyor. Bu vatandaşların arasında çok mağdur olanları da var, hiç masum olmayanları da var. Akla ziyan bir takım kar payları var diyenlere inanarak bu tür kuruluşlara para yatıranlar daha fazla para kazanma hırsına yenildiler. Devletin bankaları var, diğer bankalar var, özel finans kuruluşları var. Onların verdiği kar payları ortada. Bir de bu tür sahtekârların kurduğu şirketlerin ya da sözde bankaların verdiği kar payları ortada. Bunların daha önce onlarca örneği var. Hala yüz binlerce, kandırılacak, dolandırılacak insan bulunabilmesi gerçekten aklın zor alabileceği işler gibi gözüküyor. Hırsızın hiç mi suçu yok denilirse en büyük suç hırsızın. Ama kapılar ve pencereler kilitlenmesi gerekir. Vatandaşlarımızın da tedbirli olması gerekir.
Dünya’nın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, meşru yollardan olmuyorsa gayri meşru yollardan da olsa bulunup getirilip hesabının sorulması gerekir. Bunların ibreti âlem için en büyük cezaya çarptırılması gerekir.  İkincisi, devletin artık bu tür yapılara müsaade eden arızaları ortadan kaldırması lazım. Bunlara fırsat vermemesi lazım. Üçüncüsü de vatandaşlarımızın bu konuda bilinçlendirilmesi lazım. Kimse kimseyi aldatmasın o yurt dışına kaçan çocuğun yapacağı işler değil bunlar. Mutlaka bunun arkasında başka insanlar ve güçler var. Rakamlar çok büyük. Bunların bulunup çıkartılması gerekir. Onların topluma ifşa edilmesi gerekir.



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ