Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2018-04-04 13:29:25

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA CENTCOM VE PKK / YPG MERKEZLİ BİR GARNİZON DEVLETİ KURMAK VARDI VE HALA BUNUN İÇİN UĞRAŞIYOR”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Fırat’ın doğusunda CENTCOM ve PKK/YPG merkezli bir “garnizon devleti” kurmak vardı ve hâlâ bunun için uğraşıyor.” Dedi.

  Genel Merkez Binamızda haftalık basın toplantısında konuşan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türk Siyasi tarihinde derin izleri bulunan Merhum Alparslan Türkeş’in vefatının 21. Seneyi devriyesi. Bu vesile ile merhum Alparslan Türkeş’i rahmetle ve saygıyla anıyorum. Ruhu şad mekânı cennet olsun. 1980 öncesi Türkiye’nin komünizme karşı verdiği mücadelede özellikle gençliğin Türk Milliyetçiliğine sadık bir şekilde yetişmesine liderlik etmiştir.” Dedi.
  Türkiye’nin önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptığını belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın misafiri olarak Türkiye’deler. Bu görüşmenin ana gündem maddesi Suriye’dir. Yaklaşık 2,5 sene önce Astana da başlayan bu süreç daha sonra Soçi görüşmeleri ile devam etmiş ve en son Ankara’daki üçlü zirve ile devem etmektedir. Bu üç ülkenin liderliğinde süren görüşmelerin ana amacı öncelikle Suriye de bir çatışmasızlık ortamı oluşturmak. Diğeri de siyasi çözüm bulmaktır. O günlerde şunu çok açık bir şekilde ifade ettik. PKK’nın türevlerinin ya da başka terör örgütlerinin hala varlığını ve etkinliğini sürdürdüğü bir Suriye de siyasi çözümün mümkün olamayacağını ifade ettik. Türkiye’nin asla ve kat’a PKK bölgedeyken ve hangi adla olurlarsa olsunlar hala o adla varlığını devam ettirdiği sürece siyasi bir çözümün mümkün olmayacağını Türkiye tarafından da kabul edilmemesi gerektiğini ifade ettik. Etnik temelli ya da mezhebi temelli bir çözümün asla Suriye’nin, bölgemizin ve İslam Coğrafyasının hayrına olmayacağını çok açık bir dille söyledik. Bu görüşlerimizi yine yineliyoruz.  Bu üçlü zirvede de bu güne kadar olduğu gibi burada da Türkiye’nin bu görüşler de ısrarcı olacağından eminiz. İnşallah Suriye kısa sürede iç barışını sağlasın.
  ABD Devlet Başkanı’nın Suriye’den çekiliyoruz açıklamasını değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bu açıklamanın daha sonra ABD’li yetkililer tarafından doğrulandığına şahit olmadık.” İfadelerini kullandı.
  “Zeytin Dalı Harekâtının bitirilip bölgenin güvenliğinin sağlanması çalışmalarının ardından tüm dünya, Türkiye’nin daha önce belirlediği Menbiç hedeflemesine kilitlenmiş durumdadır.” Diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Yine bildiğiniz üzere; Türkiye, Amerika ile Menbiç konusunda Zeytin Dalı Harekâtı sürerken müzakere halindeydi. 
Biz Büyük Birlik Partisi olarak bu müzakerelerin basına yansıyan bazı detaylarıyla alakalı olarak kaygılarımızı sizinle paylaşmıştık. “Eğer Amerika’ya, YPG ve PKK’nın Menbiç’ten Fırat’ın doğusuna kaydırılması halinde Menbiç’in kontrolünü birlikte sağlama önerisi Türkiye tarafından geldiyse, ilerleyen dönemde bu öneri Türkiye’yi çok zor durumda bırakabilir“ demiştik.
Bunu söylerken de, bu teklifin aynı zamanda Türkiye’nin daha önce şiddetle karşı çıktığı, CENTCOM’ UN Fırat’ın doğusunda oluşturduğu statüye meşruiyet ürettiği anlamına gelebileceği ikazında bulunmuştuk. Hatta ABD bunu “Türkiye Fırat’ın doğusuna razı ve bu coğrafyada ortak hedeflerimiz var” şeklinde bölge ve dünya kamuoyuna pazarlayabilir.
Biz yine ısrarla doğru bildiklerimizi söylüyor ve diyoruz ki “Türkiye; Fırat’ın doğusu merkezli CENTCOM-PKK birlikteliğinin Suriye’de siyasi çözümün bileşeni olduğunu “asla” kabul etmemelidir. Bu algıyı oluşturacak diplomatik hamlelerde bulunmamalı ve Amerika’nın bu istikamette politik tuzaklarına düşmemelidir.
” Şeklinde konuştu.

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bunların yanı sıra. ABD Başkanı Trump’ın “Suriye’den çıkıyoruz.” beyanına gelince… Malumunuz aynı Trump dün “eğer Suriye’de kalmamızı istiyorsanız parasını ödeyin” şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bu ikinci açıklamasının muhatabının İran’a karşı donatılan ve her anlamda yükleme yapılan Körfez ülkelerinin olduğu da açıktır. 
Öyle ya da böyle, Amerika on binlerce km. öteden geldiği ve trilyonlarca dolar masraf ederek çöktüğü bu bölgeden çekip gitmez. Amerika’nın hedefinde Fırat’ın doğusunda CENTCOM ve PKK/YPG merkezli bir “garnizon devleti” kurmak vardı ve hâlâ bunun için uğraşıyor. Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusunda yer alan bu bölgeyi ileride Fırat’ın doğusundaki statüsünü daha önceden işgal edip konuşlandığı Irak’ın kuzeyi ile entegre ederek İran’ı coğrafi bir tecride uğratmaya sonraki İran merkezli hedeflemelerine hazırlık yapıyor!  
Trump’ın “çekiliyoruz” dediği yer Fırat’ın doğusu asla değildir!

  Genel Başkanımız Mustafa Destici açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bunlar 6 yılın sonunda alacaklarını aldılar-paylaşacaklarını paylaştılar… Sonrada kendi hâkimiyet alanları dışındaki coğrafi alanlardan çekiliyoruz diyorlar… 
Daha önce biz bu filmi Irak’ta izlemiştik!
Amerika ve küresel işbirlikçileri nasıl ki Irak'ta; 1991 den sonra 36. paralelin kuzeyini kendi koruma kalkanı içine aldıysa… Göz göre göre PKK ve türevlerini Kuzey Irak'a yerleştirerek bölgesel yönetim adı altında burnumuzun dibinde terör bölgesi oluşturduysa… Aynısını bu kez Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusunda güncellendirilmiş bir şekilde gerçekleştiriyorlar!
Bakın ısrarla söyledim. Yine söylüyorum…
Türkiye’nin bekasını en fazla tehdit eden tehlike, Fırat’ın doğusunda burnumuzun dibindeki CENTCOM varlığı ve etkinliğidir. 
Türkiye, siyaset kurumuyla ve silahlı kuvvetleriyle, Fırat’ın doğusundaki CENTCOM etkinliğini önce sınırlamak, sonra ülke sınırlarımız dışından uzağa atmak için ne gerekiyorsa onu yapmalıdır.
Aksi halde Türkiye; 
ABD/CENTCOM nezdinde bölgesel denklemin içinde sürekli meşgul edilen, manipülasyon alanına dönüştürülmeye çalışılan, nihayetinde Suriye sonrası sıradaki ülkelerden biri olma tehdidi ile hep karşı karşıya bırakılma çabasının muhatabı olacaktır."

  Taşeron işçilere verilen kadro ile ilgili de açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Türkiye de yıllarca problem haline gelen taşeron işçi meselesi en nihayetinde hepimizin arzu ettiği bir şekilde kadro verilerek çözümlendi. Yaklaşık 900 bin taşeron işçi sözleşmeli olarak kadroya geçti. Hepsine bu kadro hayırlı olsun. Taşeron işçilerimizin mağduriyetini gideren hükümete de teşekkür ediyorum.  900 bin kişi kadroya geçerken sayıları 10 binlerle ifade edilecek bir mağdur kesim var. Bu mağdur kesimin de mağduriyetlerinin giderilmesi gerekir. Aynı iş yerinde çalışan kişilerin birisine kadro veriliyor ama diğer kişiye kadro verilmiyor. KİT’lerde yaklaşık 50 bin civarında işçi vardı. Bunlar da kadro alamadı. Yaklaşık 80 bin taşeron işçi kadro alamadı. Bu çalışanlarımızın  mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyoruz. Devletimiz bu kadar büyüklük yapmıştır. 900 bin kişiyi kadroya almıştır. Geriye kalan 80 ila 100 bin kişinin de mağduriyetini de gidermelidir.900 bin kişinin duasını alırken 80 bin kişinin bedduası ile karşı karşıya kalmamalıdır. Onların da duasını almanın yolu onlara da kadroya geçirmekten geçiyor.



FOTO GALERİ


1

GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ