Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-05-17 15:29:58

BBP GENEL BAŞKANI MUSTAFA DESTİCİ: “SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ABD BAŞKANINA YAPTIĞI TAVRI DOĞRU BULUYORUZ”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PYD ve YPG konusunda Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’a yaptığı tavrı doğru bulduklarını ve teşekkür ettiklerini söyledi.

Genel Merkez binasında haftalık basın toplantısında ülke ve dünya gündemini değerlendiren Destici, Trabzon Maçka'da hain, kahpe PKK’lılar tarafından şehit edilen Uzman Çavuş Osmangazi Çetingöze rahmet dileyerek başladı.
Destici, “Şehidimiz Osmangazi Çetingöze Allah’tan (cc) rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve milletimizin başı sağ olsun. Diğer şehitlerimizi de rahmetle anıyor, gazilerimize de yüce Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum.” Dedi.
13 Mayıs 2017 Cumartesi öğlen saatlerinde, Muğla-Antalya karayolunun Sakar Geçidi mevkiinde katliam gibi bir kaza meydana geldiğini ifade eden Destici, “Bu elim ve yürekleri yakan kazada 24 kardeşimiz hayatını kaybederken 10’u da yaralanmıştır. Yine aynı şekilde Elazığ Bingöl Karayolunda meydana gelen kazada 2 vatandaşımız hayatını kaybetmiş 20 vatandaşımızda yaralanmıştır. Bu kazalar da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan(cc) rahmet diliyorum. Yaralılarımıza da yüce Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum. Ailelerine başsağlığı diliyorum.
Bu kazalarının pek çoğu tedbirsizlik, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uymamaktan kaynaklandığını hepimiz biliyoruz. Bu konularda hassas durulması gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum.
” İfadelerini kullandı.
  15 Temmuz hain, kahpe Fetö darbesinden sonra kurulan OHAL komisyonu ile ilgili açıklama yapan Destici, “Bizde o dönemlerde OHAL’in doğru olduğunu, mutlaka devletin tedbir alması gerektiğini ifade etmiştik. Bu konu ile ilgili çok mağduriyet konusu da gündeme geldi. Bugüne kadar bununla ilgili en son sayın başbakan yirmi bin kişinin tekrar göreve iade edildi bilgisini verdi. Geçtiğimiz aylarda Olağanüstü Hal Komisyonu kuruldu. Fakat üyeleri bir türlü göreve başlayamadı. Dün itibariyle göreve başladılar. Olağanüstü Hal Komisyon üyeliklerine seçilen başkan dâhil yeni üyelerine hayırlı olsun. İnşallah bu mağduriyet iddialarının büyük bir kısmını ortadan kaldıracağına inancımız ve güvenimiz olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Hakikaten de Sayın Cumhurbaşkanının belirttiği gibi “at izinin it izine karıştığı, yaşın yanında kurunun da yandığı” pek çok hadiseler, şikâyetler ve mağduriyet iddiaları var. Bu iddiaların bir an önce ortadan kaldırılması ve mağdur olanların mağduriyetinin giderilmesi anlamında bu komisyonun önemli bir ifa edeceğini düşünüyoruz. Bu komisyondan beklentimiz şudur: Asla ve kat’a bir siyasi etki ya da baskı altında kalmadan hak, adalet, suçun şahsiliği ve kanunilik esasına gözeterek bu süreci işleteceklerine inanıyorum. 
Adalet mülkün temelidir. Adalet her şeyin başıdır. Adaletten hiç kimsenin ayrılmamasını ve herkes için adaletin işletilmesi gerektiğini, tarafsız ve bağımsız adaletin işletilmesi gerektiğini bir kere daha çok sıkı bir şekilde vurgulamak istiyorum.
” diye konuştu.


  16 Nisandaki Halk Oylamasından sonra yeni bir yönetim sistemine geçildiğini ifade eden Destici, “Bunun gereği olarak da HSYK'nın ismi değiştirildi ve HSK oldu. Üye sayısı 13'e düşürüldü. Bunlardan 7 tanesinin de Türkiye Büyük Millet seçilmesi gerekiyordu. Seçimler tamamlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından HSK üyeliğine seçilen kişilere başarılar diliyorum. HSK’ya seçilen üyelerin yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasında büyük bir görev yapacaklarına, yargıya olan güvenin inşallah yükseltme anlamında büyük bir gayret göstereceklerine inanıyorum ve hayırlı olsun diyor başarılar diliyorum.” Şeklinde konuştu.
  Amerika Birleşik Devletleri'nde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve heyeti ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmeyi değerlendiren Destici, “Bu görüşmelerin 6 ana gündem maddeleri vardı. Bunlardan en sıcak olanı Suriye'deki gelişmelerdi. PYD ve YPG ile olan ilişkileri. Buraya olan silah desteği.  Fetö konusu. Askeri ilişkiler ve silah savunma sanayisindeki bir takım alışveriş. Ekonomik ilişkiler. Enerji ve İstihbarı ilişkiler. ABD’nin Türkiye’nin ısrarla PYD ve YPG’nin PKK’nın ta kendisi olduğunu terör örgütü olduğunu anlatmasına rağmen, ABD’nin bunu duymazdan gelerek PYD ve YPG ile ilişkilerini sürdürmesi ve daha da ileri taşıyarak Trump tarafından ağır silahlar verilmesinin onaylanması elbette ki Türkiye tarafından kabul edilebilir bir durum değildi. 
Sayın Cumhurbaşkanının Trump ile birlikte yaptığı basın toplantısında, açıkça yüzüne ‘Hangi ülke tarafından olursa olsun PYD ve YPG’nin muhatap alınması varılan mutabakata uygun değildir.” ifadeleri çok yerinde ve doğru olmuştur. Bu ifadelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanını hem şahsım hem de camiam hem de Türk Milleti adına tebrik ediyorum. Kendilerine teşekkür ediyorum.” Dedi.
   Destici, “Türkiye’nin hangi şartlar altında olursa olsun PKK’nın, PYD’nin ve YPG’nin Suriye'nin Kuzeyinde ya da Irak'ın Kuzeyinde asla ve kat’a yapılanmasına göz yumması, olur demesi mümkün değildir. Bunu Türkiye’nin kabul etmesi buna Türkiye’nin göz yumması söz konusu olamaz.
Bunun da dün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bizzat ABD başkanının yüzüne karşı söylenmiş olması da çok doğru ve yerinde olmuştur.” İfadelerini kullandı.
  Destici, “ABD’nin Suriye de Esad rejimine karşı son dönemlerdeki ılımlı ve yumuşak tutumu da kabul edilemez. Açık ve net olarak gözükmüştür ki artık Suriye’de Esad rejimi olduğu sürece bir anlaşmanın, bir ateşkesin sağlanması mümkün değildir. Esad rejimi tarafından kimyasal silah kullanılması, bizzat ABD yetkilileri ve istihbarat örgütleri tarafından açıklandığı gibi çeşitli noktalarda insanların, muhaliflerin yakılarak yok edilmesi insanlık suçu ve insanlık dışı soykırım yapan bir kişinin hala Suriye Devlet Başkanı sıfatıyla o koltukta oturuyor olması da medeni dünya açısından bir yüz karalığıdır. Ne ABD’nin ne de Rusya’nın artık burada Esad rejimin yanında durmaması gerekir. Son dönemlerde sanki ABD ve Rusya’nın PYD ve YPG konusunda bir mutabakata vardıkları gibi bir hususta kamuoyunda dillendirilmektedir. Bize göre ABD ve Rusya’nın PYD ve YPG konusunda bir mutabakata vardıkları söz konusu değildir. Sadece olan şudur; hem ABD PYD’yi kendisini orada bir partner olarak kullanmak ve esas kendi emperyalist emellerine ulaşmak için maşa görmektedir. Rusya’nın da öteden beri PKK ile diyalogu ve desteği vardır. Belli dönemlerde terörist başlarını Rusya da misafir etmiştir. Bebek katili Apo da bunlardan bir tanesidir. Rusya kurulduğu günden bu yana PKK ve onun uzantıları ile ilişkilerini devam ettirmektedir. Bize göre PYD ve YPG’yed estek konusunda anlaşmalarından ziyade PYD ve YPG’yi birbirlerine kaptırmama yarışına girmişlerdir. Bundan dolayı hem ABD hem de Rusya’nın PYD ve YPG’ye açık ve net bir desteği görülmektedir. Bu destek sadece PYD ve YPG’ye değil, PKK’ya verilmiş bir destektir. Türkiye bu husustaki açık ve net tavrını dün bizzat Cumhurbaşkanlığı seviyesinde göstermiştir ve göstermeye de devam etmelidir. Aynı tavrın Rusya’ya karşı konulması da doğrudur. Bu tavırların sürdürülmesi gerekmektedir. Netice alınana kadar bu tavırlar sürdürülmelidir. PKK, PYD ve YPG’ye karşı Askeri anlamda da ne yapılması gerekiyorsa ABD, Rusya ne der diye bakmadan her yerden her noktadan vurulmadır. Bunu açık ve net olarak söylüyorum. Çünkü PYD ve YPG’nin varlığı hem bölge için istikrarsızlık demektir, hem de Türkiye’nin hudut güvenliğini ve bekasını doğrudan ilgilendiren konudur.
  Destici açıklamasını şöyle sürdürdü: “Biz Büyük Birik Partisi olarak asla ve kat’a Kürt kardeşlerimizin ne Suriye de ne Irak ta ne de zulüm görmesini doğru bulmayız. Biz Irak’ın ya da Suriye’nin bütün bölgelerinde Türkmenler, Araplar için ne istiyorsak Kürtler içinde aynısını istiyoruz. Ama PKK ve YPG ayrı. Bunlar hem inanç, ideolojik olarak bizimle aynı değildir. O bölgede yaşayan mütedeyyin Kürt kardeşlerimizle aynı düşünceye sahip değillerdir. Onlar açık ve net kanlı silahlı terör örgütüdür. 
Kürt koridoru ifadesini doğru bulmuyoruz. PYD ve YPG’nin Kürtlerle özdeşletirmesininin de doğru bulmuyoruz. Kürtler ayrıdır PKK, PYD ve YPG bizim gözümüzde ayrıdır. PKK, PYD ve YPG terörist ve terörist örgütlerdir. Hâlbuki Kürtler bizim bin yıllık kardeşlerimizdir. Bu ayrımında açık ve net şekilde ortaya konması gerekir. Türkiye basını ve kamuoyunun da bunlar ifade edilirken, kavramlar kullanılırken “Kürt koridoru cümlesi kurulmamalıdır. Kürt bölgesi cümlesi kurulmamalıdır. Amerika Kürtlere destek veriyor ifadesi yanlış ifadelerdir. Amerika PKK'ya destek veriyor ifadesi doğrudur. Rusya PYD’yi YPG’yi terör örgütünü destekliyor ifadesi doğrudur. Türkiye Kürtlere karşı değildir. Türkiye PKK, PYD ve YPG’ye karşıdır. Allah'ın izniyle de PKK'nın da PYD’nin de ve YPG’ninde sonunda topunun da sonunda kökünü kazıyacaktır. Bunu da bütün dünya görecektir.

  



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ