Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-07-14 16:38:23

BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE...

Büyük Birlik Partisi Başkanlık Divanından Günün önemine bianen açıklama: "15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi üzerinden bir yıl geçti!"

Vesayetçi güçlerin, devlete hâkim olmak ve milletin iradesiyle, sivil siyasete verdiği meşru yönetme hakkını gasp etme girişimine Cumhurbaşkanı başta olmak üzere tüm devlet erkânının cesur ve kararlı duruşu, ordumuzun milli iradenin yanında duran komuta kademesi ve Şehit Ömer Halisdemir timsali kahraman evlatları, başta Özel Harekât polislerimiz olmak üzere, Emniyet mensuplarımız; iktidarı, muhalefeti tüm siyasi partilerimiz, basınımız ve en önemlisi de Büyük Türk Milleti Gazi ve Şehitler vererek müsaade etmemiştir.

Biz de Büyük Birlik Partisi olarak 15 Temmuz hain darbe gecesinin ilk anından itibaren darbeye karşı olduğumuzu açıklamayla ilan edip, bütün camiamızı darbeye karşı durmaya, direnmeye davet ettik. Şahsımdan başlayarak kahraman milletimiz ile birlikte darbeye karşı yapılan direnişin içinde yer aldık.

15 Temmuz hain ve vahşi FETÖ darbe girişimini, bu darbenin sağında, solunda, içinde, önünde, arkasında olan içerde ve dışarıdaki tüm unsurları bir kere daha şiddetle lanetliyoruz.

Aziz Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülke olarak dönem, dönem darbe girişimleriyle karşı karşıya kaldık. Darbelerin ülkemize, milletimize ve devletimize yüklü faturaları oldu. Hep birlikte ağır bedeller ödedik. Lâkin hiçbirisi Gazi Meclisimiz’i, Özel Harekât Polislerimizi bombalayacak kadar, milletin üzerine helikopterlerden kurşun sıkacak kadar, tanklarla ve zırhlı askeri araçlarla insanlarımızı ezecek kadar haince, kanlı ve vahşi olmamıştır. Onun içindir ki Türkiye’yi darbeye götüren süreç ve darbenin yönlendiricileri, uygulayıcıları, hassaten varsa dış bağlantıları tamamen ortaya çıkarılmalı ve hukuk önünde hak ettikleri ceza geciktirilmeden verilmelidir ki; bir daha hiçbir kişi, topluluk ya da güç merkezi ülkemizde darbe yapmayı aklından dahi geçirememelidir. Lâkin bunu yaparken, kurunun yanında yaşın yanmasına, at izinin it izine karışmasına, masum ve suçlunun aynı kefeye konmasına asla müsaade edilmemeli, hukuk tam olarak gecikmeden işletilmelidir.

Ayrıca 15 Temmuz gecesi şerefli Türk Ordusu’nun elbisesini üzerine geçirmiş hain bir cunta, milletin iradesini gasp ederek, devletin yönetimine el koymaya çalışırken her zaman devletinin, milletinin ve demokrasinin yanında durmuş kahraman gerçek Türk askerleri bir ok gibi onların karşısına dikilerek darbeye geçit verilmemesinde önemli bir vazife üstlenmişlerdir. Bunun içindir ki; darbeyi lanetlediğimiz bu günlerde darbeyi ve darbecileri kınarken asla ve kat’a, gazi ordumuzu ve kahraman askerlerimizi incitecek ve tamamını darbeci gibi gösterecek her türlü söz, eylem, fiil, davranış ve görselden uzak durulmalıdır.

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece ülkemiz siyasi tarihi açısından yeni bir milattır. Bundan sonra yeni bir darbe planlamaya kalkışacak olanlar şunu bilsinler ki, 15 Temmuz’da 250 şehit veren bu büyük Türk Milleti gerekirse Çanakkale’de olduğu 250 bin şehit verir, ama devletini, ülkesini, milletinin geleceğini ve iradesini işgalcilere ve hainlere teslim etmez.

Milletimiz; üzerine düşeni yapmış, devletinin varlığına, ülkesinin bütünlüğüne, milletin istiklâline ve istikbaline kast edildiği, her zorlu süreçte olduğu gibi ayağa kalkarak Yüce Allah’ın inayetiyle belayı defetmiş; yönetmeyi, siyaset üretmeyi ve en önemlisi yarınlarını siyaset kurumuna, millet iradesiyle seçilmişlere teslim etmiştir.

Siyaset kurumu olarak aldığımız bu vekâleti yerine getirebilmemiz için, içinden geçtiğimiz iç ve dış şartlar, hepimizi "BİZ" olmaya mecbur kılmaktadır. Çıkara dayanan vekâlet savaşlarının sınırlarımızın dibinde yapıldığı ortamda, Milletimizin huzur ve refahı, Devletimizin bekası için "BİZ" olmayı başarmak başta siyasetçiler olmak üzere tüm Milletimizin önceliği olmalıdır. Çağrımız bu kritik günlerde tüm Milletimizi, Meclis içi ve meclis dışı partileri bir Milli Mutabakat anlayışıyla "BİZ" olmaya davettir.

"BİZ” OLMAK ÜLKÜSÜ

“Biz” olmak; ayrı, ayrı değil, omuz omuza, iç içe, hep beraber bir arada yaşamayı hedefleyen “çokluk içinde birlik” anlayışını özümsemiş, her türlü ayrımcılıktan uzak, yeni bir “Biz” tahayyülüdür.

“Biz” olmak; etnik kökeni ve inanç mensubiyeti ne olursa olsun, ortak hedef ve ideallere kilitlenmek, insanca ve eşit bireyler olarak yaşamaktır.

“Biz” olmak; Bizi bir arada tutan en temel özelliklerimizin benzer yanlarımız kadar, farklılıklarımız da olduğunu unutmadan bir birimize inanmak ve kucaklaşmaktır.

“Biz” olmak; Ahlak ve Adaletin hâkim olduğu bir Türkiye ülküsüne sahip olmaktır.

“Biz” olmak; Tek dişi kalmış canavar görünümlü sömürü medeniyetinin karşısında, yeniden Nizam-ı Âlem deyip, “Huzur ve Barış medeniyeti” ni istemektir. "Biz" olmak; Komşusu aç iken, kendisi tok uyuyamamaktır.

“Biz” olmak; Eğitim, fikir, sanat, kültür, medya ve şehirlerimizi bizim medeniyet dinamiklerimiz doğrultusunda ihya ve inşa etmektir.

“Biz” olmak; Tarihi, kültürel ve doğal mirasa sahip çıkıp, "çevre" bilincine ulaşmaktır.

“Biz” olmak; Nerelisin? sorusuna Türkiyeliyim, kimsin? sorusuna Türk’üm diyebilmektir.

“Biz” olmak; "Tam bağımsız Türkiye" ülküsüne sahip olmaktır.

“Biz” olmak; Cumhuriyetin kazanımları kadar, devletin ve ülkenin varlığını, milletin birliğini de korumak zamanı olduğu gerçeğini de düşünerek hareket etmektir.

“Biz” olmak;

• İnançlı ve Ahlaklı bir toplum

• Hukukun üstünlüğü

• Denetim ve Şeffaflık

• Evrensel değerlere sahip çıkmak

• Özgürlük ve Eşitlik

• Demokratik bir siyaset

• Verimli ( üreten ) ekonomi

• Adil bir paylaşım

• Hür ve ahlaklı bir basın

• Akılcı bir uluslararası ilişkiler

• Barışçı bir sosyal atmosfer

• “ Bizi” ifade eden yeni bir Anayasa istemektir.



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ