Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-07-26 15:51:05

''15 TEMMUZ; BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÜLKESİNE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI.'' ADLI PANEL GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Büyük Birlik Partisi genel merkezinin tertiplediği “15 Temmuz; Büyük Türk Milleti Ülkesine ve geleceğine sahip çıktı” konulu panel Ankara da gerçekleştirildi.            

Genel Başkanımız Mustafa Destici’nin açılış konuşmasıyla başlayan panelin yöneticiliğini  BBP genel başkan yardımcısı Remzi Çayır yaptı.
Panele, Konuşmacı olarak Genel Başkan yardımcısı Ahmet Yelis ve BBP Genel sekreteri Üzeyir Tunç katıldı.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Devletimizin bekası için 'biz' olmayı başarmak, başta siyasetçiler olmak üzere tüm milletimizin önceliği olmalıdır. Çağrımız, bu kritik günlerde tüm milletimizi, Meclis içi ve Meclis dışı partileri bir milli mutabakat anlayışıyla 'biz' olmaya davettir." dedi.

Partimizin bir otelde düzenlediği "Büyük Türk Milleti Ülkesine ve Geleceğine Sahip Çıktı" konulu panelde konuşan Destici, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm devlet erkanının cesur ve kararlı duruşu, milli iradenin yanında duran komuta kademesi ve Şehit Ömer Halisdemir timsali kahramanların gayretleri ile darbenin engellendiğini söyledi.
Türk milletinin gazi ve şehitler vererek darbeye müsaade etmediğini belirten Destici, şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere acil şifalar diledi.
Büyük Birlik Partisi olarak 15 Temmuz hain darbe girişiminin ilk anından itibaren darbeye karşı olduklarını ifade eden Destici, "Bütün camiamızı darbeye karşı durmaya, direnmeye davet ettik. Şahsımdan başlayarak kahraman milletimiz ile birlikte darbeye karşı yapılan direnişin içinde yer aldık. 15 Temmuz hain ve vahşi FETÖ darbe girişimini, bu darbenin içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarını bir kere daha şiddetle lanetliyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin birçok defa darbeler yaşadığını ve bu darbelerin ülkeye yüklü faturaları olduğuna dikkati çeken Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Bundan önceki hiçbir darbe Gazi Meclisimizi, özel harekat polislerimizi bombalayacak, milletin üzerine helikopterlerden kurşun sıkacak, tanklarla ve zırhlı askeri araçlarla insanlarımızı ezecek kadar haince, kanlı ve vahşi olmamıştır. Onun içindir ki, Türkiye'yi darbeye götüren süreç ve darbenin yönlendiricileri, uygulayıcıları, varsa dış bağlantıları tamamen ortaya çıkarılmalı ve hukuk önünde hak ettikleri ceza geciktirilmeden verilmelidir ki, bir daha hiçbir kişi, topluluk ya da güç merkezi ülkemizde darbe yapmayı aklından dahi geçirememelidir."
Destici, 15 Temmuz darbe girişiminin anıldığı bu günlerde darbeyi ve darbecileri kınarken, Türk Silahlı Kuvvetlerini ve kahraman askerleri incitecek ve tamamını darbeci gibi gösterecek her türlü söz, eylem, fiil, davranış ve görselden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.
Türk milletini "biz" olmaya çağıran Genel Başkanımız Mustafa Destici, şunları kaydetti: 
"15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece, ülkemiz siyasi tarihi açısından yeni bir milattır. Bundan sonra yeni bir darbe planlamaya kalkışacak olanlar şunu bilsinler ki, 15 Temmuz'da 250 şehit veren bu büyük Türk milleti gerekirse, Çanakkale'de olduğu gibi 250 bin şehit verir ama devletini, ülkesini, milletinin geleceğini ve iradesini işgalcilere ve hainlere teslim etmez. Devletimizin bekası için 'biz' olmayı başarmak başta siyasetçiler olmak üzere tüm milletimizin önceliği olmalıdır. Çağrımız, bu kritik günlerde tüm milletimizi, Meclis içi ve Meclis dışı partileri bir milli mutabakat anlayışıyla 'biz' olmaya davettir."

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ (BBP) GENEL SEKRETERİ  SAYIN ÜZEYİR TUNÇ'UN 'PANEL'DE YAPTIĞI KONUŞMA METNİ...
15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen hain, alçak darbe girişiminin ve bu girişime aziz Türk milletinin verdiği büyük anlamlı cevabın sene-i devriyesini idrak ediyoruz.
Sözlerime 15 Temmuz alçak darbe girişiminde tankların ve uçakların altında, silahların karşısında şehit olan 250 güvenlik kuvvetimize ve vatandaşımıza rahmet dileyerek ve bu kanlı darbe girişiminde gazi olan 2153 vatandaşımıza yüce Allah'tan acil şifalar dileyerek başlıyorum.
Rabbim bu acıyı bir daha bu millete yaşatmasın.
15 Temmuz, hain ve alçak şer odakları, onların maşaları ve ağa babalarının tertip ettiği ve Allah'ın inayeti ve milletimizin teveccühü ile başarıya ulaşamamış bir darbe girişimidir.
15 Temmuz, Türkiye'de demokrasiye karşı askerî vesayetin ve dış mihrakların ülkemiz üzerindeki kanlı emellerinin bir kez daha tarihe gömüldüğü gündür.
15 Temmuz, tıpkı Çanakkale gibi, tıpkı Kurtuluş Savaşı gibi milletimizin yazdığı kutlu bir destandır.
15 Temmuz, "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır." diyen milletimizin istiklalini ve istikbalini şer güçlere teslim etmediği gündür.
15 Temmuz, Allah'ın inayeti, milletimizin basireti ve feraseti ile, devletimizin azmi ve kudreti ile içerdeki ve dışarıdaki nifakları yendiği gündür.

Değerli Dinleyiciler,
Bu millet, hain darbe girişimi ile ilk defa 15 Temmuz'da karşılaşmadı. Cumhuriyet tarihi boyunca 1960'ta, 70'te, 80'de ve yakın tarihimiz 28 Şubat'ta ve e-muhtıra ile ülkemizde demokrasiye gemler vuruldu.
Büyük Birlik Partisinin şehit lideri Muhsin Başkan ve arkadaşları 80 darbesi sonrasında derdest edildiler. Muhsin Başkan, 5,5 yılı hücrede olmak üzere toplamda 10 yıl cezaevinde suçsuz yere yattı. Birçok dava arkadaşımız da hiçbir suçu olmaksızın yıllarca hapis yattılar. 10 yıla aşkın süre hapis yatan ve cezaevinde gördüğü onca zulüm ve işkencelere rağmen "Ne kaderime küstüm, ne devletime çünkü inanmak, iman etmek varsa bir şeye, bedel neyse katlanıp 'Yarabbi!' Kahrın da hoş, lütfun da." diyebilen Muhsin Başkan'ın Alperenleriyiz biz. Bu sebeple darbeleri en iyi anlayan ve darbelerden en çok çeken siyasi parti Büyük Birlik Partisidir.
28 Şubat'ta tanklar Sincan'da millete doğrultulmuşken, "Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam!" diyen Muhsin Başkan'dı. Rahmet olsun.
Rahmetli Abdurrahim Ağabey'in dörtlükte buyurduğu gibi:
"Ben milletim uğruna adamışım kendimi,
Bir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir,
Zulüm Azrail olsa hep Hakk'ı tutacağım.
Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir.
"
16 Temmuz 2016 sabahında da meclis dışı bir parti olmamıza rağmen meclis kapısında ilk basın açıklamasını yapıp darbeyi en ağır dille lanetleyen ve milletin egemenliği üstünde hiçbir güç ve vasayet tanımayan tek parti yine bizdik.
Demokrasi nöbetleri sürecinde il ve ilçe teşkilatlarımızın tertip ettiği demokrasi mitinglerini gerçekleştirerek 24 yıllık siyasi tarihimiz boyunca hep olmamız gereken yerde durduk.
Bugün de 15 Temmuz'un 1. yılında demokrasi nöbetimize bu panelle devam ediyoruz.
Değerli dinleyiciler,
Siyasi hayatımız boyunca hiçbir iç ve dış güç odağının ve onların uzantılarının kuklası ya da maşası olmadık, olanlara da anlayacakları en sert dille cevabımızı verdik. Çünkü Büyük Birlik Partisi'nin kuruluş felsefesinde 3 mihenk taşı vardı: "Milliyetçi, Maneviyatçı ve Demokrat" Demokrasinin dışında, millet iradesinin dışında hiçbir yola tenezzül etmedik. İnanmadığımız davalarda milyonlarla yürüyeceğimize, inandığımız davada tek başımıza yürüdük. Ama başımız dik, alnımız ak bir vaziyette.
"Memleketi olan milletin istikbali vardır." diyor, Alman devlet adamı Bismark. Biz de diyoruz ki: "Milleti olan memleketin istikbali vardır." çünkü şair Mithat Cemal Kuntay'ın buyurduğu gibi "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
" Rahmet olsun.
Vatan, memleketin kutsiyet kazanmış hâlidir. O kutsiyet; şehit kanıdır, şehitlerdir, gazilerdir vatan için çarpan yüreklerdir.
Azmini kırmak isteyenlere, yoluna taş koymak isteyenlere anladıkları dilden ve hak ettikleri tavırdan başkası ile cevap vermeyen, gerekirse her türlü bedeli ödemeye ve ödetmeye hazır bir milletiz, Allah'a hamd olsun.
Ve Muhsin Başkan'ın buyurduğu gibi "Doğulusu, batılısı, kuzeylisi ve güneylisi bir ve beraber bu vatan toprağında ay yıldızlı al bayrağın altında yaşama iradesi gösteren bir milletiz. 15 Temmuz, bu ruhun yansımasıdır.
15 Temmuz ruhu, aziz milletimizin bir kez daha canıyla, kanıyla, malıyla bu vatanın külfetini çektiği gündür.
Adalet, sadakat, muhabbet, şefkat, tefekkür, vefa, güven, tevazu, hoşgörü ve samimiyet kavramlarının hakkını tarih sahnesinde yüzyıllarca farklı devlet çatıları altında veren milletimizin bir kez daha inançla imanla ayağa kalktığı, göğsünü siper ettiği, bayrağı yere düşürmediği gündür.
Değerli dinleyiciler,
Bizler atalarımızdan özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan teslim aldık. Torunlarımıza da özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan teslim etmeye mecburuz.
Türk devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olarak ebed-müddet yaşayacaktır.
Bu kutlu topraklara maksatsız ve karşılıksız "Vatanım!" diyen; ona bedeni ile değil, ruhuyla
bağlı olan, ölümü-şehadeti en büyük mertebe kabul eden; milleti, devleti ve vatanı uğrunda gözünü kırpmadan canını feda eden bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şifalar niyaz ediyorum.
15 Temmuz ruhu ve destanı ülkemize ve milletimize mübarek olsun. Birliğimize ve beraberliğimize vesile olsun. Amin!



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ