Büyük Birlik Partisi

GENEL BAŞKAN GÜNDEMİ

2017-08-04 17:20:19

"ABD'NİN, PYD İLE, PKK İLE İLİŞKİSİ KABUL EDİLEMEZ"

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici Beyefendinin, TRT Haber'de  'Canlı Yayın Konuğu' olduğu proğramda, 'Ülke ve Dünya Gündemi'ne ilişkin yaptığı değerlendirmeler... (4 Ağustos 2017 Cuma Saat:16.30)

ABD...
*ABD'nin; PKK ve PYD ile ilişkisi kabul edilemez. ABD bunu biliyor ve bunu bilmediğini de iddia etmesi gülünçtür. Bildikleri halde inkar ediyor halbuki, sorunun cevabı açık ve net.


*Türkiye, Suriye'nin ve Irak'ın parçalanmayacağı bir bütün olmasını istiyor. ABD ise, tam tersini istiyor.

*ABD'nin partneri de bu örgütler olmuştur. AB'nin,  Rusya'nın ve bölgedeki diğer güçlerinin BM'in İslam İşbirliği Teşkilatının buna tepki vermesi lazım. Ama tepki vermiyorlar. Çünkü hepsinin ABD' ile ilişkisi var.

*ABD emperyalist emelleri doğrultusunda bölgede kendi maşası olacak, kendi savaşını vekaleten yürütecek bir askeri güç kurdu ve onları zenginleştiriyor.

*O topraklar yüz yıl önce bizim toprağımızdı. Orada toprağı işgal edilenler zulüm görenler bizim kardeşimizdir. 

*PYD eşittir PKK...Dolayısıyla, ABD'nin verdiği bu silahların yarın Türkiye'ye yöneleceği açık ve nettir ve Büyük Birlik Partisi olarak bizim ve Türkiyemizin buna tepki göstermeside  doğaldır. Uluslararası kuruluşlara Türkiye olarakk 'PYD eşittir PKK diyoruz' zaten. Türkiye olarak; Diğer taraftan, içerde ve dışarda şimdiye kadar olmadığı gibi;  terörün her türlüsüyle ciddi bir mücadele veriyoruz.İlerde yaşanabilecek bir harekatla da İnşallah, PYD'nin ve PKK'nın varlığına son verebiliriz.

*Suriye'de, 5 kantondan bahsediliyor. Keza Irak'ta da öyle. Barzanı ise; 'Ben, referanduma gidersem kendimi kurtarabilirim' diyor. Yanılıyor... Bölgede; Seküler dini inancı olmayan tamamen marksist, sosyalist bir PYD ve PKK bölgesi oluşturulmaya çalışılıyor. Ve bütün bunlar için, burada yapılan da İslam dünyasına batırılmaya çalışılan bir hançerdir (aslında).

*'Telafer' DEAŞ'ın elinden kurtarılması lazım. Orada, aşırı mezhepçi olan bir takım güçlerin 'Telafer içinde olması' ileriye dönük fevkalede, ciddiye alınması gereken endişeleri gündeme getiriyor. Salih Erşad'la da görüşüldü... Irak Merkez Hükümeti nezdinde Türkmenlerin zarar görmemesi için de 'tahliye edilmesi' konuşuldu.

*Türkmenlerden şia olan, sünni olan var. Ancak; Türkmenlik üzerinde bir birleşme var. Bilinen gerçek şu ki; bugüne kadar da Türkmenler o bölgede karşı karşıya gelmedi. Böyle bir oyuna gelmediler. Malum, geçtiğimiz dönemde Musul'u terketmeye çalışan yüzlerce Türkmen DAEŞ tarafından katledildi. Şimdi de, oradaki Türkmen kardeşlerimiz Musul dakine benzer bir hadise ile karşı karşıya kalmamalılar. Zira orada Türkmenler zor bir durumda ve Türkmen varlığı az sayıya inebilir. Onun için bu konu da hassasız...Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bu süreçten rahatsız. Türkmen cephesi ile diyalog arttırılmalıdır Ve, öncekine benzer bu tür olumsuzluklar yaşandığı takdirde Türkiye müdahale etmehakkını kullanmalıdır.

'YÜKSEK ASKERİ ŞURA' KONUSU...
*
YAŞ önemliydi...çünkü 15 temmuz da ülkemiz hain Fetö darbesi ile karşı karşıya kaldı.TSK kendi içinde bir değerlendirme de yapmıştır. YAŞ'tan bir gün önce 6 saatlik bir görüşme yapılarak titizlik gösterildi. Demokrasi açısından sevindirici olan da şu..YAŞ'Taki sivil üye sayısının artması, Kuvvet komutanlarının bakanlığa bağlanması iyi oldu. Büyük Birlik Partisinin öteden beri istediği de bu idi. Kuvvet komutanlarının süresi uzatılmadı... Böyle uygun görüldü. Yüksek Askeri Şura'a alınan kararlar  inşallah ülkemize olumlu yansıyacaktır.
Demokratikleşmenin ve şeffaflaşmanın devam etmesi lazım.

En iyi olan şu ki: TSK'nın demokratikleşmeye - şeffalaşmaya önemli katkısı var...ve, uyum  içerisinde çalışma söz konusu. Sonuçta, Terörle mücadele anlamında bugüne kadar olmadığı kadar önemli gelişmeler sağlanıyor.

'15 TEMMUZ HAİN DARBE GİRİŞİMİ'NİN ÖNEMLİ DAVASI 'AKINCI ÜSSÜ' DAVASI...
*
"Burada, işi sulandırma ve basite indirgeme ile bilgi kirliği oluşturarak 'batıya karşı' sanki bu darbenin arkasında Fetö yokmuş gibi bir hava oluşturmaya çalışılıyor. Ancak açık olan bir şey var ki; geçmişte ülkemiz darbeler yaşadı ama 15 Temmuz'da ki gibi hiç bu kadar hainini görmedi ülkemiz. Sivil vatandaşlar üzerine kurşunlar-bombalar yağdırıldı. Gazi meclisimiz bombalandı. Ve diğer resmi kurumlarımıza, Özel Harekat Komutanlığımıza alçakça bombalar yağdırıldı. Polislerimize katliam yapıldı.


"AKINCI ÜSSÜ DAVASI" 
Onların ifadelerinden çok, mahkeme yargıçlarımızın bilgi derinliğine haiz olduklarına inanıyorum. Milletin gözü önünde olan kahpece bir olay  var...ve, gelinen sürecin de kamu vicdanını kanırtmadan mağdur olanların  tespit edilip gerekenin yapılması lazım. Milletimiz, bu darbeyi gerçekleştirenlerin hukuk önünde hak ettiği cezayı almalarını beklediğini biliyoruz.
*Büyük Birlik Partisi olarak, 15 Temmuz gecesi, sokağa çıkan bir parti ve genel başkanı biz olduk. Ve o gece, Milletimiz duruma el koydu 'DUR' dedi... Gelinen noktada tabii ki 'darbe ihtimali' ortadan kalkmamıştır.

*Biraz önce de dediğim gibi demokratik ve şeffaflaşma adına uygulamaların hız kesmeden devam etmesi lazım.
El birliği ile, milletimizin varlığı dirliği için mücadele edilmeye devam edilmesi gerekiyor.


MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ...
Biz herkesin inancında, mezhebi anlaşıyında, giyim kuşam tarzında serbest olmasından yanayız. Lakin toplumun da ahlaki kuralları var. Bunu da kimsenin göz ardı etmemesi gerekiyor.

*Bazı provakatif kokular alıyoruz...Maçka Parkındaki olay gibi, Şanlıurfa'da Atatürk büstüne yapılan girişim gibi...

*Türkiye'de milliyetçi maneviyatçı kesimler bir araya gelmiştir. Şimdi ise, böyle bir provakatif olaylar gündeme geliyor. Ortak değerlerimize saygı duymak zorunluluğu var..yapılan saldırıların arkasında kim var araştırılması lazım. Bu tür hadiselerde mutlaka ama mutlaka hepimiz ortak bir dille- tavır belirlememiz lazım.


"KUDÜS... "
Siyonist ve terör devleti İsrail'i kınamaya devam edeceğiz...Bütün müslümanların Kudüs'e sahip çıkması kadar doğal ne olabilir ki? Burada önemli olan ve daha önce belirttiğimiz gibi şuna dikkat edeceğiz ki:  Türkiye Cumhuriyeti'nde  yaşayan musevi ve yahudi vatandaşlarımızın ibadet yerleri olan Sinagoglarını ve Havralarını hedef almaktan uzak duracağız.
 



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ