Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-12-24 18:06:16

GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ YELİS'İN DENİZLİ KONUŞMASI...

Büyük Birlik Partisi Denizli İl Teşkilatımızın düzenlemiş olduğu partimizin 25.yılı kutlamalarına katılan Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Yelis burada yaptığı konuşmalarda "Yeni dünya düzeni", "Çağdaş Küresel medeniyet", "Para medeniyeti", "Kapitalizm", Emperyalizm", gibi   tanımlamalarla ilgili şu görüşlere yer verdi:

''MODERN MEDENİYET NEDİR?
"Yeni dünya düzeni", "Çağdaş Küresel medeniyet", "Para medeniyeti", "Kapitalizm", Emperyalizm", adına her ne dersek diyelim; yaşayışımızı her cihetten tayin etme iddiasındaki "Modern medeniyet" nedir?
Tarihte ilk defa yeryüzünün dört bir yanını etkileyen bu "küresel medeniyet"; "doğayı aşkın" dayanak yerine, "dünyacı" anlayıştır. 1700'lü yıllardan itibaren hakim olmaya başlamıştır. Yunan, Roma ve yeniçağ dindışı batı medeniyetinden temelini alır. Yeniçağ dindışı batı Avrupa Medeniyetinin temellenerek kurumsallaşmış halidir. Ana ideolojisi sermayecilik, maddecilik, benlik ve bencilliktir. Kendi kültürel kodlarından, kendi medeniyetini de oluşturmuş küresel bir medeniyettir. Gücünü sermayenin kurallarını koymaktan alır. Para kazanmanın kendine özgü bir cazibesi vardır. Modern medeniyet bu cazibenin ideolojisidir. Safi kar ve sömürü tutkusudur. Küresel ahlaksız bir sistemdir. Mal ve Hizmet üretmek ve pazara sunmak çerçeveli “Reel ekonomi” başka bir şey, Reel ekonomiyide tutsak hale getirip, dünyanın kanını emen “para Medeniyeti” başka bir şey. Para kazanmak, zengin olmak, zengin yaşamak başka bir şey, sömürü düzeni başka bir şeydir.

1980 SONRASI DÖNEM VE İHTİYAÇ OLUŞTURMAK.
1980 sonrası, Neo-liberal dönemle birlikte sermaye oluşumunun temel aracı finans olmuştur. Yani; ya para yaratmak, ya da paradan para kazanmak . Sistem, 1990'lı yıllardan itibaren ise küreselleşmiştir. Finans merkezleri de bir birlerine kan damarları gibi bağlanmıştır. 2000 li yıllardan itibaren ise kural koyma hakkını tamamen finans-kapital elde etmiştir.

SÖMÜRÜ İÇİN İHTİYAÇ OLUŞTURMAK...
Alışagelmiş iktisatta, var olan temel ihtiyaçlara göre üretim yapılır. Buradaysa ilkin ihtiyaçlar üretilir. Başka bir deyişle tüketim kamçılanır. Bu sistem tüketimi önceleyen, ihtiyaçlar için üretim yapmak yerine, lezzeti, hazzı, ve keyfi hedef haline getirip ihtiyaç algısı oluşturan, bağımlı hale getirdiği insanları sömüren bir düzendir. Sağlık, eğitim, gıda. her şey sömürü odaklı ele alınır olmuş, insanı insan yapan değerler ise değer olmaktan çıkarılmıştır. Bu sistem bugün,  dünya Nüfusunun %1 inin, dünyanın yarısından daha fazla servet sahibi olduğu bir düzen oluşturmuştur.

Bir tarafta obozite, diğer tarafta açlıktan ölen insanlar. Bir tarafta sahte şen kahkahalar, diğer tarafta antideprasan hap kullanımının zirve yaptığı toplumlar. Sistemin sonuçlarına baktığımızda bu ve bezeri bir çok olumsuzluklar...

BEDELİ YAŞARKEN ALMAK, AHİRETİ OLMAYAN ANLAYIŞ
Bu medeniyetteki hakim zihniyet, amellerin bu dünyadaki karşılıklarıyla alakadardır. Bu dünyadaki ektiklerinin karşılığını bu dünyada almak bu medeniyette esastır. Bu dünyadaki amellerin ancak ahirette bir karşılığı olacağı fikri bu medeniyete terstir. Oysa semavi dinler, sadece dünyevi bir karşılığı değil, ahirette de bir karşılık vaat ederler. Onun için bu "Yeni dünya düzeni" Semavi dinleri düşman görmekte ve paganlığı önermektedir. Hakikat dünya dinlerinin bileşkesi diyerek, bu günlerde "bağdaştırmacı" bir din tavsiye ediyorlar. Aslında yaptıkları tanrılarını önce çoğaltmak, sonra da yok etmektir.Yani Tanrısızlığa ulaşmaktır.Böylece kural koyma hakkı sadece kendilerine ait olacaktır. Ve geldikleri noktada buna yakın. Paranın kuralını koyan her şeye hakim olur durumu. Artık hayata "ekonomik pencereden bakış" hakim olup, "İNSAN" öncelikli; ahlak, adalet ve hakça paylaşım bakış açısı gündem dışı...

ENDÜSTRİ 4.0 VEYA ÖTESİNİ PLANLAMAK
Bugün endüstri 4,0 ve devamı gündemde. Endüstri 4.0 akıllı fabrikalar, yapılar, sanayi teknolojileri konusunda günlük hayatımıza giren bir kavram. 1. Sanayi devrimi, su ve buhar gücü kullanarak mekanik üretim sistemlerinin ortaya çıktığı döneme verilen isimdir. 2. Sanayi devrimi; elektrik gücünün yardımıyla seri üretime geçilmesini anlatır. 3. Sanayi devrimi; dijital devrim ve elektroniklerin kullanımları olarak özetlenebilir. 4. Sanayi devriminde ise; büyük verinin yapay zeka ve makine öğrenmesi ile işlenmesi sonucu, pek çok işin makineler tarafından nesnelerin interneti konsepti kullanılarak, üretim kararlarının alınmasından-üretilmesine ve dağıtılmasına, planlama-üretim-dağıtım sürecinden
“İNSAN FAKTÖRÜNÜN BÜYÜK ORANDA ÇIKARILMASINA OLANAK SAĞLAYACAĞI", yeni model sanayi devrimine geçilmekte.

TÜM BU GELİŞMELER VE ODAĞINDA NE VAR?
Robotların veya robotik sistemlerin hayatımızın her alanında karşımıza çıkacağı insansız bir gelecek var önümüzde. İlk bakışta göze, kulağa hoş gelen gelişme.Yeni iş alanları açılacak güzelleme ve paketlemesiyle emeğin sıfırlanacağı planlanan bir gelecek.Endüstri 4.0 ve ötesi aşamasına geçileceğinin ballandıra-ballandıra anlatıldığı günümüzde, insan ve emeğinin yarış  ve yarıştan galip çıkması önerilip anlatılmakta. Yarış dedikleri de geliştirilmiş modern köleliğe talip olmak. Yoksa hedef insanca bir yaşam değil.
İnsansız ekonomi sonucunda oluşacak işsizlik içinde çözüm bulmuşlar! Herkese asgari ücret seviyesinde gelir bağlamak, sanki bugün dünyada açlık sınırları altında insanlar ölmüyormuş Gibi...
Gene başladıkları yere döndüler; Site içinde yaşayanlara mutlu bir hayat, site dışındakilere köle muamelesi ve dahi ötesi...İnsan sadece ekonomik bir varlık görüldüğünde hak, adalet, ahlak vs. hepsi tali konular konuma düşmekte.Sonuçta kazan-kazan anlayışıyla her şey meşrulaşmakta.

DÜNYADAKİ MÜCADELENİN MERKEZİNDE "İNSAN" YOK
Demokrasi, insan hakları, özgürlük ve eşitlik diyerek hakimiyetini perçinlemek isteyen Finans/kapital ile; silahla, güçle ve tehditle hakimiyet mücadelesi veren büyük ölçekli devletlerin temelinde fark yok. Her iki mücadele odağı da menfaat odaklı, mücadelelerin temelinde İNSAN yok. İnsanın refahı ve mutluluğu yok. Ahlak ve Adalet ise gündemde değil, olanda kendilerine yontulmuş halde, herkese değil.
Site içi-site dışı durumu. Bildik klasik medeniyetlerin devamı...Sadece teknolojik üstünlük, insani gelişmişliği içeren, gerçek anlamlı bir kalkınmışlığı temsil etmiyor.

İNSAN HAKLARI, İNSANCA YAŞAM İÇİN İŞ VE AŞ MESELESİ

Acaba İnsan Faktörü üzerinde de durmak gerekmez mi?   İnsan hakları beyannamesi 23. Maddesi 1. Fıkrası:"Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır." Demektedir. Acaba bu madde gündemden düştü mü?
Acaba Robot ve Robotik sistemleri koruma talimatnameleri, yani “Robot hakları” daha öncelikli halemi geldi? Acaba bu ahlaksız ve zalim medeniyetin savunucularına yeter artık desek, itiraz etsek, önce insan desek, duyan olur mu? Duyan İnsanlar sorunun sistemsel olduğunu fark edermi?

“NİZAM-I ALEM” ÜLKÜSÜ
Temeli doğruluk, fazilet, adalet ve güzellik ideasının medeniyeti olan İslam medeniyetini; Hz. İbrahim başkaldırısı temsil etmektedir. Bizim medeniyetimizin temeli; Nemrut'un hakimiyetine, zulmüne, kendini tanrı görmesine, Allah var sen hiçbir şey değilsin diyerek başkaldırıdır. Günümüzde Nemrut'un yerini alan bugünkü sömürü medeniyete, "PARA MEDENİYETİNE",  itiraz ve başkaldırıdan başka çare var mı? Tarihsel misyonunutamamlayan Kapitalizmin yerine, gelecek kuşakları çürüyen bir dünya ile baş başa  bırakmamak için, Türk-İslam medeniyetini ihya ve inşaa etmekten başka çaremiz varmı? Veda hutbesinde ve insan hakları beyannamesinde sayılan haklar ile insanların "iş ve aş bulma" haklarının da öncelik kazandığı, Ahlak, Adalet, ve hakça paylaşımın hakim olduğu, İsrafa dur, Kanaat ve şükre geç diyen, "NİZAM-I ALEM” ülküsünün hayata geçmesi dileklerimle,selam ve saygılarımı sunarım.''



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ