Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-24 14:33:01

AFYONKARAHİSAR'DA MİLLETVEKİLİ ADAYLARIMIZLA BİR ARAYA GELEN GENEL BAŞKANIMIZ HÜKUMET PATLAMADA KENDİ SUÇUNU İTİRAF ETTİ, DERHAL İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR'

Afyonkarahisar'a gelen Genel Başkanımız Mustafa Destici, bir restoranda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında yaptığı konuşmada, PYD'ye DAEŞ'le mücadele için yapılan silah yardımlarının Türkiye açısından gelecekte önemli sorunlar doğuracağını söyledi.
AFYONKARAHİSAR'DA MİLLETVEKİLİ ADAYLARIMIZLA BİR ARAYA GELEN GENEL BAŞKANIMIZ HÜKUMET PATLAMADA KENDİ SUÇUNU İTİRAF ETTİ, DERHAL İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR'
Afyonkarahisar'a gelen Genel Başkanımız Mustafa Destici, bir restoranda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında yaptığı konuşmada, PYD'ye DAEŞ'le mücadele için yapılan silah yardımlarının Türkiye açısından gelecekte önemli sorunlar doğuracağını söyledi.

 

BBP Lideri Genel Başkanımız Destici, Ankara’da yüzlerce kişinin ölümüne neden olan patlamayı gerçekleştiren iki canlı bombanın önceden bilindiğini açıklayan hükümetin suçunu itiraf ettiğini ve topyekun istifa etmesi gerektiğini belirtti.

 

 

Afyonkarahisar milletvekili adaylarımızın da tanıtıldığı toplantıda hükümete istifa çağrısında bulunan Genel Başkanımız , “Ankara’nın göbeğin bomba patlıyor. Burada zafiyet olduğu, ihmal olduğu, hata olduğu, kusur olduğu apaçık meydanda, gün gibi ortadadır. İlk başta Başbakan zafiyet olmadığından bahsediyor, ilgili bakanların ihmalleri olmadığını söylüyor. Neticede daha sonra gelişen hadiselerde kendi ağızlarından yine Başbakan'ın ifadesiyle yine bu canlı bombaların tespit edildiğini, bunların bilindiğini, takip edildiğini ifade ediyor. Listelerin ellerinde olduğunu söylüyor. Ellerinde bulunan listedeki iki tane canlı bomba gelmiş eylemi yapmış onu gördük, onu öğrendik. Yani adam yüzlerce kilometre yolu geliyor. Gölbaşı'nda iniyor oradan bir taksiye biniyor bombalar üzerinde oradan Bağdat’a geliyor. Oturuyor orada bir kafede kahvaltısını yapıyor. Ondan sonra bir taksiye biniyor. Eylemin yapılacağı yere gidiyor. Orada bir saat bekliyor ve bombayı patlatıyor. Nerede oluyor bu Ankara’nın göbeğinde oluyor. Hangi gün oluyor. 4-5 tane büyük sivil toplum örgütünün miting düzenleyeceği bir günde oluyor.” dedi. 

 

 

“PATLAMAYA YAYIN YASAĞI REZİLLİKLERİNİ ÖRTMEK İÇİN”

Patlama sonrasında hükümetin panik içerisinde yayın yasağı getirmesine tepki gösteren Mustafa Destici, burada ki amacın hükümetin ihmalinin ortaya çıkmasını engellemek olduğunu kaydetti. Destici, “Bugünde bile sen Ankara’nın girişlerini kontrol edemiyorsan emniyete 500-600 metre mesafedeki toplanma alanını kontrol edemiyorsan bu nasıl hangi güvenliktir, bu ne tedbirsizliktir?” diye sordu.

 

 

BBP Lideri Genel Başkanımız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Neticede bütün bu hatalar ve kusurlar örtülsün diye soruşturmanın gizliliği esas alınıyor ve yayın yasağı getiriliyor. Neye yayın yasağı getiriyorusunuz. Bombacıların adı belli canlı bomba olduğu tespit edilmiş, IŞİD üyesi oldukları biliniyor. Daha önce bir tanesinin ağabeyi Suruç’taki bombayı patlatmış zaten bunlar her yerde var. Siz daha neyi gizliyorsunuz. Gizlenen şu açıkça söylüyorum; 'Hükümetin, iktidarın, sorumluların ihmalini gizlemeye çalışıyorsunuz.' Bu ihmaller konuşulmasın, bu ihmaller daha fazla ortaya dökülmesin ki rezaletimiz ortaya çıkmasın açıkçası bu işin doğrusu bu. Açık ve net budur. Başka bir şey yok milletten gizlenen bu. Ve hala sorumlular pişkin pişkin oturmaya devam ediyor.” 

 

 

Destici, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'Bağımsız bu hükümet, bağımsız bu bakanlar' dediğini hatırlatarak, “Bağımsız olunca hata yapma lüksü mü oluyor, gerçekleştirdiği ihmalin bedelini ödememeyle karşı karşıya mı oluyor? Hükümetin istifa etmesi lazım. Hükümetin topyekün istifa etmesi gerekiyor. Ama nerede o erdemlik. Türkiye’de koltuğa yapışan bir daha bırakmıyor, bırakmak istemiyor. Daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor. Kaç askerin, polisin şehit olması gerekiyor? Kaç insanın hayatını kaybetmesi gerekiyor? Türkiye’nin daha hangi şehirlerinde bomba patlaması gerekiyor. Başbakan bütün bu olan bitenler karşısında çıkıp bütün bunlar AKP’nin 1 Kasım’da iktidar olmasını engellemek için yapılmıştır. Pes doğrusu diyorum. Bu saldırı Türkiye’nin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine yapılmış bir saldırıdır. Adam 'Ben gelirim Başkent'te de bombayı patlatırım." mesajını veriyor. Sen Suriye’li muhalifleri destekledin o da bu kadar bombanın patlamasına sebep oldu yada IŞİD diyor ki 'Sen üstlerini açtın ABD uçaklarına her gün beni bombalatıyorsun, bende gelir Ankara’nın göbeğinde bombayı patlatırım’ diyor. Mesaj bu PKK’da PYD’de IŞİD’de yapmış olabilir başka istihbara örgütleri yapmış olabilir. Buna fırsat verilmesi, tedbir alınmaması ihmal göstererek o bombanın önlenememesidir daha önemlisi budur.” diye konuştu.

 

 

Şu anda ABD’nin PYD’ye silah verdiğini belirten Destici, 'PYD Kim?' diye sordu. BBP Genel Başkanı, sözlerine şöyle devam etti: “PYD, Cumhurbaşkanın ifadesiyle PKK eşittir PYD’dir. Yani ABD normalde PKK’ya silah veriyor şu anda. Rusya şu anda destek veriyor, İsrail destek veriyor, İran destek veriyor, Esed destek veriyor. Yani bu nasıl bir şey Türkiye’yi yönetenler ülkeyi nasıl bir noktaya getirdi. Önce bunun hesabını bir vermeleri gerekiyor. Yani şu önlemdir; ‘Eğer bu silahlar bize karşı kullanılırsa biz gerekeni yaparız’ Zaten size karşı kullanılıyor. Irak’ın, Suriye’ni kuzeyinde adam devlet kuruyor yönetim oluşturmuş. Bu başlı başına sana karşı bir şey değil midir? Orada Türkmen ve Araplara operasyon yapıyor. Biz başından beri söyledik IŞİD’ı kim icat etti, 

 

 

IŞİD diye bir şey vardı. PYD’diye bir şey mi vardır. İkisi de Büyük Ortadoğu Projesinin ürünü. Eğer IŞİD diye bir örgüt olmasaydı PYD’yi nasıl meşrulaştıracaklardı. Bölgeyi nasıl peşkeş çekeceklerdi. Bir düşman meydana getirdiler. Şimdi PKK’yı silahlandırıyorlar. Türkiye’yi yönetenlerin bunu bugün görüyor olması, yada bugün dillendiriyor olmasını ne faydası var. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Adama demezler mi ‘Geçti Bolu’nun pazarı sür eşeğini Niğde’ye’ demezler mi? Bu affedilebilecek bir hata mıdır? Maalesef hala bütün bunlar yaşanırken içeridekiler hala iktidarlarını nasıl devam ettirecekler onun hesabını yapıyorlar.” 

 

 

“İNSANLAR HİÇ BİR DÖNEMDE OLMADIĞI KADAR BASKI ALTINDA” 

İnsanların hiçbir dönemde olmadığı kadar baskı altında olduğunu vurgulayan BBP Genel Başkanı, milletin artık kendi derdinin unutarak devletin ve milletin topyekün bir beka sorunuyla karşı karşıya kaldığını gördüğünü kaydetti. Destici, “Millet önce ‘Benim güvenliğimi hallet, benim beka sorunumu hallet’ diyor. Evet gerçekten biz şu anda tehdit altındayız. Dışarıdan tehdit altındayız, içeriden tehdit altındayız. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Ve 1 Kasım’da da buna göre tercihini yapması lazım. Millet tek parti iktidar olursa ekonomi düzelir, yada terör olayları sona erer gibi bir kandırmacaya, bir aldatmacaya, bir yalana, bir palavraya asla itibar etmesin. Bak kime oy verirse versin ama bu yalana, bu palavraya bu kandırmaya asla itibar etmesin. Bugün yaşadıklarımız zaten 13 yıldır Türkiye’nin yönetenlerin getirdiği noktadır. Sen şimdi diyeceksin aynı adama 'beni kurtar’ böyle bir şey olabilir mi?’ 

 

Yani tek başına iktidar olan AKP iktidarı bu saatten sonra Türkiye’ye istikrar getirmez getirse getirse istibdat getirir. Bakın hiçbir dönemde olmadığı kadar vatandaşlarımız kendini baskı altında hissediyor. İnsanlar konuşamıyor, hür değiller, fikirlerini serbestçe söyleyemiyorlar. Gazeteci dövenlerin serbest bırakıldığı tweet atanları tutuklandığı bir dönemi yaşıyoruz. Evladını şehit verenlerin serzenişlerinden dolayı gözaltına alındığı bir dönemi yaşıyoruz.” şeklinde konuştu. 

 

 

"ÇÖZÜM SÜRECİYLE PKK MEŞRULAŞTIRILDI"

Hükümetin çözüm süreci altında PKK’yı meşrulaştırdığını ve her şeylerine göz yumduğunu ifade eden Mustafa Destici, bugün bu yüzden şehitlerin geldiğini, bombaların patladığını anlattı. BBP Genel Başkanı Destici, sözlerini şöyle tamamladı: “Terör olaylarına baktığımız zaman adına çözüm süreci dedikleri bir süreç başlattılar. Biz dedik bu bir çözülme sürecidir yanlıştır, bu gittiğiniz yol yol değildir. PKK’yı muhatap alırsanız meşrulaştırırsınız. Onları güçlendirirsiniz bunlar bir kandırmaca oyun içindeler bunların kendi akılları bir stratejileri yok Avrupa’da belli strateji merkezlerinde hazırlanan planları uyguluyorlar. Onların yol haritasını uyguluyorlar dedik bizi dinlemediler. PKK’yı, Apo'yu, Barzaniyi dinlediler. İçerideki PKK sözcülerini dinlediler. Medyadaki onların yandaşlarını dinlediler. Kendileri de onlara yandaşlık yaptılar. Ama bugün geldiğimiz noktada ne diyorlar; ‘Efendim işte bizim iyi niyetimizi suistimal ettiler’. Ya iyi niyetle devlet yönetildiği ne zamandan beri görülmüş bir şeydir. Devlet yönetimi kararlılık ister, irade ister, cesaret ister. Neticede bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır'da 12 mahallede sokağa çıkma yasağı var niye çünkü niye zamanında taviz verirsen. Adam silahlanırken göz yumarsan, adam vergi dairesi kurarken göz yumarsan, adam mahkemesini kurarken göz yumarsan, silahla dolaşırken göz yumarsan, şehir yapılanmasını yaparken göz yumarsan, dağa adam çıkartırken göz yumarsan işte bu günleri yaşarsın. Bugünleri kim yaşattı Türkiye’ye? Bugünleri yaşatan da yine iktidardır. Başkası sorumlusu başkası değil ki. PKK zaten terör örgütüdür. Ben tutup da onu muhatap alacağım, bağırıp çağıracağım.”

 



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ