Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-24 14:34:08

BBP YİK BAŞKANI ANKARA 2. BÖLGE MİLLETVEKİLİ ADAYI HAKKI ÖZNUR; 'TÜRKİYENİN SURİYE YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ!'

Büyük Birlik Partisi (BBP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ülkücü Fikir ve Siyaset adamı Araştırmacı Yazar ve Büyük Birlik Partisi Ankara 2. Bölge milletvekili adayı, Ülkücü Camianın sevilen ve sayılan saygın isimlerinden Hakkı Öznur; gazete Vahdet’e "Ankara patlaması" ve Türkiye üzerinde oynanan emperyalist oyunlarla ilgili tarihi öneme sahip şu açıklamaları yapmıştır:
BBP YİK BAŞKANI ANKARA 2. BÖLGE MİLLETVEKİLİ ADAYI HAKKI ÖZNUR; 'TÜRKİYENİN SURİYE YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ!'
Büyük Birlik Partisi (BBP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ülkücü Fikir ve Siyaset adamı Araştırmacı Yazar ve Büyük Birlik Partisi Ankara 2. Bölge milletvekili adayı, Ülkücü Camianın sevilen ve sayılan saygın isimlerinden Hakkı Öznur; gazete Vahdet’e "Ankara patlaması" ve Türkiye üzerinde oynanan emperyalist oyunlarla ilgili tarihi öneme sahip şu açıklamaları yapmıştır:

 

CANLI BOMBALAR ANKARA DA  İSTİHBARAT NEREDE?

10 Ekim Cumartesi günü Türkiye, tarihinin en kanlı bombalı saldırısına sahne oldu. 7 Haziran genel seçimleri öncesi Adana, Mersin ve Diyarbakır'da meydana gelen, seçimlerin ardından da, Suruç'ta yaşanan bombalı saldırıların bir benzeri ,Başkent'i kana buladı. Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz'da meydana gelen canlı bombanın patlamasıyla 33 kişi hayatını kaybetmiş ve 103 kişi yaralanmıştı.

 

 

Suruç'taki patlamadan bu yana en fazla ölümün yaşandığı olay Ankara'da gerçekleşti. İki ayrı bombanın patlamasıyla 99 kişi hayatını kaybederken 246 kişi de yaralandı.

 

Ankara Tren Garı kavşağında gerçekleşen 99 kişinin öldüğü yüzlerce insanın yaralandığı bombalı saldırı açıkça bir kez daha  İstihbarat zafiyetini    göstermiştir. Saldırının gerçekleştiği yer Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yalnızca 3 kilometre mesafede. Emniyet ise 1 kilometre uzaklıkta. Ankara'nın en işlek ve güvenlik açısından hassas noktalarından birinde gerçekleşen saldırı, güvenlik zafiyetini de gözler önüne serdi. 

 

Ankara katliamının sorumluları, Suruç katliamının katillerini yakalamayanlardır… 

 

Ankara'yı kana bulayan saldırının arkasından hükümet faturayı polis müdürlerine kesti. Ankara Emniyet müdürü ve iki şube müdürü görevden alındı. AKP iktidarı, çözüm sürecinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlara izin verilmediğinin ortaya çıkmasının ardından da suçu valilere atmıştı.

 

EY İÇİŞLERİ BAKANI !

SEN, İÇİŞLERİ BAKANI DEĞİLDE GAR BEKÇİSİ MİSİN? 

Terör sarmalı ülkeyi sarmışken, sınırlardan rahatça geçen, Canlı bombalar başkentimize kadar gelebilmeyi göze almışken, güvenlik ve istihbarat kurumlarının bundan habersiz kalmaları bir başka sorgulanması, üzerine gidilmesi gereken sorumsuzluk ve ihmalkârlıktır.

 

Seçim Bakanı sıkı AKP’l iSelami Altınok, ‘Güvenlik açığı söz konusu değil' dedi. Bu nasıl bir zihniye  99 kişi ölmüş İçişleri Bakanı ‘Güvenlik açığım yok' diyor.

 

“Biz sorumlu değiliz” diyor Parti devletinin bakanı. Sen Sorumlu değilsin de  Gar müdürümü sorumlu?, Gar bekçisi mi sorumlu?,  Tren makinisti mi sorumlu?  Sorumluğu başkalarının  üzerine yıkarak kendinizi aklayamazsınız.   Yapmasınız gereken derhal istifa edip onurlu bir davranış göstermektir. AKP hükümetinin İçişleri bakanı ve ortalıkta gözükmeyen, Sarayı’n istihbarat şefi ,MİT müsteşarı istifa etmelidir.

 

 Türkiye uzun bir zamandan bu yana, birçok devletin istihbarat elemanlarının rahatça cirit atabildiği bir istihbarat çöplüğüne dönüşmüştür. İstihbarat hallaç pamuğuna döndü güvenlik zafiyeti zirvede 

 

Tren Garı katliamından sonraki toplantıda “İstifa edecek misiniz?” sorusuna Adalet Bakanı gülerek karşılık veriyor. Yazık! İçişleri Bakanı “Güvenlik zafiyeti yok.” diyor. Adalet bakanı kös  kös gülüyor, Parti devletinin İstihbarat teşkilatı   ise ortada yok 

 

Ankara Tren Garı kavşağında gerçekleşen 99  kişinin öldüğü yüzlerce insanın yaralandığı bombalı saldırı açıkça bir kez daha  Türkiye üzerinde oynanan küresel  oyunu göstermektedir. 

 

Böylesine büyük bir küresel terör eyleminin Türkiye'nin Başkent'inde güpegündüz gerçekleştirilebilmesi ülke güvenliği adına çok endişe vericidir. 

2001 yılından beri  Peşaver de, Kabilde,  Bağdat’ta, Halep’te  duymaya alıştığımız bombalar, intihar saldırıları artık Ankara’nın göbeğinde patlıyorsa bu, kesinlikle ülkemizi hedef alan küresel terörizmin resmidir.

Suriye ve Irak'tan dolayı ülkemiz açık hedef halindedir. Sınırlarımızda PYD, IŞİD vb. cani cinayet şebekelerinin paçavraları sallanıyor ..

Bu büyüklükte bombalı bir saldırı çok büyük planlı ve uygulama ile ancak yapılabilir. Bu menfur eylemde, küresel güçlerin ve yabancı istihbarat servislerinin her türlü lojistik desteği kesinlikle vardır.

 

Bu konu; "..taşeron örgütler ve birkaç intihar bombacısının işidir" diye geçiştirilemez. Küresel sömürgeciler Ortadoğu’dan elini çekmediği müddetçe  taşeron örgütler bitmez ve tükenmez 

 

Sınırlarımızda etnik ve mezhep savaşları yapılıyor. Sınırlarımız  vekalet savaşlarında  yer alan radikal  silahlı gruplara terk edildi, 

 

Sınırlar delik deşik oldu, kevgire döndü her türlü yabancı istihbarat servisleri topraklarımızda cirit atıyor. ABD, İsrail, İngiliz, Rus, Alman, Fransız, İran, Suriye istihbarat elemanları Akdeniz ve Güneydoğuda karargâh kurmuşlar, ofisler açmışlardır 

 

PKK’lılar, El-Muhaberat bağlantılı derin sol örgütler, Suud ve Katar destekli Vahabi/Selefi gruplar cirit atıyor. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için iç ve dış mihraklar, beşinci kol gruplar bütün karanlık çalışmaları yürütüyorlar. 

Suriye de, ABD’nin yeni “lejyonerleri” Amerikancı PYD’nin kiralık katilleri, çeteleri BAAS’ın şebbihaları ile birlikte kanlı katliamlar yapıyorlar.

Canlı bombalar, intihar saldırılarında  PKK ,Muhaberat ,IŞİD  ortak  çalışmasından söz ediliyor. BAAS ve bazı devletlerin istihbarat örgütleri ülkemize karşı taşeron örgütleri bir araya getirebilir, getiriyorlarda. Unutmayalım; sözde birbirlerine karşı olan bazı taşeron örgütler aynı merkezlerden emir ve talimat aldıkları için Türkiye’ye karşı yapılacak her türlü, canlı bomba eyleminde, değişik eylemler de birlikte hareket edebilirler. Buna kimse şaşırmasın. 

 

NATO ile bağlantılı gruplar topraklarımızda bürolar açıyorlar. CIA, Mossad, M15 El Muhaberat bölgede çok etkili faaliyetler yürütüyor. İran gizli servisi, Savama ile Muhaberat işbirliği son hızıyla devam ediyor. Rus gizli servisi ( SFR)  Türkiye den çıkmıyor.

 

KÜRESEL BARONLAR TÜRKİYE YE YÖNELİK TERÖR KONSORSİYOMU OLUŞTURMUŞLARDIR

Küresel güçler Türkiye’ye yönelik terör konsorsiyumu oluşturmuşlardır. En son Ankara patlaması ile; Türkiye Ortadoğulaştırılmak isteniyor. 

Silah baronları! Uyuşturucu baronları! Savaş ağaları! bölgeden çıkmıyor. 

Türkiye 1970’lerin Beyrut’una, 2015’in Suriyesi’ne dönüştürülmeye çalışılıyor. 

Şunu iyi bilelim; Ankara patlamasının mesajı nettir: 

Türkiye'yi Balkanlaştırmak, Lübnan, Irak ve Suriye gibi paramparça etmek İstiyorlar. 

Arap ülkelerindeki küresel senaryo Anadolu da tutmaz. Türkiye’nin Suriye, Lübnan, Afganistan olmasına asla izin vermeyiz.   Türkiye'nin başkentini kana bulayan bombalı  eylem Türkiye'yi vurma, Suriyelileştirme planının bir parçasıdır.

 

IŞİD VE  PKK/ PYD Yİ  KULLANAN “KUKLACI”,  KUKLALARI İLE  İKİNCİ  İSRAİL’İN YOLUNU AÇMAYA ÇALIŞIYOR

Türkiye'yi Irak ve Suriye gibi mezhep ve etnik grupların birbirlerini kitlesel olarak öldürdüğü cehenneme  dönmesi için  büyük karanlık ve kirli senaryolar oynanmaktadır.

 

Menfur Bombalı  saldırıların amacı, Türkiye’yi  büyük  kaoslara sürüklemektir. 

Ankara’daki saldırı daha önce  Diyarbakır’da, Suruç’ta yapılan patlamaların  devamıdır. Daha önceki olaylar çözülmüş olsaydı, bu son Ankara patlaması  önlenebilirdi.

 

Ortadoğu da küresel mesajlar her biri stratejik maşa olan  terör örgütleri üzerinden veriliyor. Üst aklın eseri olan IŞİD üzerinden Irak ve Suriye'yi dizayn eden küresel güçler, şimdi gözlerini coğrafyanın en önemli ülkesi olan Türkiye'ye çevirdiler ve ülkemizi hedef seçtiler.

 

Terör örgütü PKK tonlarca bomba patlatıyor, mayınlar döşüyor ellerinde NATO silahlarıyla, ağır silahlarla, roketatarlarla, doçkalarla karakollara saldırıyor suikastler yapıyor kent ayaklanmaları planlıyor.

 

ABD/NATO “KÖPEĞİ” PYD, AMERİKANIN SURİYE’DEKİ YENİ “LEJYONERLERİ”  VE  SERİ KATİLLERDEN OLUŞAN CİNAYET ÇETESİDİR.

ABD özel kuvvetleri, Batılı ülkelerin istihbarat servisleri  PKK/PYD militanlarını eğitmektedir. Suriye iç savaşında eğitilen PKK/ PYD militanları  Türkiye’ye eylemler yapmak için  gönderilmektedir 

 

Pentagon Alman, İsrail  istihbarat görevlileri PKK ve PYD’ye yıllardır şehir savaşı, pusu ve yol tuzak eğitimleri vermektedir

 

Stratejik maşa PKK’nın, PYD’nin elinde  hatta IŞİD vb. selefi örgütlerin ellerinde  NATO silahları, Alman bombaları, İtalyan mayınları var. ABD ve AB ülkeleri PKK uzantısı PYD için “kara gücümüz bizim piyadelerimiz PYD bizim müttefikimiz” diyor

 

TAŞERON ÖRGÜTLER NATO KARARGAHINLARDA AĞIRLANMAKTA VE ÖDÜLLENDİRİLMEKTEDİR

Türkiye düşmanı PKK/PYD gibi örgütlerin kızıl şefleri, NATO karargahında, gladyo merkezlerinde ağırlanıyor ve ödüllendiriliyorlar. Neyin karşılığında? Türkiye’yi iç savaşa sürükledikleri için  kan gölüne çevirdikleri için

AKP hükümetinin çözüm süreci dediği  “PKK açılımı”  hem’ de Suriye Politikası  batağa saplanmıştır. AKP izlediği yanlış dış politika ile Türkiye’yi bölgede daha da yalnızlaştırmıştır. Sınırda mezhep savaşları yapılıyor. AKP’nin, Suriye politikası Türkiye’de onlarca cana mal oldu. 915 km’lik Suriye sınırı ve 331 km’lik Irak sınırı yolgeçen hanına dönmüştür.

 

Yine bu süreçte  20 Temmuz-14 Ekim arasında yani 86 günlük sürede 147 güvenlik görevlisi (asker, polis ve korucu) şehit oldu. Şehitlerin 81'i asker, 63'ü  polis, 3'ü korucu.

 

FABRİKASYON PATLAMALARININ ARKASINDA ABD VE RUSYA VE DESTEKÇİLERİ VARDIR

ABD/İngiltere İsrail bir taraftan Rusya, İran, Çin öte taraftan  Türkiye’yi hedef almışlardır. Türkiye düşmanı her iki cephenin amacı Türkiye’nin bölünmesi ve parçalanmasıdır.

 

Devam eden  fabrikasyon patlamaların ve terör sarmalının arkasında  Ortadoğu’daki CIA İstasyon şefleri batılı ortakları ve  Suriye’yi bahane ederek  tekrar Ortadoğu’ya güçlü bir şekilde girmek isteyen Rusya vardır.

 

NATO merkezli Gladyo ile bağlantılı şer odakları taşeron örgütler üzerinden ülkemiz Ortadoğu ateşinin içinde sokulmaya çalışılıyor.   küresel taşeron PKK/ IŞİD üzerinden Türkiye bölgesel savaşın içine çekilmeye çalışılıyor. 

Ortadoğu’da PKK’ya, PYD’ye rol verenler devrede.. ABD ve diğer emperyalistlerin desteğiyle, stratejik maşa PKK ve IŞİD  Türkiye’yi kan gölüne çeviriyor. 

 

MEZHEP VE ETNİK FAY HATLARI ÜZERİNDEN BÜYÜK OYUN OYNANIYOR

Terör örgütüne katil diyemeyen terör örgütü ile arasına mesafe koymayan, hali hazırda Kandilin vesayeti altındaki HDP ye tavır almayanlar karşı çıkmayanlar, barıştan ve demokrasiden söz edemez. 

 

Terör örgütünü barış örgütü göstermeye çalışan küresel güçlerin yerli işbirlikçileri demokrasi ve özgürlük düşmanlarıdır.

 

Sözde Barış ve demokrasi diyeceksiniz ama  meydanlarda terör örgütü  PKK lehine sloganlar atacaksınız, terör örgütünün jargonuyla konuşacaksınız, Kimi kandırmaya çalışıyorsunuz. Milletimiz sizin kirli yüzünüzü ve karanlık emellerinizi biliyor. 

 

Son süreçte küresel proje olan HDP terör eylemleriyle birlikte büyümüştür. 

HDP terörden besleniyor. 

 

Suruç ve Ankara patlamalarında  ölenlerin genelde Alevi ve  sol kesimden geliyor olması da birilerinin Türkiye'nin fay hatlarını bombalamak istediğini  açıkça  göstermektedir. Mezhep ve etnik  fay hatları üzerinden büyük toplumsal çatışmalar tezgahlanıyor. 

 

Türkiye 28 Şubat sürecinden beri Suriye yapılmak isteniyor. 

Etnik ve mezhep çatışmaları planlanıyor. 

 

Bu küresel  terörün amacı bin yıllık kardeşliği tamamen bozmak, barışı yok etmek.

 

Nihai hedefi de demokrasiyi tümden ortadan kaldırmaktır. Bu oyuna gelmemek ve teröre karşı bütün kesimler ortak tavır almalıdır.

 

ATLANTİK-İNGİLİZ PROJESİ OLAN  HDP ÜLKEMİZ İÇ SAVAŞA SÜRÜKLEMEK İSTİYOR 

HDP ve yandaşları yine provokasyon peşindeler 6-8 ekim Kobani olaylarını bahane ederek ülkenin kan gölüne çevrilmesine sebep oldular 7 Haziran seçimleri öncesi ve devam eden süreçte yine İç savaş tahrikçiliği yapan tutumlarını devam ettiriyorlar. Suruç patlaması ardından Ankara patlamasında yine o bildik tahrikçi provokatif tutumlarını devam ettiriyorlar.

 

“Sırtımızı PKK’ya PYD’ye dayadık” diyen kör ve karanlık zihniyet bu topraklarda, bu coğrafyada, barışa ve kardeşliğe değil; tam aksine etnik ve mezhep çatışmalarından bölgenin kan gölüne çevrilmesinden yana olan  küresel baronlara,  silah baronlarına,  küresel sömürgecilere hizmet etmektedir

 

ÖLÜ SEVİCİ HDP,  DÖKÜLEN KANLARDAN MUTLU OLMAKTADIR! 

5 Haziran’daki ‘Diyarbakır Patlaması sonrası 20 Temmuz Suruç ve en son 10 Ekim Cumartesi Ankara patlamasının ardından, PKK  yandaşı terörist HDP yine kışkırtıcı provokatif davranışını ve tutumunu devam ettiriyor.

 

İlk önce ölü sayısının 128 olduğunu iddia ederek toplumu ajite etmek istediği alenen belli olan, ölü sayısının artmasından memnun oldukları aleniyet kazanan bu kan emiciler için ölenler, önemli değil.. Önemli olan ölü sayısını artması kaos ve terörün devam etmesidir. Manifestoları da zaten budur.

 

PKK ve HDP nekrofil (ölüsevicilik) karakterinden dolayı Ankara patlamasında  ölenlerin çoğalmasından sinsî bir haz duyuyor.

 

Yahudi kanalı olan CNN International televizyonuna çıkan Selahattin Demirtaş,  orada yine Türk devletine iftira atmış ve  128 palavrasını orada da tekrarlamıştır.

 

Leş-Başkan,  resmi ölü sayısını amacına uygun bulmamış ki  kartel medyasındaki yandaşlarına yoldaşlarına , “ne 97 ölüsü 128 ölü var!”  diyerek ölü sayısında diretmiştir sanki morg görevlisi !

 

Bu  HDP’ li leşlerin siyaseti ölüm siyaseti... 97 değil,  bunlar  yüzlerce insan ölse   onu bile az  bulurlar.   

 

Sonuç’ta HDP li Demirtaş’ın yalan söylediği  yine ortaya çıktı.  Partisi bile , “128 yoldaşımızı kaybettik” açıklamasının  hatalı olduğunu doğru olmadığını itiraf etmiş özür dilemek zorunda kalmıştır.

 

Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere HDP milletvekillerinin hiç PKK’yı terör örgütü diye nitelediğini duydunuz mu? Terör örgütü, PKK’nın işlediği cinayetleri kınayan  bir HDP li  var mı?. HDP lideri Selahattin Demirtaş daha birkaç gün önce HDP milletvekillerini  askerimizi, polisimizi şehit eden  ve güvenlik güçlerimizle girdikleri silahlı çatışmalarda öldürülen PKK lı hainlerin cenazesine katılmaya davet etmedi mi?. Seçim gecesi  teröristbaşı  İmralı canisi, Öcalan’a teşekkür eden   Demirtaş  değil miydi?.  

 

NATO’cu Amerikancı HDP’nin eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, patlamadan bir gün sonra Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda katıldıkları gösteri sırasında tebessüm ederken; nasıl bir ruh hali içinde olduklarını  göstermişlerdir. 

 

Bu menfur saldırılarda ki ölümleri bile kendi kanlı siyasetlerine alet etmeye çalışıyorlar.

 

Bu menfur olaydan dolayı zil takıp oynayan kesimler var. 

HDP ve yandaşlarının cenaze törenlerindeki memnuiyetleri kimlerin bu patlamalardan siyasi rant elde etmenin peşinde olduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin başkenti kan gölüne dönmüş HDP’liler etrafa gülücükler dağıtıyorlar.

 

Bunlar ölü sevicilerdir. Dökülen kanların, küresel güçlerden emir ve talimat alan HDP şefleri, ve kandildeki siyasi komserleri için önemi yoktur. Terör sarmalının yeniden başlaması sokakların kan gölüne dönmesi onları çok  mutlu etmektedir. 

HDP sözcülerinin bölgeyi kan gölüne çeviren 20 Temmuzdan bu güne 150 vatan evladını şehit eden terör örgütü PKK / YDG-H’yi eleştirdiğini gördünüz mü mü?. Hayır! PKK’yı lanetleyen  sözlerini  duydunuz mu?.  

 

Hayır! 

 

Ankara’daki bombalı  saldırısı sonrasında Kandil’deki  kızıl/ ateist  örgüt şefleri Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan, Mustafa Karasu  Bese Hosat 

hemen  Türk Devletini katliam yapmakla  itham etmişlerdir.  

 

Yine Kandilden emir ve talimat alan HDP’li Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ daha olayın failleri belli olmadan yine bildik komünist bir dille;  “Katliamın sorumlusu Türk devletidir", "Devlet, Ankara’nın göbeğinde büyük bir katliama imza atmıştır"  diyerek; terör üssü  Kandil ile aynı kirli ve bölücü dili kullanmışlardır.

 

 99 kişinin yaşamını yitirdiği patlamadan devleti sorumlu tuttuğu için kendisini eleştirenlere, “Düzeltiyorum, bu devlet katil değil seri katil” karşılığını vererek yine devlet düşmanlığı yapmıştır. Türkiye düşmanı  Selahattin Demirtaş kesinlikle küresel baronların maşasıdır, adamıdır.

 

HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Demirtaş Suruç patlaması  içinde “devlet yaptı.”  Demişti.  5  Haziran  Diyarbakır mitingindeki bombalı saldırı ardından yine benzer provokatif  açıklamayı yapmıştı. 

 

Kandan, kaostan, terörden haz duyan Demirtaş tahrikçi ve provokatif söylemini  bir adım daha ileri taşıyarak devlete 'Seri katil' demek küstahlığını göstermiştir.

EY DEMİRTAŞ! IŞİD KATİL, CANİ DE  TERÖR ÖRGÜTÜ  PKK NE?  PKK’NIN IŞİD ‘DAN NE FARKI VAR?   

 Patlayan bombaların bağlı oldukları küresel merkezlerin emrindeki taşeron örgütler tarafından patlatıldığını Demirtaş ve onun gibi kirli ve karanlık zihniyete sahip piyonlar iyi bilmektedir. Ama akıllarınca algı operasyonu yapmaya kalkıyorlar.  

 

ABD’nin,  AB’nin  terör rejimi İsrail’in  “bizim Çocuk” dediği Selahattin Demirtaş , bir kez olsun cani , hunhar, barbar, cinayet şebekesi   terör  örgütü PKK'yı   yaptığı kanlı eylemlerden döktüğü kandan  dolayı hiç suçladı mı? hayır? 

 

Nasıl bir ikiyüzlülük, nasıl bir fitne fesat, nasıl bir çirkinlik, nasıl bir ahlaksızlık, nasıl bir karaktersizlik, nasıl bir utanmazlık..

 

20 Temmuz dan bu yana  Urfa da, Diyarbakır da,  Şırnak ta,  Mardin de  Dağlıca da,  Iğdır da bölgenin bir çok yerinde askerimiz, polisimizi  sivil insanları hain pusularda hain tuzaklarda alçakça şehit eden  PKK ya ile arasına mesafe koydu mu  hayır?.  

 

Demirtaş ABD uşağı, işbirlikçi terör  örgütü PYD için “halk hareketi” diyor. Suriye halkına düşmanlık eden, kan kusturan ve topraklarımızda hain pusularda, polisimizi, askerimizi şehit eden PYD adlı seri katillerden oluşan cinayet şebekesine sahip çıkan Demirtaş  terörizme destek vermeye devam etmektedir.

 

SİZ KANDIRILMIŞ, AĞINIZA DÜŞMÜŞ GENÇLERİ CANLI BOMBA YAPMAYI ÇOK İYİ BİLİRSİNİZ

HDP şefleri. PKK’lı bombacıları, derin sol örgütlerin bombacılarına  her fırsatta övgüler  dizmişler  cenaze  törenlerine toplu halde katılmışlardır MLKP adlı komünist illegal örgütün mensubu ve  derin karanlık sol  örgütün HDP’deki sözcüsü olan Figen Yüksekdağ kurucularından biri olduğu, başkanlığını yaptığı  “Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)’nin 2013 yılındaki   bir  toplantısında  MLKP’ adına eylem yapan  canlı bomba   Yasemin Çiftçi’yi anma toplantısında  terör örgütü militanına militanlarına övgüler dizmiştir.

 

Paralel yapı KCK/PKK’nın uzantıları ile yancısı, Almanya merkezli MLKP’nin mensubu olan HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ illegal terör örgütü MLKP’nin ve onun yasal partisi olan 29 Ocak 2010 tarihinde kurulmuş Marksist – Leninist bir siyasi parti olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (kısaca ESP)’nin ilk kurucu genel başkanıdır.

 

Marksist Leninist Komünist Parti (kısaca MLKP), 10 Eylül 1994'te kurulan yasa dışı komünist bir örgüttür. MLKP’nin kökenleri 12 Eylül 1980 öncesine dayanmaktadır. Üç sol örgüt TKP-ML Hareketi, TDKİH ve TKİH’in birleşmesiyle kurulmuştur. Figen Yüksekdağ asker, polis, ülkücü katili olan terör örgütü MLKP’nin uzun süreli yayın yapan halen yayınlanmaya devam eden Atılım gazetesinde uzun yıllar çalışmıştır. 

 

HDP Eş Genel Başkanı MLKP’li Figen Yüksekdağ 19 Temmuz günü Kobani'de PYD terör örgütü ile yaptığı temasların ardından Suruç ilçesine gelerek devletin Suriye sınırındaki güvenlik tedbirlerini eleştirmiştir yine ABD uşağı PYD terör örgütüne sahip çıkmış “ Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz. Bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz.’ demiştir. Yüksekdağ açıkça terör örgütüne ve küresel terörizme sahip çıkmış topraklarımızı ve bölgemizi kan gölüne çeviren küresel cinayet şebekelerinin sözcüsü olmuştur.

 

 MLKP’li canlı bombalar için ESP tarafından düzenlenen ve basına kapalı gerçekleşen toplantıda konuşan Yüksekdağ’  Terör eylemine sahip çıkmış  ölen  canlı  bomba eylemcisinin ardından 28  Haziran  2013  tarihinde  Adana’daki bir toplantıda şunları söylemişti: ““Devrimci hareketin komünist evlatları olarak bizler asla yenilgiyi kabul etmedik. Bu memlekette devrimci yürüyüşümüz içinde çok kazandık çok kaybettik. Çok yendik, çok yenildik, çok can aldık, çok can verdik”

 

 “Biz sırtımızı PKK’ya dayadık” sözleri dolayısıyla da hakkında soruşturma açılan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın, AKP  binasına yönelmişken parçalanarak ölen canlı bomba MLKP üyesi  Yasemin Çiftçi’nin ardından söylediği sözler...

 

“Yaseminler varsa ve Yaseminleşecek olan genç yoldaşlarımız ve kardeşlerimiz varsa, bu dava asla ve asla yenilmeyecektir. Yasemin yoldaşın izinden yürümeye devam edeceğiz.”

 

 “Arkadaşlarla tatile çıkıyoruz.” diyerek  evinden çıkan sol örgütlerin tuzağına düşen ,MLKP militanı genç kızın hayatı, 9 Şubat 2012’de İstanbul’da  gerçekleştirdiği intihar saldırısıyla son bulmuştu. 

 

Yasemin Çiftçi'nin üzerindeki bomba  Sancaktepe'de AKP  İlçe Başkanlığı'na eyleme giderken patlamış, genç kız paramparça olmuştu. 

 

Genç kızın hayatı 9 Şubat 2012’de İstanbul’da gerçekleştirdiği intihar saldırısıyla son buldu. Olayı terör örgütü MLKP üstlenmişti MLKP şeflerinden şimdi  HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ devleti katil yapmayı biliyor ama  esas katil terör örgütleri PKK ‘ya, MLKP ‘ye katil demiyor.

 

Terör örgütü şefleri tarafından ölüme gönderilen genç kız için  MLKP şeflerinden  Yüksekdağ  daha fazla gençlerin ölmesi için  gençleri canlı bomba olmaya teşvik eden sözler sarfetmiştir.

 

Terör  Örgütlerine  yakayı kaptıran gençler ,terör eylemlerinde  yer alırken  yasa dışı eylemlerden canlı bomba olmaya kadar varan saldırılarda kullanılmaktadır  

Gençleri canlı bomba yapmaya çalışan bu kör ve alçak zihniyet  demokrasi ve barıştan yana olabilir mi?

 

HDP’nin karar vericileri işlenen cinayetlerin ortağıdır. Kandil’in vesayeti altındaki HDP eş başkanlarının ikisi de iç savaş tahrikçisidir. İki eş başkanı da manipülatördür, kaoscudur, NATO’cudur ve Gladyo’nun maşalarıdır.

 

Her ikisi de küresel terör merkezlerinin uzaktan kumandalı oyuncaklarıdır. İkisi de küresel emperyalizme bağımlı ve bağlıdırlar.

 

İngiliz Lordlar Kamarası Selahattin Demirtaş’tan, Avrupa Gladyosu da Figen Yüksekdağ’dan çok memnunlar. Kökü dışarıda olan HDP, savaş lordlarının, savaş lobilerinin, silah tacirlerinin talimatlarını uygulamaktadır. Onların dışına çıkması mümkün değildir.

 

DEVLETİ KATLİAMCI GÖSTERMEYE ÇALIŞAN HDP Lİ AHLAKSIZLAR ESAS KATLİAMCI, CANİ, CİNAYET ÖRGÜTÜ PKK’DIR  

Devleti katliamcı göstermeye kalkan HDP’li ahlaksız, utanmaz, çukur  adamlar Türk devleti asla katliam yapmaz.  Esas katliamcı, bağımlı  olduğunuz PKK terör  örgütüdür. PKK, 1984’den günümüze 500 yakın köyü basıp, katliamlar yapmadı mı? Yüzlerce karakolu basan, hunhurca katliamlar yapan, 10 bine yakın vatan evladını, 7000 civarında sivil masum insanı katleden katil , katliamcı  cinayet örgütü PKK değil mi?  

 

HDP ve kuyrukçularının sahte barış taktiklerine bu ülkede  kimse inanmaz.  PKK/KCK’nın siyasi kanadı HDP’nin barış siyaseti dediği savaş siyasetidir. Barış ve demokrasiden yana olanlar sırtını terör örgütlerine dayamaz, terörden nemalanmaz. 

 

Askerimiz, polisimiz hain pusularda PKK terör örgütü tarafından şehit ediliyor, HDP eş başkanları HDP sözcüleri milletvekilleri hala PKK terörünü kınamadıkları gibi tavır da almıyorlar. Asker, polis katili PKK militanlarından “gerilla” olarak bahsetmekteler. Terör örgütü PKK’dan   “özgürlük ve barış hareketi” gibi söz etmekteler.

 

PKK'ya terör örgütü demeyen, kınamayan 'biz Türkiye partisiyiz' söylemini sürdüremez. Teröre terör, teröriste terörist demeyen Türkiye partisi asla olamaz. Onlar ancak Gladyo’nun maşası olurlar.

 

İdeolojik savaş kışkırtıcısı olan  HDP sözcüleri demokrasi düşmanlarıdır.  HDP silahsız siyaseti değil silahlı siyaseti savunarak Kandil siyasetçiliği yapmaktadır. HDP silahtan başka siyaset güçten başka dil bilmediği için Kandil’le, KCK ile bağlarını kesmeye yanaşmıyor.

 

Atlantik – İngiliz planlarını uygulayan KCK/HDP iç savaş ateşine odun, değirmenine su taşıyor.  

 

PKK KUYRUKÇUSU SÖZDE STK’LAR BARIŞA, DEMOKRASİYE DEĞİL,  İÇ SAVAŞA  HİZMET EDİYOR

Ankara da  ‘savaşa karşı barış’ buluşması diyenler Türk devletine, Türk Milletine karşı  “ Devrimci Halk Savaşı”  yapıyoruz  diyen PKK’ya toz kondurmamaktalar. Bu nasıl barıştan ve demokrasiden yana olmak?.

Bunlar demokrasinin ve barışın yanında mı yoksa   terör örgütü  PKK/ KCK’nın muhafızlar mı?.  Terörün destekçisi olan HDP yandaşı sözde STK’lar açıkça bölücü  terörün devamından yanalar. 

 

Demokrasi ve barış düşmanı, bölgede halka kan kusturan  zalim ve hunhar cinayet şebekesine ses çıkarmayan utanmadan hala “katil devlet” diyen “katil PKK” demeyen bu sözde STK’lar  kaostan ve şiddet sarmalının devamından yanalar. 

 

Ankara’daki eylemin organizatörlüğünü yapan HDP/ PKK kuyrukçusu sol sendikaların ve sol örgütlerin barışları yalan, ve  palavradır. Üzüntüleri de yalandan başka bir şey değil. 

 

Küresel güçlerin taşeronları piyonları  olan   Kandildeki terör şefleri  2 yıldır “Türkiye metropolleri savaş sahamız olacak”  demişler,  her yaptıkları eylem çağrısının ardından sokaklar kan gölüne dönmüştür.  

 

Sadece son iki ayda ABD / NATO İsrail uşağı PKK terör örgütü  150 vatan evladını şehit etti. Dağlıca da, Iğdır da ve bir çok yerde, PKK terör örgütü kalleşce ve kahpece saldırılarla askerimizi ,polisimizi,  korucumuzu şehit ederken bu sözde barışsever! barış mitingi düzenleyen  HDP’PKK  destekçisi STK’lar  nerdeydi?.  PKK terör örgütüne tavır aldılar mı?, kınadılar mı? karşı çıktılar mı?.  Ne gezer  HDP ve PKK ya destek vermeye devam ettiler. 

Ankara’da,  terör örgütü  PKK’ya sempati ile bakan çevrelerin öncülüğünde   düzenlenen mitingin barış ve demokrasiyle uzaktan yakından ilişkisi yoktur.

 HDP’ye destek veren,  çoğu Marksist- Leninist olan derin sol örgütler ve “”alisiz Alevilik” peşinde koşan ateist  çevrelerin katıldığı bu miting; barışa, kardeşliğe demokrasiye değil, tamamen iç savaş peşinde koşan Türk- Kürt  Sünni – Alevi çatışması çıkarmak isteyen beşinci kol grupların  organizasyonudur.

 

HARİCİ SAPIK TEKFİRCİ IŞİD NASIL BİR CİNAYET ŞEBEKESİ İSE;  PKK’ DA LAİK/ STALİNİST TOTALİTER BİR CİNAYET ŞEBEKESİ VE TERÖR ÖRGÜTÜDÜR. 

  “Bu meydan kanlı meydan”,  “katil devlet”, “ Vur Gerilla Vur Kürdistanı Kur” diyen  karanlık  zihniyet  bu ülkeye, bu millete  bu devlete  en büyük düşmanlığı yapmaktadır.

 

Meydanlarda  “Katil devlet “diyenler  terör örgütü PKK için niye  katil PKK demiyorlar?. Neden Katil PYD ?demiyorlar. Neden ABD,  İsrail, Rusya karşıtı tavırlar sergilemiyorlar.?

 

Tarihin en kanlı örgütlerinden harici zihniyete sahip tekfirci, IŞİD nasıl cani, katil bir cinayet şebekesi ise PKK/ PYD’ de öyledir. PKK/ PYD için terör örgütü demeyenler, BAAS’’ın Şebbihaları ile aynı zihniyete sahiptirler.  Bu sözde STK’lar . NATO merkezli gladyonun  yerli piyonlarıdır.  

 

PKK adına eylem yapılan yerde HDP, HDP adına eylem yapılan her yerde de PKK’nın varlığı ortadır

 

IŞİD ORTADOĞUDA KUKLA OLAN ÖRGÜTLERDEN BİRİDİR

Suriye de vekalet  savaşlarının yerini şimdi cephe savaşları alıyor.  PKK ve IŞİD üzerinden  Silahlar, bombalar, mayınlar patlatılarak kitlesel büyük provokasyonlar tezgahlanıyor. 

 

Suriye’ye gelen silahlı radikal gruplar da Suriye’de devam eden iç savaş da PYD gibi dış güçlerin maşasıdır oyuncağıdır.

 

Harici IŞİD küresel emperyalizme hizmet ediyor. Tekfirci IŞİD’in de PKK’dan zalimlik yönünden farkı yoktur.

 

IŞİD Ortadoğu’nun görmüş olduğu en fonksiyonel örgüt. Çok iyi bir akıl tarafından yönlendiriyor.

 

Şeytan PKK stratejik bir maşadır. Tekfirci IŞİD ise emperyalist işgal politikalarının bir sonucudur.. Sapık IŞİD Ortadoğu’daki zalim rejimlerin ürünüdür. 

 

Allah resulü (s.a.v) haricileri cehennemin köpekleri olarak vasıflandırmıştır. Küresel terör şebekelerinden IŞİD harici ve cehennem köpeğidir. 

Harici zihniyete sahip IŞİD, ABD, İngiltere İsrail’in, Suudi Arabistan ve Katar’la birlikte yarattığı bir canavardır, cinayet şebekesidir. ABD ve İngiliz gizli, servisinin  ortak ürünü olan  IŞİD vb. selefi çetelerin finansmanını  ABD uşakları  Suudi  ve  ile Katar  rejimi  üstlenmiştir.

 

Suriye ve Irak’ta  oluk oluk  Müslüman kanı akıtan, Müslümanları öldüren terör örgütü sapık IŞİD Esad rejiminin işini her alanda kolaylaştıran bir karanlık  yapıdır. Çağımızın harici yapılarından biri olan IŞİD ,terör rejimi  İsrail’i  ise  bir kez bile hedef almamıştır! BM’nin resmi raporlarında bile terör devleti  İsrail ile IŞİD arasındaki yardımlaşmadan söz ediliyor. Vehhabi / selefi tam bir asimetrik savaş kurgusu olan IŞİD Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üzerinden silahlandırılmıştır.

 

ABD’nin Irak ve Suriye için hazırladığı bölme planlarında kullanılan bir kukladır. Suruç patlaması gibi Ankara garı patlamasında IŞİD yine baş aktörlerden biri olarak karşımıza çıkmıştır. Cani bir cinayet örgütü olan  IŞİD Irak ve Suriye’de yaptığı canlı bombalar, intihar saldırıları ile bilinmektedir.

 Bir  ayağı, Suriye’de bir ayağı Türkiye de olan  bu  neo harici  sapık ve sapkın akımlar İstanbul, Ankara  Adıyaman başta olmak üzere  bir   çok yerde  irtibat büroları açarken sayısız   hücreler  kurulurken Devlet ve istihbarat kurumları ne yapıyordu ?.Maalesef PYD gibi Türkiye için tehlike olan  IŞİD vb. bu sapık ve sapkın cinayet şebekelerini görmezden geldiler.  

 

Suriye direnişine darbe vuran Esad rejiminin işini kolaylaştıran tüm İslami grupları kâfir ilan eden tekfir eden  Böyle bir akide bidat’tir ve dini tahriftir. Sivil ve masum insanları hunharca  katleden  vahşi ve cani IŞİD islama en büyük zarar veren yapılardan birdir. Dinimizde   İyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak (emr-i bi’l-ma’ruf ve nehyi ani’l-münker) farzdır. Ancak IŞİD vb. kirli ve karanlık örgütler sapık, ruh hastası  harici  kafa yapısına sahip  tiplerle doludur 

 

BOMBALI SALDIRILARIN OLACAĞINI  TÜRKİYE DÜŞMANI  CIA ELEMANI  HDP YANDAŞI  HENRY BARKEY  AÇIKÇA  SÖYLEMİŞTİR

 Henry Barkey, David Philips, Graham Fuller vb. Türkiye düşmanı İsrail muhibi CIA elemanları ideologları ,yıllardır, Türkiye’yi çözmek için  Washington yönetimine raporlar yazmakta yol göstermekteler. PKK açılımın mimarları da,  Ortadoğu da ikinci İsrail peşinde koşan, çoğu Yahudi ve Neocon olan bu karanlık isimlerdir.

 

CIA’nın Türkiye uzmanlarından Washington merkezli Woodrow Wilson’ın Orta Doğu Programı Direktörü Henri Barkey, 1 Kasım seçimleri öncesi  bazı  Amerikalı gazetelere “Ya seçimlerden aynı sonuç çıkacak. Ya da HDP meclise giremeyecek ve şehirler havaya uçacak.” Açıklamasını yapmıştır. 

 

KCK’nın Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Kripto Ermeni Bese Hozat da 7 Haziran 2015’teki seçimler öncesinde “ HDP’nin barajı geçememesi durumunda Türkiye’nin Vietnam’a döneceği tehdidini savurmuştu. Yahudi Henry Barkey ile  bir İsrailliyat Ürünü olan PKK aynı dili kullanmaktadır. 

 

Washington’daki Woodrow Wilson Merkezi adlı düşünce kuruluşunun Ortadoğu Programı Direktörü, CIA'in Türkiye uzmanlarından Henri Barkey yine  Ankara saldırısı ile ilgili olarak  Amerika’nın Sesi’ne  “IŞİD ‘biz yaptık’ demeyecek yarın öbür gün İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde yapsalar ne olacak?”  diyerek  yine şifreli mesajlar vermiştir. CIA uzmanları, CIA istasyon şefleri ülkemizi kan gölüne çevirmek için her türlü senaryoları hazırlıyorlar.

 

YENİ ABD SAVUNMA BAKANI DA YAHUDİDİR VE BÖLÜCÜLERİN HAMİSİDİR 

12 Şubat 2015 tarihinden itibaren ABD Savunma  Bakanlığına  getirilen ve    silah baronu olarak bilinen  Yahudi  Ashton Carter  ve Ortadoğu’daki CIA İstasyon şefleri de kesinlikle  Türkiye’yi hedef alan küresel saldırıların içindedir.

 

Amerika’nın, Almanya’nın, İngiltere’nin Ankara elçileri Diyarbakır’ı mesken tutmuşlardır. Ajan diplomatlar Hakkâri’de, Van’da, Batman’da, Diyarbakır’da Gaziantep’te, Ağrı’da PKK uzantısı yapılarla otellerde kapalı kapılar ardında gizli ve karanlık toplantılar yapıyorlar.

 

ABD’li diplomatlar, ‘diplomat’ gibi değil, ‘ajan’ veya ‘istihbaratçı’ gibi çalışmışlardır. Türkiye’de görev yapan ABD elçilerinin konsoloslarının çoğu Yahudi’dir. Daha öncesinde olduğu gibi son 30 yılda Türkiye’de görev yapan James W. Spain, Robert Strausz Hupe, Morton Isac Abramowitz , Marc Grosman, Marc Robert Parris, Robert Pearson, Eric Edelman, Ross Wilson, James Jeffrey gibi ABD elçileri CIA İstasyon şefleri ile birlikte Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik her çalışmanın içinde bizzat yer almışlardır.

Her biri ABD’de, Türkiye uzmanı olan işleri güçleri Türkiye’yi karıştırmak olan Graham Fuller, Morton Abramowitz, Henri Barkey  Richard Perle  Paul Wolfowitz  . David Philips, gibileri azılı Türk düşmanlarıdır.

ABD Dışişleri diplomasisi, Anglo Sakson geleneğinden gelir.  Asimetrik ve siber savaşın başlatıcısı ve uygulayıcısı, küresel şeytan ABD’dir. Dünya şimdi, yoğun bir şekilde devam eden ‘siber savaşlar  asimetrik savaş’ ile karşı karşıyadır. Pentagon, Amerikan imparatorluğunu dünyaya hakim kılmak için ‘Siber savaş komutanlığı’ kurmuştur. 

 

http://www.gazetevahdet.com/demirtas-uzaktan-kumandali-oyuncak-34372h.htm



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ