Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-25 09:44:11

6.OLAĞANÜSTÜ KURULTAYIMIZDA, 'BBP LİDERİ DESTİCİ GÜVEN TAZELEDİ'

Paraları Sıfırlamayı Biliyorsun da Barajı Sıfırlamayı Niye Bilmiyorsun?
6.OLAĞANÜSTÜ KURULTAYIMIZDA, 'BBP LİDERİ DESTİCİ GÜVEN TAZELEDİ'
Paraları Sıfırlamayı Biliyorsun da Barajı Sıfırlamayı Niye Bilmiyorsun?

 

Ankara TES-İŞ Sendikası Genel Merkezinde yapılan kurultayda BBP Lideri Destici, 'Dik dur eğilme, Alperenler seninle' sloganlarıyla kürsüye çıktı.

 

Destici, ramazan ayında kongrenin yapılmasının kararlaştırıldığını dile getirerek, her çağrıldığında inançla ve imanla gereğini yapan, ailelerinin rızıklarından keserek davaya hizmet edenlere teşekkür etti.

 

6. Olağanüstü Büyük Kurultayı'nda yeniden BBP Genel Başkanı seçilen Mustafa Destici, konuşmasının başında Srebrenitsa katliamına değindi ve Avrupa tarihinin bu vahşetlerle dolu olduğunu söyledi. Destici, 20 yıl geçmesine rağmen Srebrenitsa katliamının Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak tanınmamasını eleştirdi. 

 

'DIŞİŞLERİ, DİPLOMATİK BAŞARISIZLIĞIN HESABINI VERMELİDİR'

Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yapılan baskılara da değinen Dectici, "Uygur Türklerinin soykırıma tabi tutulduğunu kaydetti. Dünyanın Çin’de Uygur Türklerine yapılan baskıya sessiz kaldığını hatırlatan Destici, "Türkiye’yi yönetenlerin de gaflet içerinde olduklarını görüyoruz. Tayland hükümeti bir açıklama yapıyor. ‘400’ün üzerinde bize sığınan olduğu, bunların 200’den fazlası için Türkiye adres ya da akrabalık ilişkisi bildirdi. Onları Türkiye’ye gönderdik ama geri kalanlar için bir bildirim yapılmadığı için onları Çin’e gönderdik’ diyor. Eğer Tayland’ın dediği doğru ise elbette Türkiye’yi başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere bunun hesabını vermelidirler. Eğer bu bir diplomatik başarısızlıktan kaynaklanmışsa iade eden Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin akıbetlerinde burada sorumluluğu olanları da ortak ilan ederiz." ifadelerini kullandı. 

 

'ÇİN BÜYÜKELÇİSİ DİŞİŞLERİ'NE ÇAĞIRILDI MI?'

Destici şöyle devam etti: "Burada Türkiye’yi yönetenlere Dışişleri Bakanlığı’na sesleniyorum, acaba Çin Büyükelçisi Dişişlerine çağırıldı mı? Çin’e bir nota verildi mi? Bunların hiçbirisi yapılmadı. Muhalefet partisi gibi Türkiye’yi yönetenler sadece Çin’i kınıyor, içeriye doğru dönüp bunu politik malzeme olarak kullanıyor. Kayıkçı kavgasına dönüştürüyorlar. Bu konular iç siyaset malzemesi yapılmayacak konulardır. Bu konular milli ve manevi konulardır." 

 

Srebrenitsa katliamının yıldönümü olduğunu hatırlatan Destici, şunları söyledi:

"Batı Avrupa'nın göbeğinde, 20 yıl önce sırf Müslüman oldukları için on binlerce Boşnak kardeşimiz hunharca katledildi, soykırıma tabi tutuldu. Bütün bunlar hür dünyanın, batının emperyalist, küresel güçlerin gözleri önünde oldu. Bir vahşet gerçekleştirildi. Biliyorsunuz, Birleşmiş Milletlerin Hollanda gücü askerlerinin gözü önünde bu katliam gerçekleşti. Avrupa tarihi bu vahşetle dolu bir tarih. Ama 21. yüzyılda bize ve bütün dünyaya insanlık ve demokrasi dersi vermeye kalkan Avrupa, maalesef 20 sene önce burada büyük bir insanlık suçuna ortaklık etti. 20 yıl geçmesine rağmen bunun Birleşmiş Milletler'de soykırım olarak tanınmaması ve soykırımı gerçekleştirenlerin hak ettikleri ağır cezalarla karşılaşmamaları, Sırbistan'ın devlet olarak bunun bedelini ödememesi Avrupa'nın iki yüzlülüğünün bir sonucudur."

 

DIŞİŞLERİ BUNUN HESABINI VERMELİ

Doğu Türkistan'da Türklere uygulanan kötü muamele ile ilgili olarak Destici, sözlerine şöyle devam etti: "Her Ramazan ayında oruç tutmaları yasak hale getiriliyor, camiler yasak hale getiriliyor, kadınların başlarını örtmeleri yasak hale getiriliyor. Uygurlar, komşu ülkelere kaçarak oranın üzerinden Türkiye'ye sığınmaya çalışıyorlar. Türkiye'den sorulan hesap Çin'den sorulmuyor. Çin büyük müttefik. G8 üyesi, batının hayat damarlarından bir tanesi."

 

Türkiye'yi yönetenlerin gaflet içerisinde olduklarını anlatan Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: Tayland hükümeti 'son dönemde bize 400'ün üzerinde sığınan olmuştur. Bunların 200'den fazlası Türkiye'de adres belirtti. Türkiye onlarla ilgili bize akrabalık ilişkisi bildirdi. Onları Türkiye'ye gönderdik ama diğerleri için yapılmadığı için Çin'e gönderdik' dedi. Eğer durum böyleyse, ben kendi hükümetimin, devletimin, Dışişleri Bakanlığımızın açıklamalarına itibar etmek istiyorum. Tayland'ın dediği gibiyse, başta Dışişleri bunun hesabını vermelidir."

 

ÖNCE IŞİD GELİYOR SONRA ABD VURUYOR SONRA PYD YERLEŞİYOR

Suriye konusuna değinen Destici, iktidarın Suriye olaylarında katkısı olduğunu iddia ederek şunları dedi:

"Esad'a karşı çıkmak başka, Esad'ın zalimliği başka. Biz onları dostken de uyardık; zalimden dost olmaz. Bundan hayır gelmez. O zaman bizi dinlemediler. Sonra Esad'ı devirmek için batının oyununa geldiler. Clinton ve İngiltere'nin oyununa geldiler ve onlarla birlikte kısa bir sürede Esad ve rejimini Suriye'den gönderebileceklerini düşündüler. Uluslararası kamuoyu ve güçlerle birlikte muhalifler desteklendi. Sadece içeri alıp beslemekle olmuyor. Politikalarının arkasında sonuna kadar duramadılar. Orada batının, İngiltere'nin, İsrail'in derdi Esad'ı gönderip, Suriye'yi özgürleştirmek, demokrasi getirmek değil. Siz bunların Afganistan'a, Afrika'ya, Irak'a nasıl demokrasi getirdiğini görmediniz mi? Bunlar bize ibret olarak yetmedi mi. Asıl amaç Suriye'yi bölmek, Irak'ı bölmek, orada bir PKK devleti kurmaktır."

 

Hükümetin başlattığı çözüm sürecini eleştiren Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çözüm süreci PKK'yı rahatlatmadır. PKK, güçlerini Kandil'den, Türkiye içerisinden Suriye'nin kuzeyine göndererek orada PKK'nın, PYD'nin devletleşmesi için bir süreç başladı. Türkiye'de, Kandil'de olan teröristlerin önemli bir kısmı Suriye'nin kuzeyinde. IŞİD'i bir mayın eşeği gibi kullanıyorlar. IŞİD emperyalist, küresel güçlerin bir maşası. Onların kurduğu Suriye, Irak, Büyük Ortadoğu Projesinde bir maşa. Önce o geliyor Arap veya Türkmen bölgesini işgal ediyor, sonra PYD geliyor. Amerika havadan vuruyor. Bütün bu proje yürürken, Cumhurbaşkanı 'Suriye'nin kuzeyinde PYD devleti kurulmasına izin vermeyeceğiz'demiştir. Aynı sözlerin Sayın Cumhurbaşkanı Başbakanlığı döneminde Irak için kullandı. Barzani kırmızı halılarla karşılandı. Fiili müdahale etmesi lazım."

 

Türkiye'nin ikinci kez büyük bir bataklığa çekilmek istendiğini anlatan Destici, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye Suriye'deki ilerleyişi durdurabilir. Karşı çıktığı tezi yok edebilir. Orada bizim birinci derecede sahiplenebileceğimiz, hiçbir uluslar arası gücün biz sahiplendiğimizde sahiplenemezsiniz diyemeyeceği bir kitle var. Türkmen varlığı bizim için birinci derecede önemli. Uluslararası müdahale bakımından onların hakkını koruma hakkımız vardır. Biz onların garantörüyüz. Türkiye içeriye girmeden, üslerimizin menzili 50 kilometre, nasıl Amerika PYD'nin önünü açıyorsa, bizde orada Türkmenlerin önünü açarız ve 'Benim sınırım burasıdır. Burayı geçeni vururum' deriz."

 

Destici, bu millete ne olduğunu anlayamadığını belirterek "MHP-AKP ile koalisyon yaparsa, oyu düşer mi? Oy kaybeder mi? CHP girerse ne olur?' Hepsi koalisyon için can atıyor" ifadelerini kullandı.

 

7 Haziran’da yapılan seçim sonuçlarına değinen Destici, "Şahsınızı ve parti menfaatinizi düşünmekten vazgeçin. Ülkenin, milletin, devletin menfaatini düşünün. Soma’da, Ermenek’te hayatını kaybeden işçi kardeşlerimizi düşünün, açlık sınırı altında inin inim inleyen emeklilerimizi düşünün, seçim öncesi söz verdiğiniz asgari ücretlileri düşünün, her gün sokaklarda öldürülen kadınlarınızı düşünün, toplumdaki ahlakı yozlaşmayı manevi çöküntüyü düşünün, bunları öne koyun." çağrısında bulundu. 

 

Seçim kanununu da  değerlendiren Destici, "Eğer sizinle ilgili barajı aşamıyor algısı oluşturuluyorsa, o barajı geçmek çok daha zor hale geliyor. Seçime başladığınız noktada dahi seçimi bitirmeniz mümkün olmuyor. Biz seçimden önce yaptığımız kamuoyu araştırmalarımızın hepsinde milli ittifakın baraja yakın olduğunu gördük. Gerçek olan saha çalışmalarını anket firmalarını tarih vererek, isim vererek bunları paylaştık. Adaletsiz bir seçim sistemi ile seçime giriliyor" şeklinde konuştu.

 

Türkiye'de antidemokratik bir seçim sistemi olduğunu savunan Destici, Türkiye'nin darbe anayasasıyla yönetilmeye devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

 

33 YILDIR DARBE ANAYASASIYLA YÖNETİLİYORUZ

"Darbecilerin en sonuncusu Tahsin Şahinkaya da birkaç gün önce hayatını kaybetti, öldü. Şimdi yaptıklarının hesabını inşallah verecek. Kenan Evren öldüğünde de Tahsin Şahinkaya öldüğünde de diğer darbeciler öldüğünde de 'Allah rahmet eylesin' demeyeceğim, 'Allah müstahakkını versin ve amelleriyle muamele etsin' diyeceğim dedim. Son darbeci de ölmesine, darbenin üzerinden 35 sene geçmesine ve darbe anayasanın üzerinden de 33 sene geçmesine rağmen hala Türkiye, darbe anayasasıyla, darbe yasalarıyla yönetilmeye devam ediyor. 33 yıldır Türkiye'yi yöneten sivil hükümetlere, siyasete bu ayıp yeter de artar bile."

 

Seçim sonuçlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Destici, milletin kararını verdiğini ancak barajların bir gün yıkılacağını ifade etti. 

 

"Ülkenin, milletin ve devletin menfaati düşünülmeli"

AKP'nin seçimlerin ardından tek başına iktidarını kaybettiğini, seçimin üzerinden bir aydan fazla bir süre geçmesine rağmen sanki tek parti iktidarı gibi hükümette kalmaya devam ettiğini aktaran Destici, Meclis Başkanlığı seçiminin de kazanılmasının AK Parti'ye ayrıca bir güç verdiğini belirtti.

 

Meclis'teki siyasi partilere çağrıda bulunan Destici, şahıs ve parti menfaatinden vazgeçilmesini, ülkenin, milletin ve devletin menfaatinin düşünülmesi gerektiğini söyledi. 

 

'PARALARI SIFIRLAMAYI BİLİYORSUN DA BARAJI SIFIRLAMAYI NİYE BİLMİYORSUN'

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici,  seçim barajına da göndermede bulundu.

 

Seçim barajı ve "darbe anayasası"nın kaldırılması gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız Destici, "Barajı düşürme söz verdiler. Nerede? Bir bakıyorsunuz, CHP seçimden önce yüzde 3 veriyor, şimdi yüzde 5'e çıkartmış barajı. Bir önerge daha verirse yüzde 7'ye çıkartacak. Seçimden önce başka, seçimden sonra başka. Sıfırla kardeşim sıfırla. Paralarını sıfırlamayı biliyorsun da barajı sıfırlamayı niye bilmiyorsun? O daha kolay. Gruba emir verirsin, ellerini kaldırırlar, sıfırlandı, oldu bitti. Hiç zor değil. Birilerini aramaya, telefon etmene gerek yok" değerlendirmesinde bulundu.

 

Destici, bu sözlerinin ardından, "Bunlar da nereden geliyor aklıma bilmiyorum" diye konuştu.

 

Meclis'e giren partilerin millete verdikleri sözleri yerine getirmeleri gerektiğini hatırlayan Destici konuşmasına şöyle devam etti: "Millete yeni anayasa sözü verdiler. Bir dönem daha mı harcayacağız. Darbe anayasası ile mi yönetileceğiz. Barajı düşürme sözü verdiler. CHP seçimden önce yüzde 3 veriyor. Şimdi bir önerge vermiş yüzde 5’e çıkarmış. Bir önerge daha verirse herhalde yüzde 7’ye çıkaracak. Yanı seçimden önce başka seçimden sonra başka. 

 

"Asıl Amaçları Suriye'yi Bölüp Orada Bir PKK Devleti Kurmaktır"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Nasıl Amerika PYD’nin önünü açıyorsa, bizde orada Türkmenlerin önünü açarız ve ‘benim sınırım burasıdır, burayı geçeni vururum‘ deriz” dedi.

 

Destici, partimizin 6. Olağanüstü Büyük Kurultayı'nda 344 delegeden 340 delegenin oyunu alarak genel başkanlığa seçildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ