Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-25 09:48:56

ŞEHİT LİDERİMİZİN 'SUİKASTINA' İLİŞKİN DAVA..

ŞEHİT LİDERİMİZ MUHSİN YAZICIOĞLU VE YOL ARKADAŞLARININ ŞEHADETİNE İLİŞKİN ESKİ EMNİYET AMİRİ DURSUN ÖZMEN HAKKINDA ‘GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK’ SUÇUYLA AÇILAN DAVANIN 5.’Si KAHRAMANMARAŞ ADLİYESİ’NDE GÖRÜLDÜ
 
ŞEHİT LİDERİMİZİN 'SUİKASTINA' İLİŞKİN DAVA..
ŞEHİT LİDERİMİZ MUHSİN YAZICIOĞLU VE YOL ARKADAŞLARININ ŞEHADETİNE İLİŞKİN ESKİ EMNİYET AMİRİ DURSUN ÖZMEN HAKKINDA ‘GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK’ SUÇUYLA AÇILAN DAVANIN 5.’Si KAHRAMANMARAŞ ADLİYESİ’NDE GÖRÜLDÜ

 

Büyük Birlik Partimizin (BBP) merhum Şehit Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve yol arkadaşlarının şehadetine ilişkin eski emniyet amiri Dursun Özmen hakkında ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçuyla açılan davanın 5.’si duruşmasına devam edildi.

 

 

25 Mart 2009'da Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 yol arkadaşının hayatını kaybettiği 'Şehadet Süreciyle' ilgili olarak, dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'ye Yazıcıoğlu'nun yaralı kurtulduğu bilgi notunu gönderen Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla açılan davanın beşinci duruşması bugün Kahramanmaraş Adliyesi'nde görüldü.

 

7'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde öğleden sonra başlayan duruşmayı Genel Başkanımız BBP Lideri Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, 'süreçte'  yaşamını yitiren Erhan Üstündağ'ın eşi Meryem Üstündağ, gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, avukatlar ve partililer katıldı. 

 

Mahkeme heyeti, helikopterin düştüğü bölgedeki köylülerden Fatih Gökçek'i tanık olarak dinledi.

 

TANIK OLARAK FATİH GÖKÇEK DİNLENDİ

Saat 13.00'da başlayan duruşmada mahkeme heyeti, helikopterin enkazına ulaşan 17 kişilik ekipte yer alan köylülerden Fatih Gökçek'i dinledi. Mahkeme başkanı Gökçek’e olayı nasıl öğrendiğini ve enkaza nasıl ulaştığını sordu. 

Gökçek, Kahramanmaraş’ta televizyondan öğrendiğini anlattı. 

 

Daha sonra arkadaşı Döngele köyü muhtarı Yılmaz Dilki ile buluştuğunu aktaran Gökçek, "Olayın ilk günü Kahramanmaraş’taydım. Kazayı televizyondan öğrendim. Daha sonra Döngel Köyü Muhtarı arkadaşım Yılmaz Dilki ile Çevrepınar köyünde arkadaşlarla birlikte bir araya geldik. Önce Tekir Jandarma Karakolu’na gittik. Karakolda haritada Keş Dağı’nın işaretlendiğini gördüm. Ben bölgeyi iyi bilmediğim için bir arkadaşını arayarak helikopterin düşmeden önce hangi yöne gittiğini sordu. O da tarif etti. Kazanın 3’üncü günü sabaha karşı 4’te yola çıktık, 14.30’da enkazın olduğu alana ulaştık. Yaptığımız araştırmada 4 ceset gördük. Jandarma Karakolu’ndayken oradaki bir subay Yılmaz Dilki’ye haritada kırmızıyla işaretlenen yerin ‘Keş Dağı’ olduğunu ve bu bölgede aramadık bir metrekarelik yer bırakmadıklarını söylediğini duydum." dedi.

 

Yazıcıoğlu’nın avukatlarından Kemal Yavuz ile Selami Ekici, tanık Gökçek’e olay yerinde çanta, para ve evrak olup olmadığını sordu. Gökçek de soruya şöyle cevap verdi: "2 cenaze enkazın altındaydı. Büyük bir tane şey gördüm. Büyük bir ihtimalle kameraydı. Daha sonra Maraş valisi bizi aradı ve enkazla uğraşmamamızı söyledi."

 

Avukatlardan Selami Ekici, 16 kişilik kurtarma ekibine sonradan dahil olan ve üsteğmen olduğu öne sürülen Abdullah Göllü’yü tanıyıp tanımadığını sordu. Gökçek, bu soruya ise "Abdullah Göllü’nün bize katıldığını ben sonradan öğrendim. Kendisini tanımıyordum. Üzerinde askeriyenin soğuk iklim parkesi vardı. Kendisinin Göksunlu olduğunu söyledi." şeklinde cevap verdi. 

Gökçek, olay yerinden görüntü alınıp alınmadığıyla ilgili kendisine yöneltilen soruya ise "Yılmaz Dilki ve Abdullah Göllü olay yerinden görüntü aldı. Çünkü onlar enkazın etrafında daha çok dolaşmışlardı. Daha Kızılöz köyüne döndüğümüzde savcı bey telefondaki görüntüleri silmemizi ve medyaya görüntü vermememizi istedi." dedi. 

 Yazıcıoğlu'nun avukatları, Kahramanmaraş'ta görülen davanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen ana davayla birleştirilmesini, dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Kahramanmaraş Valisi Niyazi Tanılır, Kayseri Milletvekili Sadık Yakut ve Ömer Yakut, Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir, Kahramanmaraş Emniyet Müdürü Nejdet Çelik ve Kayseri Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Orhan Dinç'in mahkemede dinlenmesini, HTS kayıtlarının yer aldığı bilirkişi raporunun yeniden düzenlenmesini ve sanık Dursun Özmen'in tutuklu yargılanmasını talep etti.

 

Şehit Liderimiz Yazıcıoğlu'nun avukatlarından Kemal Yavuz ise, olay günüyle ilgili bölgede bilirkişiler tarafından toplanan bilgilerle elde edilecek raporun 1,5 yıldır beklediklerini söyledi. Yavuz, raporun gelmesi halinde ana soruşturma dosyasının devam edeceğini söyledi.

 

Yavuz, "Hatırlarsanız 14 Şubat’ta 2014 yılı Erzurum Dumlu'da Hava Radar Mevzii Komutanlığında keşif yapılmıştı. Daha sonra Hava Harekat Merkezi'nde keşif yapılmıştı. Olay günü ve saatinde bölgedeki hava hareketliliğiyle ilgili gelişmelerin bilirkişiler tarafından toplandığı ve bu arkadaşlarımızın hazırlayacağı bir raporu biz 1,5 yıldır bekliyoruz. Şayet bu rapor gelirse bu ana soruşturma dosyamız devam edecek. Aradan 6,5 yıl geçti, kamuoyu haklı, ama bu süre içerisinde almış olduğumuz bir mesafe olmakla birlikte sonuca gidecek durumda henüz dosya getirilemedi. İşte bu yargı adına çok acı bir gerçek." diye konuştu.

 

Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun yenilenmesini kabul edip diğer talepleri reddetti ve duruşmayı 6 Ekim 2015 tarihine erteledi.

 

 

DESTİCİ: LÜTFEN ARTIK NAMUS BORCUNUZU ÖDEYİN

BBP Lideri Mustafa Destici, bugün mecliste yemin eden milletvekillerinden olayın aydınlatılması için çalışma yapmalarını isteyerek, şöyle dedi:

"Buradan bugün yemin eden milletvekillerine seslenmek istiyorum. Muhsin Yazıcıoğlu da sizin gibi milletvekiliydi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en şerefli üyelerinden birisiydi. Onun hakkını, onun hukukunu korumak, onun şehadet sürecinin aydınlatılması için uğraşmak size de bir vebal değil midir? Bugün yemin eden milletvekillerinin tamamı bu hadisenin aydınlatılması için gayret göstermelidirler. Sadece olayın olduğu sırada gruplar adına teklif vererek mecliste bir soruşturma komisyonunun açılmış olması, onları bu vebalden kurtarmaz. Elbette ki onlarla birlikte Türkiye'yi o günden bu yana yöneten iktidar da bu işi aydınlatmakta baş görevlilerden ve baş sorumlulardandır. Onun için hükümet üyeleri içerisinden 'Bunu aydınlatmak bizim namus borcumuzdur' diyen arkadaşlara seslenmek istiyorum. Lütfen artık bu namus borcunuzu ödeyin. Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarımızın şehadet sürecini aydınlatmak sadece iktidarın yada hükümetin görevi değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onunu hukuk sisteminin de en başta gelen görevlerindendir ve namus borçlarından bir tanesidir."



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ