Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-25 09:59:20

BBP YİK BAŞKANI HAKKI ÖZNUR: AJAN DİPLOMATLAR BÖLÜCÜ HDP'NİN PROPAGANDASINI YAPIYORLAR.

ÜLKÜCÜ FİKİR VE SİYASET ADAMI, ARAŞTIRMACI – YAZAR, BBP YÜKSEK İSTİŞARE KURULU BAŞKANI HAKKI ÖZNUR İLE YAPILAN RÖPORTAJ
BBP YİK BAŞKANI HAKKI ÖZNUR: AJAN DİPLOMATLAR BÖLÜCÜ HDP'NİN PROPAGANDASINI YAPIYORLAR.
ÜLKÜCÜ FİKİR VE SİYASET ADAMI, ARAŞTIRMACI – YAZAR, BBP YÜKSEK İSTİŞARE KURULU BAŞKANI HAKKI ÖZNUR İLE YAPILAN RÖPORTAJ

 

HDP DE BDP GİBİ İMRALI VE KANDİL’İN KONTROLÜNDEDİR

Alperen: HDP kimin projesidir? Nasıl kurulmuştur? Hangi gruplar HDP içinde yer almaktadır? 

Hakkı Öznur: Küresel bir proje olduğu net olan “Halkların Demokratik Partisi” HDP kendisinden önce kurulan “Halkların Demokratik Kongresi” (HDK) içinden bileşenlerinden ortaya çıkmıştır. 15 Ekim 2012’de 75 kurucuyla Ankara’da bu amaçla Halkların Demokratik Partisi (HDP) kuruldu. HDK'yı oluşturan örgütlerin kurduğu HDP ile bir Türkiye partisi izlenimi verilmeye çalışıldı. HDP de bir PR çalışması ve Washington projesidir ve BOP ile ilişkisi vardır. Küresel odaklar HDP’ye açıkça destek vermekteler. HDP emir ve talimatları dışarıdan almaktadır. CIA’nın devrimcileri, Soroscular, etnik ve mezhep ayrımcılığı yapanlar, Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeye çalışan çevreler, hepsi tam kadro HDP içinde toplanmışlardır.

HDP, Öcalan ve Kandil'in direktifiyle kurulmuş bir partidir. Kimilerine göre ise MİT tarafından Abdullah Öcalan’a kurdurulmuştur. HDP Amerikancı, AB’ci, İsrail sever, solcu ve Stalinist bir partidir. HDP ideolojik ajanların büyük rol aldığı bir yapıdır. HDP, PKK diktatörlüğüne hizmet eden ve statüko tarafından memnuniyetle karşılanan laik – seküler bir yapıdır. BDP gibi HDP de Abdullah Öcalan’ın ve Kandil’in vesayeti altındadır. Bu yüzden BDP de HDP de asla topluma hitap eden partiler olamaz.

TÜRK SOLU PKK’NIN KUYRUĞUNA TAKILMIŞTIR

Alperen : Geçmişte Kürtçüler Türk solunun kanatları altındaydı. Şimdi ise Türk solcuları PKK’nın kanatları altında diyebilir miyiz?

Hakkı Öznur: Net bir şekilde diyebiliriz ki PKK lideri Öcalan ve PKK kurucularının birçoğu 1968 – 1977 yılları arasında Türk Marksist hareketinin içindeydi. Öcalan THKP – C’ye sempati duymuş hatta daha da ilginci 12 Mart 1971 muhtırasından bir yıl sonra illegal Maoist örgüt, Doğu Perinçek’in liderliğindeki TİİKP adlı örgütün yani Aydınlıkçılar’ın “Şafak Bildirisi’ni”Ankara SBF’de dağıtırken 31 Mart 1972 günü dağıtırken gözaltına alınmış, 27 Nisan günü tutuklanmış, 24 Ekim 1972 tarihinde 6,5 ay yattıktan sonra derin istihbaratın devreye girmesiyle dışarı çıkarılmıştır.

Öcalan’la tutuklananlar 1974 affına kadar yatarken Öcalan kısa bir yatıştan sonra bir plan dahilinde tahliye edilmiştir. Bunun iyi bilinmesi lazım HDP vatansız, marjinal sol grupların bir kısmı ile BDP’lileri kapsamaktadır. HDP’ye sıcak bakmayan bazı sol çevreler göre HDP etnik ve mezhepçi bir projedir. HDP’yi oluşturan zihniyet patronajlık ve sol çocukluk hastalığıdır. 50’ye yakın hastalıklı ve dışa bağımlı marjinal yapılar NATO’nun kozmik odalarında hazırlanan projede yer almışlardır.

HDP çatısı altına giren derin sol grupların, Türkiye toplumu ve siyaseti içinde dikkate değer hiçbir karşılığı yoktur. 1960 – 1970 döneminde Türk sosyalist hareketi içinde yer alan Kürtçü gruplar (Kürt Solu) 1970’lerin ortalarından itibaren kendi örgütlerini kurdular. Özellikle Türk solunun büyük bir kısmı 1990’ların başından itibaren PKK’nın kanatları altına girdiler. 1977 – 1993 arasında PKK ile fraksiyon çatışmalarına giren kimi sol çevreler 1993 sürecinde itibaren PKK ile işbirliği yapmaya başladılar. CIA’nın solcuları, PKK üzerinden küresel merkezlerin kanatları altına sığındılar. Bugün HDP çatısı altında kendilerine bir yer bulmaya çalışan 1980 öncesinin TDKP, (şimdi EMEP) Kurtuluş, (şimdi SDP, SP) Halkın Birliği (Şimdi ESP), TKEP,  Partizan, Kıvılcım hareketi gibi gruplar veya bu grupların kalıntıları dükkânları kapatıyor ve ellerinde tabelalarıyla İmralı ve Kandil kontrolündeki HDP’ye katılıyorlar.

HDP’yi eleştiren bazı çevrelere göre PKK’nın peşine takılan bazı Türk sosyalistleri Marksizm dışı bir programa iltihak etmektedirler. Türkiye sosyalizminin bazı bölükleri enternasyonalizme ihanet etmişler, etnik ırkçılığa kaymışlardır. Bunlara göre HDP sosyalist bir parti değil, Atlantik ötesine hizmet eden bir projedir.

BDP milletvekilleri Haziran 2014'te aldığı kararla Halkların Demokratik Partisi'ne katılmıştır. 2 Mayıs 2008 yılında kurulan BDP, 6 yıl sonra 11 Temmuz 2014 tarihinde ise isim değişikliği yapıp Demokratik Bölgeler Partisi adını almıştır. DBP de, HDP de PKK kontrolündedir.

KAREN FOGG’UN ÇOCUKLARI  OLAN  “CIA DEVRİMCİLERİ” HDP’ Yİ  DESTEKLİYOR

Alperen : HDP için çalışan Türk Solcuları kimlerdir?

Hakkı Öznur: Küresel güçlerle irtibatlı  Marksist sol  çevreler, “CIA devrimcileri” koro halinde PKK uzantısı “HDP’ye destek” çağrılarında bulunuyorlar. Emperyalizmin denetimindeki etnik ve mezhepsel bölücülüğe Türk sosyalistlerinin büyük bir kısmı açıkça  destek vermektedir.

Türk solcuları emperyalizmin solculuğuna soyunmuşlardır. Biji Obamacı, Biji Amerikancı, CIA devrimcileri küresel emperyalizmin işbirlikçiliğini yapmaktalar.

 Bir NATO  projesi olan HDP, PKK’nın legal plandaki temsilcisidir. Anglo – Sakson Yahudi ittifakına hizmet etmektedir.

Şimdi kartel medyasında köşeleri,  tutmuş  olan  ve Avrupa Birliği Ankara Büyükelçiliği de yapmış olan Karen Fogg’un çocukları olarak da bilinen sözde gazeteci –yazar gerçekte ise beşinci kol faaliyetleri yürüten casusluk yapan liberal – solcu takımı HDP ve Selahattin Demirtaş borazanlığı yapmaktalar.

Bir  NATO projesi olan HDP’ye destek veren ilkesiz, omurgasız ve ahlaksız Türk solcuları arasında Gün Zileli, Şahin Alpay, Ragıp Duran, Halil Berktay, Ayşe Berktay, Cengiz Çandar gibi Maoist Aydınlık kökenliler, Ahmet Ümit, Haluk Yurtsever, Aydın Engin, Oya Baydar gibi TKP kökenliler, Memduh Mahmut Uyan, Ahmet İnsel gibi Dev – Yol kökenliler, Celalettin Can, Bülent Uluer gibi Dev – Sol kökenliler, Mustafa Yalçıner, Aydın Çubukçu, İhsan Çaralan gibi TDKP kökenliler, Rıdvan Turan gibi KSD kökenliler, Masis Kürkçügil ve Saruhan Oluç gibi Troçkistler vb. Türk sol hareketi içerinde yer almış, şimdi neoliberalizme kapağı atmış cihangir solcuları.

Cumhuriyet, Taraf, Radikal 2, Evrensel vb. sol, sosyalist medya organları  küresel proje olan  HDP’ye  açık destek veriyorlar.

HDP çizgisini Sosyalist çizgi olarak görmeyen, HDP’yi “etnik milliyetçilik” yapmakla suçlayan ÖDP ve benzeri Devrimci Yol geleneğinden gelen sol çevreler HDP kuyruğuna takılmayınca HDP şefleri Dev – Yol kökenli bazı eski örgüt şeflerine el atmıştır.

 Dev–Yolcular tarafından dışlanan , PKK kuyrukçusu olarak suçlanan Mahmut Memduh Uyan gibi tipleri HDP  7 Haziran seçimlerinde aday göstermiştir.

HDP kuyruğuna PKK ile bir zamanlar kanlı bıçaklı olan mensupları PKK tarafından öldürülen EMEP, TDKP, ESP (MLKP) vb. bazı sol örgütler ve çevreler takılmıştır. HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ illegal MLKP’nin ve onun yasal partisi olan 29 Ocak 2010 tarihinde kurulmuş Marksist – Leninist bir siyasi parti olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (kısaca ESP)’nin ilk kurucu genel başkanıdır. Kendini  feminist, sosyalist olarak nitelendiren Figen Yüksekdağ HDP’nin 22 Haziran 2014'te HDP II. Olağan Kongresi sonunda partinin eş başkanı olarak seçildi. Şimdi HDP’nin Van milletvekili adayıdır.

CUMHURİYET DÜN DARBECİLERİN BUGÜN İSE BÖLÜCÜLERİN VE ERMENİCİLERİN BORAZANLIĞINI YAPIYOR

Alperen : Cumhuriyet gazetesinin Ermeni tezlerine destek vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hakkı Öznur: Soykırım yalanının taşeronluğunu yapanlar arasında Cumhuriyet gazetesi de yer almıştır. Sözde Atatürkçü gazete, 24 Nisan günü Ermenice “Bir daha asla” manşetiyle çıkmıştır. Cumhuriyet birinci sayfasında Erivan’daki Tsitsernakaberd (Ermeni Soykırımı Anıtı) fotoğrafını kullanmıştır. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni cihangir devrimcisi Can Dündar, fotoğrafa yaptığı yorumda “24 Nisan’ın 100. Yılını anıyoruz” dedi. Cumhuriyet, Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in “Acı acı ağlıyorum” yazısını da yayımladı. Rakel Dink yazısında soykırım iddialarını savunurken, “Soykırım yapılmadı” diyenlere saldırdı.

Cumhuriyet gazetesi sabıkalı bir gazetedir İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin, faşistlerin sözcüsü olmuştur. 12 Mart öncesi ve 28 Şubat sürecinde MDD’ci demokrasi düşmanı sol cuntaların darbecilerin üssü olmuştur. Dün cuntaların üssü olan gazete bugün de PKK ve Taşnak zihniyetine sahip bölücülerin Ermeniciler’in, Ermeni diasporasının üssü haline gelmiştir. CIA devrimcileri, Soros beslemeleri gazeteyi ele geçirmiştir.

TKP , Dev-Yol vb. sol örgütlerde çalışmış, soğuk savaş döneminin hızlı solcuları şimdi Cumhuriyet gazetesine yerleşmiş ve köşeleri tutmuştur.

Ermeni soykırım yalanına AKP destekçisi liberal gazeteci yazarlar da destek vermektedir. Ali Bayramoğlu gibi AKP tetikçisi bazı yazarlar  “Soykırım kelimesini ilk defa ben kullandım” diyecek kadar küstahlaşmıştır. Taşnak ve PKK tezlerini savunan AKP yandaşları ile HDP arasında zihniyet olarak fark yoktur.

PKK’nın yayın organı  “Özgür Gündem” gazetesi de Ermenice başlık attığı manşet haberinde “soykırım” iddialarını savunup Türkiye düşmanlığını devam ettirdi. Gündem, Ermeni soykırımının yanına “Süryani soykırımını” da ekleyerek “Bugün Ermeni ve Süryani katliamının 100. yıldönümü. 1,5 milyon Ermeni, 500 bin Süryani tehcir edilip katledildi” yorumunu yaptı.

Stalinist EMEP’in yayın organı, PKK’nın kuyruğuna takılan Evrensel gazetesi de “Yüzleş” başlıklı manşetinde “Ermeni soykırımı ile yüzleşerek 100 yıllık utanca son verilmeli” dedi. Küreseli bir yalan olan  Soykırım yalanını tanıma çağrısı yaptı. ÖDP yandaşı BirGün gazetesi de “soykırım” savunuculuğunu tıpkı Cumhuriyet gazetesi gibi Hrant Dink üzerinden sergiledi.

ABD, İNGİLTERE, ALMANYA BÜYÜKELÇİLERİ BÖLÜCÜ HDP’NİN BARAJI GEÇMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORLAR

Alperen: Yabancı ülkelerin diplomatlarının sürekli Diyarbakır’ı ziyaret edişlerini ve HDP’nin barajı geçmesi için yaptıkları çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hakkı Öznur: Bunların yaptığı ajan faaliyetlerdir. Turistik geziler değildir.

Uluslararası güçler, her gün yeni bir “fitne oyunu” sahneliyor. Yaklaşık 100 yıldır Amerikalı, Batılı diplomatlar, ajanlar ülkemizde hep fitne ve fesat tohumları ekmeye çalışmışlardır. Tek amaçları Türkiye’nin bölünmesi ve parçalanmasıdır.

PKK açılımı ile birlikte ajan – diplomatlar boş durmuyor. ABD, AB elçileri, konsoloslar, ateşeler Güneydoğu ve Doğu Anadolu’yu geziyor ve “çözüm sürecini destekliyoruz” diyorlar. Ajan – diplomatlar Hakkâri’de, Van’da, Batman’da, Diyarbakır’da Gaziantep’te, Ağrı’da PKK uzantısı yapılarla  otellerde, kapalı kapılar ardında gizli ve karanlık toplantılar yapıyorlar.

Özellikle ABD’nin Adana konsolosları Doğu Anadolu ve Güneydoğu’dan çıkmıyorlar. ABD Adana Konsolosu John Espinoza sürekli olarak başta Hatay olmak üzere Diyarbakır, Tunceli ve Hakkari’de geziyor.

Amerika’nın, Almanya’nın, İngiltere’nin Ankara elçileri geçen sene olduğu gibi bu yıl da Diyarbakır’ı mesken tutmuşlardır.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass ile Adana Konsolosu John Espinoza 8 – 10 Mart tarihlerinde Diyarbakır’da HDP/DBP, HDK vb. bölücü yapılarla basına kapalı bazı özel görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmenin amacı HDP’ye 7 Haziran seçimlerinde uluslararası destektir. 

İhanet sürecine yağdırdığı övgülerle bilinen ABD Büyükelçisi John Bass’ın Diyarbakır’a yaptığı ilk ziyarette “Kürtçe” selam vererek HDP’lilerin övgüsünü almıştır.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, eşi Holly Hozer Bass ile ABD Adana Konsolosluğu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Diyarbakır İl Kadın Girişimciler Kurulu (KAGİK) tarafından ortaklaşa düzenlenen 2. Güneydoğu İş Kadınları Zirvesi’ne katıldı. Bass, yaptığı açıklamada sözde çözüm sürecine övgüler yağdırdı.

Büyükelçisi John Bass ve ekibi iş zirvesi bahanesiyle Diyarbakır’a gidererek değişik temaslarda bulunup eğitim verdi. Eğitim veren ABD’liler içinde istihbaratçı olan Turner’de bulunuyordu.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, kritik 7 Haziran seçimleri öncesinde 5 Mayıs  diplomasi Muhabirleri Derneği üyesi gazetecilerle bir araya gelerek “Çözüm sürecini destekliyoruz,  tüm tarafların bu sürece bağlı kalmasını istiyoruz.” demiştir.

ABD Ankara Büyükelçisi John Bass’ın ardından Adana Konsolosu John Espinoza’da “çözüm süreci” dedikleri PKK açılımı ile ilgili  konuşmalar yapmaya devam ediyor. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla konutunda basın mensuplarına resepsiyon veren Espinoza, “çözüm süreci”nin devam edeceğini söyledi.

Espinoza, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimle ilgili soruyu, “7 Haziran’da yapılacak seçimlerde bence her şey olabilir. Yakından izliyorum. Türkiye’de çok ilginç bir dönem var ama bir tahminde bulunamıyorum. Biz çözüm sürecini çok destekliyoruz.” diyerek cevap verdi.

İngiltere’nin Ankara büyükelçisi Richard Moore Diyarbakır’a gidiyor. PKK yandaşı Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ı ziyaret ediyor. Dikkat çekici bir zaman, Kobani olayları ve Dersim fitnesinin devam ettiği bir süreçte Türkiye düşmanı ajan diplomatlar “sömürge valisi” gibi topraklarımızda geziyorlar. Küresel emperyalizmin medyadaki tüm elemanları HDP’ye destek için  devreye sokulmuş durumda. 



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ