Büyük Birlik Partisi

GENEL MERKEZ GÜNDEMİ

2017-04-25 11:09:04

HAKKI ÖZNUR; TEHCİR MEŞRUDUR. SOYKIRIM YAPMADIK VATANI SAVUNDUK

ÜLKÜCÜ FİKİR VE SİYASET ADAMI, ARAŞTIRMACI YAZAR , BBP YİK BAŞKANI HAKKI ÖZNUR İLE YAPILAN SÖYLEŞİNİN İKİNCİ BÖLÜMÜ
HAKKI ÖZNUR; TEHCİR MEŞRUDUR. SOYKIRIM YAPMADIK VATANI SAVUNDUK 
ÜLKÜCÜ FİKİR VE SİYASET ADAMI, ARAŞTIRMACI YAZAR , BBP YİK BAŞKANI HAKKI ÖZNUR İLE YAPILAN SÖYLEŞİNİN İKİNCİ BÖLÜMÜ

 

Alperen: Hükümetin taziye mesajını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hakkı Öznur: Geçen yıl Erdoğan'ın başlattığı 24 Nisan'da taziye yayınlama girişimini bu yıl Davutoğlu sürdürdü. Patrikhane'de ilk anma geçen yıl Tayyip Erdoğan'ın ‘24 Nisan’ için yayınladığı mesaj sonrası yapılmıştı. Tayyip Erdoğan geçen yıl yayınladığı mesajda "Ermeni vatandaşlarımız ve dünyadaki tüm Ermeniler için özel bir anlam taşıyan 24 Nisan, tarihi bir meseleye ilişkin düşüncelerin özgürce paylaşılması için değerli bir fırsat sunmaktadır" ifadelerini kullanmıştı.  

AKP hükümeti Kıbrıs açılımı, Dersim açılımı, PKK açılımı derken şimdi de Erivan – Ermeni açılımı yapıyor. Bütün bu açılımlar ABD ve AB talimatları doğrultusunda yapılıyor. PKK açılımı gibi, Ermeni açılımını da ABD istedi. Geçen sene Başbakan Erdoğan her yıl ABD başkanlarının yaptığı geleneksel 24 Nisan konuşmasından bir gün önce, Ermenilerce kutsal bir gün olarak görülen 24 Nisan’dan bir gün önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Başbakanlık internet sitesinde, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak bir taziye mesajı yayınlanmıştır. Bu açıklamayla birlikte verilen mesajın niteliği açısından bir ilke imza atıldı. İlk defa bir başbakanın bir 24 Nisan demeci yayınlanıyor.

TEHCİR OLAYI MEŞRUDUR VE YAPILMASI ZORUNLUYDU

Başbakanlıktan Ermeni tehciri için taziye mesajı yayınlanması son derece yanlıştır. Erdoğan’ın 1915 yılında meydana gelen olayları için yayınlanmış bu taziye mesajı hem haksız hem anlamsız hem de faydasızdır. 1915’deki tehcir olaylarını değerlendirirken insanlık dışı uygulamalar ifadesini açıklamasında kullanarak Türkiye düşmanı Ermeni diasporasının  ekmeğine yağ sürmüştür.

Osmanlı Çanakkale'de ölüm kalım mücadelesi verirken, Filistin'de, Musul'da, Kafkasya'da savaşırken 23 yerde isyan eden ve düşman saflarında yer alarak vatanlarına ihanet eden Ermeniler için taziyede bulunmak yanlış olmuştur.

Tehcir olayı meşrudur ve emperyalist ülkelerin boş vaatlerine kanarak alet olarak oyuna gelerek kendi ülkesini kana bulayan Ermeni çetelerine karşı devletin güvenliği vatanın ve milletin  savunulması için yapılmıştır.

O zamanın Başbakanı Erdoğan’ın yayınladığı taziye mesajından güç alan Ermeni diasporası, ‘taziyeyi kabul ettirdik sıra soykırımı kabul ettirmeye geldi’ diyorlar.  Bu bağlamda, Erdoğan’ın mesajından aldığı güçle Ermeni Diasporası 2015 yılında “soykırım”ı kabul ettirmek için çok daha hevesli, talepkâr ve baskıcı olacaktır.

Ermeni soykırımı’ iddiası her yıl 24 Nisan günü, ABD Başkanı’nın yapacağı konuşma ile tekrar ısıtılıp piyasaya sürülen emperyalist bir yalandır. Her yıl ABD Başkanları, Ermenice’de ‘soykırım’ anlamına gelen ‘Büyük Felaket’ sözcüğünü kullanarak 1,5 milyon Ermeni’nin öldüğü yalanını tekrarlarken, tarihi çarpıtırlarken Ermeni çetelerin katliamlarından ve öldürülen 518 bin Türk’ten bahsettiklerini hiç gördünüz mü?

Ne ABD, ne AB ülkelerinin liderleri, siyasileri Türkler’e yapılan katliamlardan asla söz etmezler. Ermenileri kınamazlar, suçlamazlar. Ermeni Lobileri ne diyorsa onu söylerler, yaparlar. Taziye mesajını 'asırlık krizi bitirecek adım' diye yorumlayan Ermeni cemaati “Başbakan, Barış Nobel’ine aday olmalı” demişti.

ABD, AB ve İsrail Ermeni sınırını açmamızı, sözde “Ermeni Soykırımı”nı kabul etmemizi sürekli olarak yineliyorlar. Yakın geçmişte Fransız Milletvekili Toubon, Sevr Antlaşması’nı kabul etmemizi istemişti. En az 200 yıldır Ermeni sorunu nedeniyle geçmişte çok acılar yaşadık.  Emperyalizm tarafında suçlanan hep Osmanlı Devleti oldu. Türkiye Cumhuriyeti oldu.

TAŞNAK BAŞBAKAN  “TÜRKLER TEHCİRDE HAKLIYDILAR” DİYOR. DAVUTOĞLU İSE “TEHCİR İNSANLIK SUÇU” DİYOR

Başbakan Ahmet Davutoğlu yayınladığı taziyeyle soykırım yalanı için öne çıkarılan ‘24 Nisan’ı resmen kabul ederek, Türkiye’yi zor durumda bıraktı. Oysa ‘24 Nisan’, Van ve çevresindeki Ermeni çetelerinin isyan girişimini sonuçsuz bırakan genelgenin yayınlandığı tarihti. “Geçmişle yüzleşme” vurgusu da yapan Davutoğlu, ‘24 Nisan’da, Patrikhane’de dini tören düzenleneceğini duyurdu. 

Küstah Papa'nın açıklaması ve Avrupa Parlamentosu'nun kararıyla hız verilen soykırım yalanı kampanyasına Davutoğlu "içeriden" destek verdi. "Osmanlı vatandaşı" olarak adlandırdığı Ermenilere taziyelerini sunan Davutoğlu, 24 Nisan'da Patrikhane'de anma programı düzenleneceğini de duyurdu. Oysa 24 Nisan tarihi, Van ve çevresindeki Ermeni isyanına karşı Osmanlı Devleti'nin Ermeni komitelerini yasaklayarak, öncü konumundaki 200'ü aşkın kişiyi tutukladığı tarihti. Davutoğlu yayınladığı taziyeyle soykırım yalanını yaymak için bayrak haline getirilen ‘24 Nisan'ı bizzat Başbakanlık düzeyinde tanınmış hale getirdi.  

20 Nisanda Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından konuşan hükümet sözcüsü Bülent Arınç  ‘Her 24 Nisan'da biz nasıl Çanakkale Savaşlarını büyük bir zafer olarak kutluyor ve o savaşların insanlığa kazandırdığı değerlerden bahsediyorsak Ermeni diasporası da her yıl 24 Nisan'ı kendileri için bir soykırım olarak düşünüyor ve bu konuda çaba sarf ediyor. Biz tarihimizde böyle bir kara sayfanın olmadığına inanıyoruz. Biz hiçbir zaman ihanet etmedik. Bilerek, kasıtla ve isteyerek soykırım yapmadık. Dünyada soykırım yapanlar da bellidir. Kayıtlar altına alınmıştır’ diyerek Çanakkale Zaferi’ni soykırım yalanıyla bir tutmuştur.

Başbakan Ahmet Davutoğlu 24 TV'de “Tehcir insanlık suçudur” demiştir. Bu yanlış söz yine “soykırım vardır” diyen Ermeni diasporasını ve Ermenistan’ı mutlu etmiştir. Nasıl olurda bu ülkenin başbakanı, tehcirin zorunlu olduğunu, devletimizin mecburiyetten tehcir yapmak zorunda olduğunu ve haklı olduğunu söylemez.   

Ermenistan’ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni Taşnak Partisi’nin kongresinde şunları söylüyor: “Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye’den ‘denizden denize Ermenistan’ talep etmekteydik... Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaad ettiği büyük Ermenistan hayali vardı.” 

1,5 MİLYON PALAVRASI DEVAM EDİYOR

Alperen: Osmanlı döneminde Ermenilerin nüfusu ne kadardı?  

Hakkı Öznur: Papa ve Papa gibi haçlı ruhuna sahip Türk düşmanları karanlık zihniyetlerine uygun bir şekilde Ermeni soykırımı yalanını tekrarlıyorlar. Hatta o kadar ki İngiliz emperyalist planlarına taşeronluk eden Ermenilerin 1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradı palavrasına inanıyorlar.

1914 yılında Anadolu’daki nüfus toplam 13 milyon kadardı ve bunların 1 milyon  200 bin kadarı Ermeni idi. Yani, yaklaşık onda biri… İlginç olan şu ki, 50 yıl öncelerde, 1965’lerde, 'tehcirin' 50. Yılı dolayısıyla, ölen ve öldürülen Ermenilerin sayısı 500 bin olarak zikredilirken,  bu rakam sonra 1 milyona, şimdi ise, 1,5 milyona çıktı… Halbuki o zaman bütün Ermenilerin sayısı 1 milyon 200 bin civarında idi… Bugün tarihi gerçekleri çarpıtıp ölenleri bile çoğaltan güçlü bir yalan propagandası var…

6 asırlık bir imparatorluk çökerken,  Batılı emperyalistlerin orduları ve maşaları tarafından öldürülen Müslümanların sayısı da 5 milyondan az değildir. İngiliz, Fransız, Rus emperyalistlerinin maşası olan Ermeni komitacıların şehit ettikleri 600 bin Türk’ten kimse bahsetmiyor?

ERMENİSTAN’DA  “SOYKIRIM YOK” TOPLANTILARINA ASLA İZİN VERMEZLER

Alperen: Ermeniciler ve Kürtçüler İstanbul’un, Ankara’nın göbeğinde Türkiye’yi “soykırımcı” olmakla suçlayan Türk düşmanlığı yapan toplantılar düzenliyorlar. Ermenistan’da Ermenistan aleyhine bir toplantıya izin verirler mi?

Hakkı Öznur:  Mümkün mü?  Ermenistan böyle bir toplantıya izin vermez.   “Türkler Soykırım yapmamıştır”, “Ermenileri Rusya, İngiltere, Fransa gibi emperyalist ülkeler kışkırtmış ve kullanmıştır”, “ilk terör eylemlerini Ermeni örgütler yapmıştır” diyen gerçek tarihçileri bilim adamlarına bırakın Ermenistan’da konuşma yapmalarına toplantı yapmalarına sınırdan içeri sokmazlar.  Azılı Türk düşmanı olan Ermeni Faşistler, ortalığı yakarlar, yıkarlar.    Ermeni soykırımı yalanını savunan malum çevrelere gidin sorun Ermenistan’da, “1. Dünya Savaşı sırasında Ermeni komitacıları tarafından katledilen Müslümanlar veya Türklerle ilgili bir toplantı yapabilir misiniz?

TÜRK DÜŞMANI, ERMENİ UŞAĞI ETYEN MAHÇUPYAN

Alperen: Başbakan’ın Ermeni tezlerine destek veren bir kişiyi danışman yapmasını nasıl görüyorsunuz?

Hakkı Öznur: Çok yanlış ve tehlikeli bir atamaydı. Etyen Mahçupyan’ın Asala, Taşnak, Hınçak vb. Türkiye düşmanı Ermeni örgütlerinden zihniyet olarak bir farkı yoktur. Asala terör örgütü gibi Ermeni devleti gibi Ermeni terör örgütleri gibi “Türkler, Ermenilere soykırım yaptı” diyen gayri – milli bir kişinin Başbakan’ın baş danışmanı yapılması da baştan yanlıştı. AB’ci, batıcı, AKP iktidarının batıcı – Ermenici birini bilerek baş danışman yapması şaşılacak bir şey değildir.

Bakınız Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco'nun "20. Yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı" açıklamasından hemen sonra, Başbakanın baş danışmanı, Türk düşmanı  Etyen Mahçupyan  "Bosna ve Afrika'da yaşananların soykırım olduğu kabul edilirken 1915'te Ermenilere yapılanlara soykırım dememek imkânsız" demiştir.

AKP yandaşı Karar.com internet sitesine konuşan Mahçupyan'ın Papa'nın "soykırım" açıklamasına ilişkin olarak, "Vatikan, üzerindeki 100 yıllık psikolojik ağırlığı atmıştır. Neden 100 yıl sonra bu kelimeyi kullandı demektense tersten bakıp bu kadar sene nasıl direndi demek lazım. Vatikan çoktan böyle bir şey söyleyebilirdi. Ama söylemedi." ifadesini kullanmıştır. Türk milleti AKP iktidarının Ermenici ve açılımcı hainleri devlet kadrolarına atamasını asla doğru bulmamış ve asla unutmayacak da.

Papa ve Avrupa Parlamentosu’ndan peş peşe gelen, “Soykırımı tanıyın” açıklamalarına karşı iktidar sözcülerinin takındığı tavır ile Başbakan Başdanışmanı Mahçupyan’ın tavrı örtüşmeyince doğal olarak ortaya yeni bir sorun çıktı! Gelen tepkiler üzerine Mahçupyan’ın “nasıl bir yol” izleyeceği merak edilirken “yaş haddinden dolayı” görevinden zaten ayrıldığı açıklanarak olay kapatılmaya çalışıldı!

 

Mahçupyan yaptığı açıklamasında şu anda yurt dışında olduğunu ama “göreve fahri olarak devam ettiğini” vurgulayıp tek değişikliğin “artık maaş almaması” olduğunun altını çizdi. Ermeni tezlerini savunan bir soykırımcı başdanışmanın bile işine son veremeyip fahri olarak göreve devam etmesine göz yuman bir iktidar ancak Ermeni diasporasını sevindirir.



FOTO GALERİ


GENEL MERKEZ
HABER BÜLTENİ