12.09.2020 16:44

"40 YILDA YARALARIMIZ KAPANMADI"

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, "12 Eylül darbesinin 40. yılındayız. 40 yılda yaralarımız kapanmadı, acılarımız dinmedi" dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, 12 Eylül darbesinin 40. yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, darbenin 40. yılında yaraların kapanmadığına ve acıların hala taze olduğuna değindi.

Mustafa Destici, söz konusu dönemde hayatını kaybeden isimleri de anarak tüm dava arkadaşlarına Allah'tan rahmet diledi.

Türkiye'de gerçekleştirilen tüm darbelerin ülkenin gelişmesinde çok derin yaralar açtığını ifade eden Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Destici, "12 Eylül darbesinin üzerinden tam 40 yıl geçti. 12 Eylül 1980 tarihini devletimizin ve milletimizin karanlık günlerinden biri olarak hatırlarız. Tüm darbeler ülkemize çok şey kaybettirdi. 2020 Türkiye'sinde geçmişe dönüp baktığımızda milletimiz, gelişmemize engel olan en önemli unsurların başında darbelerin geldiği kanaatini taşır. Bu konu belki de yakın tarihimizle ilgili milletçe mutabık olduğumuz ender konulardan biridir. Bu gerçekle birlikte 12 Eylül darbesinin öncesi, darbe dönemi ve sonrasıyla klişelerden, sloganlardan ve hamasetten uzak akl-ı selimle değerlendirilmesi gereken bir dönem olduğunu düşünüyorum. 12 Eylül, şartları oluşturulmuş bir darbedir. Hepimiz biliyoruz ki o döneme dair pek çok provokasyon, suç ve komplo, bugün hala aydınlatılamamış bir şekilde arkasında bıraktığı sayısız mağdur ve mazlumla birlikte duruyor. 12 Eylül öncesine, yani Türkiye'nin yabancı istihbarat örgütlerinin oyun alanına döndüğü ve binlerce evladını kaybettiği döneme dair bugün hala aydınlatılamamış hadiselerin yanında o dönemde bünyemize sokulan ve bedellerini hala ödediğimiz hastalık derecesindeki problemler, din, mezhep, bölge, ideolojik ve etnik kökenlere dair farklılıkların çatışma zemini haline getirilmesi, bugün hala tamamı ile çözemediğiniz problemler olarak önümüzde duruyor" ifadelerini kullandı.

Destici, 12 Eylül darbesinin gerçekleştiği günde Türkiye'de anayasa ve hukukun yanında millet iradesi, demokrasi, insan hakları ve insan onurunun da askıya alındığını aktararak, Adalet Bakanlığı tarafından 1990 yılında hazırlanan rapordan alıntı yaptı.

Genel Başkanımız, "12 Eylül'de 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 210 bin dava açıldı. 230 bin kişi sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. Darbe esnasında kuşkulu ölüm olarak tanımlanan 144, açlık grevinde 14, kaçarken vurulduğu açıklanan 16, çatışmada öldü şeklinde kayda geçen 74, doğal ölüm raporu verilen 73, intihar ettiği bildirilen 43, nedeni belirsiz olarak kayda geçen 2, işkence sonucu 171 kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık 7 bin kişinin hakkında idam cezası istendi. 517 kişi ölüm cezasına çarptırıldı. Askeri Yargıtay, 124 kişinin idam cezasını onayladı. Mecliste 259 idam hükümlüsünün dosyası bulunuyordu, 50 idam cezası infaz edildi" açıklamasında bulundu.

Mustafa Destici, "Sonuç itibarıyla Türkiye, ABD ve Avrupa için hiçbir kuralı, kısıtlaması, barajı olmayan bir açık pazar haline dönüştü. Yunanistan'ın NATO'ya dönüşü örneği gibi bugün hepimizin aleyhimize olduğuna dair görüş birliği içinde olduğumuz dış politikaya dair çok sayıda ekonomik, askeri ve siyasi karara imza atıldı. Türkiye çok uzun bir dönem siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal istikameti ABD tarafından belirlenen bir ülkeye dönüştürüldü. Siyasi tutuklulara uygulanan işkence uzun yıllar devam etti. Bugün için belki inanması zor gibi geliyor ama Mamak Askeri Cezaevi'ndeki sistematik ve ağır işkencelerin bitirilmesi için tutuklu aileleri ile birlikte Türkiye'nin başkentinde, Ankara'da açlık grevi yaptığımızda tarihler 1987'yi gösteriyordu. 12 Eylül'den sonra bizi en çok yıpratan husus ise o dönemden bize miras kalan suni, yıkıcı, zaman zaman şiddetle kaşınarak kanatılan ve hala yaraları kapanmayan Alevi-Sünni, dindar-laik, Türk-Kürt çatışmaları oldu. PKK, o dönemin sonuçlarından biri olarak hala vatandaşlarımızın hayatlarını, milletimizin kaynaklarını, ekonomimizi, huzurumuzu, güvenliğimizi, umutlarımızı, hatta ormanlarımızı yok etmeye devam ediyor" ifadelerine yer verdi.

12 Eylül darbesinin yol açtığı yaraların 40 yıl geçmesine rağmen kapanmadığına değinen Destici, acıların hala dinmediğini aktardı.

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Destici, "12 Eylül darbesinin 40. yılındayız. 40 yılda yaralarımız kapanmadı, acılarımız dinmedi. Millet olarak ciddi bir muhasebeye, camia olarak ise hatıralarımızı yaşatmaya, hatıralarımıza sarılmaya, ortak hikayemiz, ortak acılarımız, ortak sevdalarımız, ortak ideallerimizin etrafında bir araya gelmeye ihtiyacımız var. 12 Eylül'ün 40. yılında 12 Eylül öncesinde alçakça, haince, vahşice şehit edilen tüm arkadaşlarımızı, darbecilerin, hukuksuz ihtilal mahkemeleri aracılığıyla şehit ettikleri, Mustafa Pehlivanoğlu'nu, Cevdet Karakaş'ı, İsmet Şahin'i, Fikri Arıkan'ı, Cengiz Baktemur'u, Ali Bülent Okan'ı, Ahmet Kerse'yi, Halil Esendağ'ı, Selçuk Duracık'ı, işkencelerde ve ağır cezaevi şartlarında şehit edilen tüm dava arkadaşlarımızı rahmetle anıyorum. 12 Eylül öncesinde ihtilal mahkemelerinde, cezaevlerinde, 12 Eylül sonrasında hep Ülkücü Hareket'in yüz akı ve gururu olmuş rahmetli şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu da tekrar sevgiyle, saygıyla, hasretle, rahmetle ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN