09.09.2019 14:53

738.SÖĞÜT ERTUĞRUL GAZİ'Yİ ANMA ŞENLİKLERİNDE YİNE 'BBP'LİLER VE ALPERENLER' GÖZ DOLDURDU..

Genel Başkanımız Mustafa Destici mehter takımı eşliğinde Söğüt ilçe merkezinden türbeye kadar beraberinde binlerce partili ve Alperenlerle - 'Marşlar söyleyerek' yürüyüş korteji eşliğinde tören alanına geçti.

738. Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Genel Başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, il/ ilçe başkanları, Alperenler ve partililer ile Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etti.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici mehter takımı eşliğinde Söğüt ilçe merkezinden türbeye kadar beraberinde binlerce kişiyle - yürüyüş korteji eşliğinde gelerek tören alanına geçti.

738. Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenliklerinin yapıldığı tören alanında bir konuşma yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici şunları söyledi.

Değerli Hâzirûn,

Muhterem Misafirler,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Hanımefendiler, Beyefendiler…

738.Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri kapsamında, bu güzel atmosferi soluyan tüm hâzirûnu; şahsım ve camiamız adına en derin muhabbet ve hürmetle selamlıyorum.

Saygıdeğer Protokol ve Yörük Türkmen kardeşlerimiz,

Bu organizasyonu ciddi bir şekilde önemsiyor, gerek Büyük Birlik Partisi gerekse yan kuruluşlarımız ile birlikte sürekli iştirak ederek, bu organizasyonun anlam ve öneminin gündeme taşınma gayretlerine katkıda bulunuyoruz.

Saygıdeğer kardeşlerim,

Her şeyden önce; Söğüt ruhunu, Osmanlı Devleti’ni, en önemlisi Kızıl Elma ülkümüzü anlayabilmemiz için, bugün burada anacağımız atamız Ertuğrul Gazi’nin annesi ve tarihimizin en özel kişilerinden biri olan Hayme Ana’yı tanımamız tanıtmamız ve anlamamız gerekiyor.

Birazdan sizinle paylaşacağım tarihi anekdotu lütfen can kulağınızla dinlemenizi istirham ediyorum:

Malumunuz; Sevgili Peygamberimizin İstanbul'un bir gün muhakkak fethedileceğine müjdesi kalplere düşer düşmez, her eli silah tutan askerin ve onları sevk ve idare eden komutanın yürekleri tutuşmuştu. Daha aşiret seviyesindeyken rotasını bulmuş Ertuğrul Gazi’nin babası şanlı serdar Süleyman Şah önderliğindeki Türkmen yiğitler, Anadolu’nun batısına yönelmişti. Hedef büyüktü… Hedef Batı Roma İmparatorluğu idi…

İşte tam bu istikamet üzereyken bu Türkmen aşiretinin Reisi yolda şehit olmuştu. Kadim Türk geleneklerine uygun olarak derhal duruma vaz’iyet eden hanımı Hayme Ana, acilen Aşiret Meclisini topladı. Aşiretin başına geçmeye namzet çocuklarını teker teker çağırdı ve onlara şu soruyu sordu: "Seni aşiretimize Bey yaparsak bizi nereye götüreceksin?

Çocuklarından Sungur Tekin "Eski topraklarımıza döneceğiz ekeceğiz biçeceğiz geçineceğiz çoğalacağız" dedi... Sungur Tekin'in hayatta ve ayakta kalma ile sınırlı bu ufku, devletin temeline yüreğini koyan Hayme Ana'yı tatmin etmedi...


Bu kez diğer çocuklarına da aynı soruyu sordu ve benzer cevapları aldı.

Ta ki Ertuğrul'u çağırana kadar…

Meclis Ertuğrul'u çağırdı. Aynı soruyu ona da sordular: "Seni aşiretimize BEY yaparsak bizi nereye götüreceksin?"

Sadece Ertuğrul'un cevabı farklı oldu: "İLERİYE" dedi… "Sürekli BATI’ya gideceğiz, Deryayı geçeceğiz ve DEVLET olacağız!"… dedi!

Hayme Ana ve topladığı meclis bugün burada andığımız Ertuğrul'un cevabındaki sonsuzluğu ve büyük hedefi gördü.

Neticede karar oracıkta verildi: "Artık Beysin Ertuğrul; haydi bizi DEVLET’e götür dendi…

Hayme Ana muhtemelen, Ahmet Yesevi'nin fetih sırrını Ertuğrul'un kulağına fısıldadığına emin olmuştu ki, böyle bir ruh ve böyle şuurla aşiretten devlete geçişte, hem tarihe hem de devlete istikamet vermiş oldu!


Değerli Dostlarım,

Övünç duyacağımız ve çok az millete nasip olan bir geçmişe sahibiz. Lakin bizim işimiz geçmişimizle övünmekten çok, günümüz ve geleceğimiz için payımıza düşenleri almak olmalıdır. Ahmet Yesevi’lerin, Hayme Ana’ların, Şeyh Edabâlî’lerin ve Ertuğrul Gazilerin hissiyatları ve bize kadar aktarılan tecrübeleri; bilhassa, tıpkı Ertuğrul Gazi gibi geniş ufuklu bir şahsiyet sahibi olabilmenin sırları peşinde koşan genç nesillerimiz için gereklidir.

Kıymetli Kardeşlerim,

Türkiye bir bıçak sırtında bulunmaktadır. Üzerinde sayısız devletlerin ve halkların tarih sahnesine çıktıkları, Yine aynı şekilde tarihe gömüldükleri bu tehlikeli coğrafyada; birliğimizi kaybetme, bölünüp parçalanma şıkları ile karşı karşıya bırakılmak istenilen bir sürecin tam ortasındayız… Osmanlı’nın geride bıraktığı son kale Anadolu’yu çepeçevre saran coğrafyalarda varlığımızı yadırgayanlarla ve hasmâne politikalarıyla bekâ faktörlerimizi tehdit edenlerle sürekli bir mücadele içindeyiz…

Zor günler yaşayan Türkiye’mizin izlemesi gereken istikamet bellidir! Bizim istikametimiz Ertuğrul Gazi’nin Hayme Ana’mıza asırlar öncesinde taahhüt ettiği ve bizlere miras bıraktığı istikamettir. Yani Batı’dır!

Ülkemizi Batı’dan uzaklaştırıp, yeni yıkım projelerinin şantiyesi haline getirilmiş olan Ortadoğu’nun bir kenar mahallesi durumuna sürüklemeye çalışan emperyalistlerin oyunlarını; ancak Ertuğrul Gazi’nin “Batıya” ve “daha ileriye” vizyonuyla ve kararlılığıyla bozabiliriz…

Değerli Misafirlerimiz, Değerli Dostlarım…

Bizler; Egemenliğimizi böldürmeyen, paylaşmayan, vazgeçmeyen, devir ve temlik etmeyen; vatanına, hürriyete ve bağımsızlığa en ufak zeval gelmesinden Allah’a sığınan, bu kavramlar için temiz bir kalp ile bedel ödeyen ve her zaman da ödemeye hazır “Alperen Topluluğu”yuz…

Tıpkı Ertuğrul Gazi, Akçakoca, Turgut Alp, Konuralp, Saltuk Alp, Samsa Çavuş, Hasan

Alp, Karamürsel ve Akbaş gibi “Er kişiler” topluluğuyuz…”


Atalarımızdan özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan teslim aldık. Torunlarımıza da özgür, müstakil, temiz ve kutlu bir vatan teslim etmeye mecburuz.

Emin olun! Onlara ihanet etmeyeceğiz!

Allah şahittir ki; Türk Milliyetçileri olarak, başta Büyük Birlik Partisi, Alperen Ocaklarımız olmak üzere, tüm camiamız bu uğurda inanın her türlü riski almaya hazırdır. Bu ilkelerimiz ve gelecek tasavvurumuz uğruna kimsenin hayal dahi edemeyeceği bir kararlılıkla mücadele ederiz…

Bu nedenlerden ötürü sorumluluklarımız fazla, yapacağımız işler çoktur. Ertuğrul Gazi’nin taşıdığı Alperenlik ruhu yaşadığı ve yaşatıldığı sürece, Allah’ın izniyle Türk milleti de var olacaktır. Ve sonsuzluğa giden yolda hiçbir şer güç tarafından alıkonulamayacaktır.

Muhterem Vatandaşlarımız,

Sözlerime bu duygu ve düşüncelerimle son verirken, bu anma günü vesileyle ta Ertuğrul Gazi'lerden bugüne kadar; bütün şehitlerimizi ve kahramanlarımızı, saygı ve minnetle anıyorum.




Birliğimizi oluşturup bu toprakları bizlere vatan yapan, zor günlerde bu toprakları canları pahasına elde tutan ve bize emanet eden bütün ecdadımıza, Mehmetçiklerimize, gazilerimize, hepsine özellikle ve tekraren şükran duygularımızı, minnet duygularımızı tekrarlıyorum…

Ve yine bu vesileyle bu şenliklere sağlığındayken sürekli iştirak eden bu ülkenin yetiştirdiği büyük Alperen Liderim Muhsin Yazıcıoğlu merhumu hassaten sizlerin huzurunda bir kez daha rahmetle anıyorum.

Şahsım, Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları camiası olarak hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum… Maksatlar hâsıl, her şey gönlümüzce ve hayırlısıyla olsun…

Allah’a emanet olun!

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN