07.11.2018 13:12

BİZ BU ZULÜM BİTENE KADAR DOĞU TÜRKİSTAN DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Biz bu zulüm bitene kadar, “Doğu Türkistan” demekten vazgeçmeyeceğiz. Doğu Türkistan diye haykırmaktan yılmayacağız.” Dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Biz bu zulüm bitene kadar, “Doğu Türkistan” demekten vazgeçmeyeceğiz.

Doğu Türkistan diye haykırmaktan yılmayacağız.” Dedi.

Genel Merkez Binamızda düzenlenen haftalık basın toplantısında konuşan Genel Başkanımız Mustafa Destici, ülke ve dünya gündemini değerlendirdi.

“Geleceğin dünyasında Müslüman Türk nüfusu azaltılmak isteniyor.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Zaman aleyhimize işliyor.  Zaman insanlık aleyhine, Müslümanlık aleyhine işliyor. Geleceğin dünyasında Müslüman Türk nüfusu azaltılmak isteniyor.

Bunların dertleri zengin doğal kaynaklar, stratejik önemden ziyade “Müslüman Türk” kimliğini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Aldığımız haberler de edindiğimiz bilgiler de haklılık payımızı her geçen gün daha da arttırıyor.” İfadelerini kullandı.

“Bunun adı eğitim değil, bunun adı asimilasyondur!”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, Avustralya kamu yayın kurumu abc'nin Avustralya stratejik siyaset enstitüsünün (apı) araştırmasına dayandırdığı habere göre, Doğu Türkistan'daki siyasi eğitim amacıyla kullanıldığı düşünülen 28 tesisin toplam alanı, 2017'den bu yana 2 milyon metrekareden fazla genişlemiş. Müslüman nüfusa "yeniden eğitim" adı altında, hiçbir yargı kararı olmaksızın alıkonulduğu da iddialar arasında.

Gözaltı merkezilerine son 3 ayda 700 bin metrekare inşaat alanı eklenmiş. Haberde buna ilişkin uydu görüntüleri de var.

Bunun adı eğitim değil, bunun adı asimilasyondur!” diye konuştu.

“Çin’in politikası Türklüğü, Müslümanlığı kamplarda eritip yok etmek üzerine kurulmuştur.”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Çin’in politikası Türklüğü, Müslümanlığı kamplarda eritip yok etmek üzerine kurulmuştur. Çin’in bugün Hitlerden ne farkı var!

Ha bedenini eritmiş sabun yapmışsın, ha öz benliğini, kimliğini eritip zorla yok etmişsin! Bu doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için nasıl bir zulümdür! Öz benliğinizin yok olması ve başka yabancı bir benliğe bürünmek zorunda kalmak… Bu ne kadar mümkün olur sizce? Kendi benliğini zorla kabul ettirmek, hangi insan hakları kuralına sığar! Biz Türkiye’de her dinden, dilden, kültürden insana kucak açmışken; başta Çin olmak üzere dünyanın bu vicdansızlığını anlamak mümkün değil. Büyük Birlik Partisi olarak bunu hazmedemiyoruz.

Bir Müslümanının ölürken bile şehadet getirme hakkının elinden alınması,

Bir Müslüman çocuğunun, inançlarından, dilinden bir haber dünyaya gelmesi kanımıza dokunuyor, canımızı yakıyor.

Biz inanıyoruz ki birlikte olursak, sesimiz daha gür çıkacak, inanıyoruz ki bu zulüm karşısında artık dünya gözlerini açacak, yeryüzünde hiçbir ırk, hiçbir inanç asimilasyona maruz bırakılmamalıdır.” Şeklinde konuştu.

“Ülkemize doğru, namlularını çeviren tüm düşman donanmalarını denizin dibine yollayacağız.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Aylardır konuştuğumuz ege ve doğu Akdeniz konusu, artık Türkiye gündeminde olması gereken yerini almaya başladı. Önceden de ifade ettiğimiz gibi, Dünya’nın yeni enerji savaşlarının başlayacağı bölge buralar olacaktır.

Hem sahip olduğu doğal kaynaklar hem de stratejik önemi doğu Akdeniz, ege ve Kıbrıs’a duyulan ilgiyi önemli ölçüde artırmaktadır.

Batı, ABD ve İsrail; Türkiye ’siz hesaplar kuruyorlar.

Türkiye’nin olmadığı bir denklemde bu bölgede hareket etmek istiyorlar. Ve bunun için yine bilindik oyunlarına başvuracaklar.

Askeri olarak net pozisyonların da alınmaya başladığı şu dönemde, Türkiye olarak, donanmamızı daha da güçlendirmemiz gerekmektedir.

Donanmamıza yeni katılan ve inşa edilmekte olan gemilerimiz,

Hem devletimizin güvenliğini sağlamak hem çıkarlarımızı korumak hem de bu yarıştan kazançla çıkmamızı sağlayacak önemli etkenlerdir.

Türkiye cumhuriyeti olarak, Allah’ın izniyle bu oyunları bertaraf edeceğiz ve gerekirse en büyük riskleri almak adına,

Ülkemize doğru, namlularını çeviren tüm düşman donanmalarını denizin dibine yollayacağız.” Dedi.

“Yeraltı bilimlerine Türkiye olarak pek önem vermediğimiz çok açık.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Unutmamamız gereken bir diğer husus ise; bölgede sadece askeri üstünlük kurmanın, ulusal çıkarlarımızı korumak konusunda bizlere yetmeyeceğidir.

Bölgenin sahip olduğu ekonomik potansiyelden, yani doğal kaynaklardan yararlanmak için, bilimsel ve teknik çalışmaların süratli bir şekilde yapılması gerekmektedir.

Yeraltı bilimlerine Türkiye olarak pek önem vermediğimiz çok açık.

Bugünlerde, böylesi kritik bir konu için çalışmalar yapabilecek bilim adamlarımızı, teknik elemanlarımızı yetiştirdik mi?

Ve bunun için gençlerimizi yetiştiriyor muyuz diye de sormamız zaruridir.

Barbaros hayrettin paşa sismik gemisi, oruç reis sismik gemisi ve fatih sondaj gemilerimizin üretilip çalışmaya başlaması; ülkemiz, milletimiz ve bilim adına güzel gelişmeler olsa da yeterli seviyelere ulaşmış değildir.” İfadelerini kullandı.

“ABD’nin, İran’a karşı uyguladığı bu yaptırımlar, tabir-i caizse zorbalıktır.”

 Genel Başkanımız Mustafa Destici,

“ABD; İran’a yaptırım kararlarını, uluslararası hukuka aykırı ve dünya üzerindeki diğer devletleri hiçe sayarak uygulamaya sokmuştur.

Bizler Büyük Birlik partisi olarak; bütün dünya devletlerini ve devletimizi bu haksız, mesnetsiz kararı tanımamaya davet ediyoruz.

Kendisinden başka hiçbir devletin söz hakkı olduğunu kabul etmeyen,

Bir haydut edasıyla kararlarını dikte ettirmeye çalışan ABD’ye karşı, herkesin sesini yükseltmesinin zamanı geldi de geçiyor bile.

Yakın zamanda ülkemize yaptırımlar uygulayan, onlarca yıl teröre en büyük desteği veren ABD’nin, İran’a karşı uyguladığı bu yaptırımlar, tabir-i caizse “zorbalıktır”.

Dünyanın kaderi bir ülkenin çıkarlarına bırakılamaz.

ABD’nin bugün destek verdiği devlet, yarın en büyük yıkımı görür.

Komşumuz Irak’ın ne hale geldiği ortada.

ABD’nin, başlarda Saddam Hüseyin ile ilişkileri en üst seviyedeydi.

Bunun yanında, 1980-1988 yılları arasında yaşanan ırak-İran Savaşı’nda, ABD’nin nasıl bir pozisyon aldığı da hepimizin akıllarında.

Sonrası hepinizin bildiği gelişmeler. Saddam Hüseyin asıldı, ırak parçalandı ve milyonlarca Müslüman katledildi.

ABD’nin zorba kararlarının yanında durmak kısa vadede kazanç gibi görünse de, “Uzun vadede yıkım olarak size geri döner. Yani bir gün sıra size de gelebilir.” Diye konuştu.

“ABD’nin Suriye’deki en büyük müttefiki PKK/pyd terör örgütü değil midir?”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Terör örgütüne tüm yollar kapalı.

Bugüne kadar; El Bab’da, Cerablus’ta, Afrin’de yaptığımız gibi, Fırat’ın doğusunda da gerekeni Allah’ın izniyle yapacağız. ABD’nin “devriye” hareketi, oyalamaktan başka bir şey demek değildir.

Terör örgütüne zaman kazandırmaktan başka hiçbir dertleri yoktur.

ABD’nin Suriye’deki en büyük müttefiki PKK/pyd terör örgütü değil midir?

Terör örgütü sınırımızdan 50 km uzaklaştı diye her şeye tamam mı diyeceğiz?

Bunlar Suriye’nin kuzeyinden gelip İstanbul’da, Ankara’da eylem yapmadı mı?

İleri vadede bizlere daha büyük tehlike olacak bu durum için beklememiz büyük hatadır.” Şeklinde konuştu.

“7 gün 24 saat bu ülkenin bütünlüğü, huzurunu ve güvenliğini sağlama noktasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

  Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Büyük Birlik Partisi olarak şunu söylemek istiyoruz; o kazdıkları hendekler bu hainlere mezar edilmelidir.

Son terörist yok oluncaya kadar,

Değil Fırat’ın doğusu, dünyanın öbür ucu da olsa, görüldükleri her yerde bu teröristler yok edilmeli ve bu mücadele sonuna kadar devam etmelidir.

Bildiğiniz gibi devletimizin terörle mücadelesi devam ediyor.

İki yıl öncesinde içeride toplamı on bine yaklaşan bir silahlı terörist mevcuduna dayalı PKK kapasitesinin, sayı olarak 1000’in (bin) altına düşmüş olduğu noktasındaki açıklamalarda gurur vericidir.

Bu vesileyle bir kez daha;

7 gün 24 saat bu ülkenin bütünlüğü, huzurunu ve güvenliğini sağlama noktasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti ABD’den dost olmayacağını artık anlamıştır.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bildiğiniz gibi Amerika dün PKK terör örgütünün sözde üç yöneticisine toplamda 12 milyon doları bulan ödül koydu.

Biz ABD’nin bu hamlesine temkinli yaklaşılmasını doğru buluyoruz.

Çünkü aynı delikten aynı yılanlara defalarca ısırılarak epeyi tecrübe elde eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti ABD’den dost olmayacağını artık anlamıştır.”

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN