25.11.2018 16:31

"DAĞDAKİYLE DE ŞEHİRDEKİYLE DE MÜCADELE EDİLECEK"

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Türkiye'nin, terör belasından kurtulmak istiyorsa terörün tüm unsurlarıyla mücadele etmesi gerekiyor. Dağdakiyle de şehirdekiyle de mücadele edecek. Devletin içine sızmışsa memur ve işçi olarak onla da mücadele edecek. Siyasete girmiş, belediye başkanı olmuşsa ama PKK'ya destek vermeye devam ediyorsa onla da mücadele edecek" dedi.

Zonguldak Vali Erdoğan Bektaş'ı ziyaret eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, daha sonra Eğitim-Bir-Sen Zonguldak Şubesi tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katıldı. Genel Başkanımız Mustafa Destici, burada yaptığı konuşmada, öğretmenlerin gününü kutladı.

Eğitim problemini çözmeden işsizliğin yok edilemeyeceğini belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, şöyle konuştu: "Çünkü eğitimde ileri gitmezseniz, sanayileşemezsiniz, üretimi artıramazsınız. Aynı şey tarım ve fabrikalar için de geçerli. Aynı şey terör için de geçerli. Türkiye 35 yıldır terörle mücadele ediyor. Teröre, dışarıdan da desteklenen bir güruh, bir taşeron çete olarak bakamayız. PKK, hain, kandırılmış, kanlı, emperyalistlerin, siyonistlerin kullandığı kanlı bir terör örgütüdür, maşadır. Ama zemini nerede bulmuştur. Binlerce teröristi nereden almıştır? Kendi ülkemiz, sınırlarımız içerisinde bulmuş, sınırlarımız içerisindeki ailelerden almıştır. Şayet biz onları iyi eğitebilmiş, vatan ve millet sevgisini onlara aşılayabilmiş, diğer ihtiyaçlarını karşılayabilmiş olsaydık acaba bugün tablo bu şekilde olur muydu?"

'MADEN KAZALARINI KADER DİYEREK GEÇİŞTİREMEYİZ'
Genel Başkanımız Mustafa Destici, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci'yi de ziyaret etti. Genel Başkanımız Mustafa Destici, buradaki konuşmasında, Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde ruhsatsız bir maden ocağında metan gazı sıkışması nedeniyle meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet diledi. Bu tür üzücü hadiselerin yaşanmaması için devletin, yöneticilerin gerekli tedbirleri alması gerektiğini anlatan Genel Başkanımız Mustafa Destici, şöyle devam etti: "Kaçak-ruhsatsız ocağın hala çalıştırılıyor olabilmesi ve buralarda insanların hayatını kaybetmesi… Bunlar bizim kaderimiz değil. Bunu 'kader' diyerek geçiştiremeyiz. Kaçak ocak sayısının 1, 2, 3, 5, 100 ve 200 değil binlerce olduğu ifade ediliyor. Tabiri caizse izinsiz kuşun uçamadığı bir yerde nasıl oluyor da binlerce kaçak ocak ruhsatsız şekilde çalıştırılabiliyor. İnşallah bu artık son olur. Artık süratle bunların kapatılması ve bunlara müsaade edilmemesi gerekiyor. Ruhsatlı olsa bile gerekli hazırlıkları yapmadan, gerekli şartlar oluşturulmadan ocakların açılmaması ve çalışmaya başlamaması gerekiyor. Çünkü insan hayatı her şeyin üstündedir, değerlidir."

'DEVLETİN İÇİNE SIZMIŞSA MEMUR VE İŞÇİ OLARAK, ONLA DA MÜCADELE EDİLECEK'
Genel Başkanımız Mustafa Destici, daha sonra partimizin Zonguldak İl Başkanlığı Olağan Kongresi'ne katıldı. Türkiye'nin 'terör belasından kurtulmak istiyorsa terörün tüm unsurlarıyla topyekun mücadele etmesi gerektiğini' ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, şunları kaydetti: "Dağdakiyle de şehirdekiyle de mücadele edecek. Devletin içine sızmışsa memur ve işçi olarak onla da mücadele edecek. Siyasete girmiş, belediye başkanı olmuşsa ama PKK'ya destek vermeye devam ediyorsa onla da mücadele edecek. Biz Türk-Kürt diye ayrım kabul etmiyoruz. Ben ne kadar Kürt isem o da o kadar Türk'tür. Böyle bir ayrımı kabul etmiyorum. Eğer yine belediye seçimlerinde PKK'nın siyasi uzantısı olan parti orada belediyeleri ele geçirdi, eğer aynı şekilde geçmişte olduğu gibi yine kadroları PKK'lılardan doldurup, belediyelerin gelirlerini PKK'ya aktarırlarsa yine oralara kayyum atanmalıdır ve atanacaktır. Bunun önünde kimse duramaz."

Eğitimdeki gelişme ile öğretmenlerin de eğitim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Genel Başkanımız Mustafa Destici, şöyle konuştu: "Kendi okuluma gittiğimde 70'in üzerinde öğrencinin olduğu sınıflarda okuduk. Şimdi sınıflar 20 kişilik. Her sınıfta akıllı tahta var, her öğrencinin bir bilgisayarı var. Ancak şunu kesinlikle unutmamamız lazım. Eğer öğretmenlerinizi iyi yetiştiremiyorsanız, öğretmenlerinizin hakkını vermiyorsanız, öğretmeninizi memnun etmiyorsanız, öğretmeninizin çalışma şartlarını en üst düzeye çıkarmıyorsanız isterseniz 20 kişilik değil, 10 kişilik sınıflar yapın, isterseniz bir değil, 2 akıllı tahta koyun, isterseniz de bir öğrenciye 3 bilgisayar verin eğitimde sıfır çekersiniz ve başarıyı yakalayamazsınız. Her şeyin başı öğretmendir. İlk başta öğretmenlerinizi iyi yetiştireceksiniz, daha sonra da öğretmenlerinizin çalışma şartlarını kolaylaştıracaksınız bunun için bütün şartlarınızı seferber edeceksiniz. Öğretmen dersine mutlu bir şekilde girip çıkmalı ve akşam da eğitimle, öğrencisiyle meşgul olması için başta geçim sıkıntısı olmak üzere hiçbir şeyi düşünmemesi gerekiyor. Bugün böyle mi? Bugün bunun böyle olduğunu bir sürü mesafe almamıza rağmen söyleyemeyiz. 3600 ek gösterge meselesi geçtiğimiz seçimlerde deklare edilerek söz verildi. Biz de bunun gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhurbaşkanımız önderliğinde takipçisiyiz ve takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ümidimiz seçimlerden önce 2019 itibari ile hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bir diğer husus da kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenler arasındaki farklar. Ücretli olan öğretmen arkadaşlarımızla konuşuyoruz. Ellerine geçen para asgari ücretin de altında bir para. 1100-1200 TL ellerine geçen para ders saati sayısına göre. Ücretli bir öğretmenin 1200 TL ile ailesini geçindirmesi ne kadar mümkündür?"


E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN