18.11.2018 22:32

GENEL BAŞKANIMIZ MUSTAFA DESTİCİ ESKİŞEHİR'DE

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Belediye başkanı ya da belediyede çalışan adı altında belediyeler PKK'ya hem yuva, kaynak hem de destek veriyorlar" dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici Eskişehir 8. Olağan İl Kongremize katıldı.  Genel Başkanımız Mustafa Destici, Türkiye'nin 35 yıldır terörle mücadele ettiğini anımsattı.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, belediyelerine kayyum atanan bölgede yaşayanların PKK'nın siyasi uzantısına artık bir oy daha vermemeleri gerektiğini belirterek "O bölgede PKK'nın siyasi uzantısının dışında kim önde gözüküyorsa, AK Parti öndeyse AK Parti, MHP öndeyse MHP, Büyük Birlik Partisi öndeyse Büyük Birlik Partisi, kim önde gözüküyorsa desteğimiz ve oyumuz onların yanında olacaktır." dedi.

"Bu sürede ciddi mücadelelerin verildiği dönemler oldu ama adeta yatılan, savsaklanan, yanlış yapılan dönemler oldu." diyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, son 3-4 yılda terörün tüm unsurlarına karşı topyekun bir mücadele verildiğini aktardı.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, şöyle devam etti: "Biz de başından beri, teröre karşı bu mücadelenin, terörün tüm unsurlarına karşı topyekun verilirse ancak başarılı olabileceğini hep dile getirdik. Bir taraftan dağdaki teröristle mücadele edeceksiniz öbür tarafta şehirdeki, varsa devletin içine sızmış kadrolarla, belediyeye sızmışsa, Meclise girmişse, dış desteği varsa oradakilerle yani topyekun veriyor. Biz de sonuna kadar destekliyoruz.",Genel Başkanımız Mustafa Destici, belediyelere kayyum atandığında bazılarının sözde demokrasi havarisi kesilerek bunun yanlış olduğunu ifade ettiğini ancak şu anda herkesin bunun doğru bir uygulama olduğunu kabul ettiğini ifade ederek "Belediye başkanı ya da belediyede çalışan adı altında belediyeler PKK'ya hem yuva, kaynak hem de destek veriyorlardı. Van Belediyesinde çalışıyor, maaşı Çukurca'dan çekiyor. Adam belediyeden kültür faaliyeti yapacağım diye para alıyor. O paralar, 10, 20, 30 milyon liralar bir bakıyorsunuz PKK'ya kaynak olarak gönderiliyor. Dolayısıyla bu, terörle mücadele açısından çok doğru bir hareket olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

"Gelecek seçimlerde o bölgede yaşayanların bu sefer PKK'nın siyasi uzantısı HDP'ye, DBP'ye ya da onun türevlerine oy vermeyeceklerine inandığını" aktaran Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Bölgedeki kardeşlerimiz onları terör örgütünün bir uzantısı olarak görmüştür. Şayet, seçimde bazı noktalarda yine böyle sonuçlar çıkar, yine PKK'ya ve onun türevlerine destek olmaya kalkarlarsa yine kayyum atanması en doğru yol ol alacaktır." dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, o bölgede yaşayanların PKK'nın siyasi uzantısına artık 1 oy daha vermemeleri gerektiğini dile getirerek "Biz de bu konuda hassasız. O bölgede PKK'nın siyasi uzantısının dışında kim önde gözüküyorsa, AK Parti öndeyse AK Parti, MHP öndeyse MHP, BBP öndeyse BBP, kim önde gözüküyorsa desteğimiz ve oyumuz onların yanında olacaktır." diye konuştu.

Atatürk'ün bu milletin milli kahramanı olduğuna dikkati çeken Genel Başkanımız Mustafa Destici, şunları söyledi: "Dolayısıyla onun üzerinden hiç kimse birtakım tartışmalar üretmemelidir. Atatürk, sadece bir siyasi partinin ya da bir grubun tekelinde değildir. Bu konuda milleti Atatürk üzerinden hiç kimse ayrıştırmaya kalkmasın. Atatürkçülük yapıyoruz diye geçmiş dönemde ne yaptılar? İmam hatipleri kapattılar. Bizim genç kızlarımızın başındaki başörtüye el uzattılar. Bizim karşı çıktığımız işte bu Atatürk istismarcıları, Atatürkçülük üzerinden geçinenler. Bunlara milletimizin pirim vermemesi lazım."

Genel Başkanımız Mustafa Destici, ABD'nin açıktan ve aleni bir şekilde PKK'ya destek verdiğini kaydederek "Açık ve net PKK eşittir PYD ve YPG'dir. ABD de YPG'ye destek verdiği sürece PKK'ya destek vermiş olacaktır ve uluslararası hukuka göre de terör örgütlerine destek verme suçu işlemektedir." dedi.

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) konusuyla ilgili olarak, emekli olabilmek için kendisinin de 3 yıl beklediğini ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici şunları kaydetti.

Emeklilikte yaşa takılanlar sorunu var. Biz bunu niye savunuyoruz Çünkü bunlar bir hak kaybı yaşıyorlar. Bunlar erken emeklilik istemiyorlar. Bunlar 1999'dan önce işegirenler.

Bunlara işe girerken devlet demiş ki, erkekler 25 yıl, kadınlar 20 yıl çalışıp, şu kadar iş günü primini tamamlarsan emekli olacaksın. Ama aynı devlet, belli bir süre sonra bir kanun çıkarmış 2008'de demiş ki 'hayır, ben sizinle olan sözleşmeyi tek taraflı iptal ediyorum ve siz emekliliği hak etseniz bile emekli olmak için yaşı bekleyeceksiniz'. Ben de 3 sene bekledim emekli olmak için. Burada maaş alamıyorsunuz, sağlık sigortasından yararlanamıyorsunuz, bir işe girmeye kalksanız yaşınız 45-50 olmuş sizi kim işe alacak Dolayısıyla bu mağduriyetin ortadan kaldırılması lazım. Hükümetin, iktidarın burada inat etmemesi lazım. Hükümetin bütçesi var, bunu bulur. Nasıl, isteyince oluyor. İsteyince bulunur. Emeklilerimiz daha önce 2 bayram ikramiye alıyorlar mıydı Almıyorlardı. Şimdi alıyorlar. Allah razı olsun devletimiz, hükümetimiz bunu verdi. Emekliler adına da çok güzel oldu. O kaynağı nasıl bulduysak bunların kaynağını da buluruz. Çünkü buradaki vatandaşlarımızın mağduriyeti var, hak kaybı var. Bu mağduriyetinin ve hak kaybının ortadan kaldırılması lazım."

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN