23.09.2020 15:06

"GSM OPERATÖRLERİ DE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYSUN"

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, "Pek çok öğrencimiz internete ulaşamadığı için ya da internet pahalı olduğu için maalesef derslerini aksatıyorlar. Herkes elini taşın altına koyarken GSM operatörlerinin de koyması gerekiyor." dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, Genel Merkezimizin Muhsin Yazıcıoğlu Toplantı Salonu'nda düzenlediği Haftalık Basın Toplantısı'nda GSM operatörlerinin uzaktan eğitim kapsamında ucuz tarifeler sunmasını isteyerek "Pek çok öğrencimiz internete ulaşamadığı için ya da internet pahalı olduğu için maalesef derslerini aksatıyorlar. Herkes elini taşın altına koyarken GSM operatörlerinin de koyması gerekiyor." dedi.

Genel Başkanımız basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Azerbaycan-Ermenistan sınırının Tovuz bölgesinde, ateşkesi ihlal eden Ermeni güçlerinin açtığı ateş sonucu, önceki gün Azerbaycan ordusundan bir askerin şehit olduğunu hatırlatan Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Destici, "Azerbaycan’a yapılmış saldırıları kendimize, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve Türk milletine yapılmış olarak kabul ettiğimizi ifade ediyorum." diye konuştu.

Azerbaycan başta olmak üzere Türk devletleri ile ekonomik, sosyal, askeri ilişkilerinin daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini dile getiren Genel Başkanımız Destici, "Ermenistan örneğinde olduğu gibi, bize yönelen tehditlere karşı, birlik içinde, dayanışma içinde olmalıyız ve el ele vermeliyiz." ifadesini kullandı.

"MUHATAPLARIMIZIN DİPLOMASİ VE DİYALOG NOKTASINA YAKLAŞTIKLARINI GÖRMEKTEN MEMNUNUZ"
Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, "Muhataplarımızın diplomasi ve diyalog noktasına yaklaştıklarını görmekten memnunuz. Bunu Türkiye, Türk milleti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerimiz adına bir ilerleme sayıyoruz. Ama buna henüz bir kazanım diyemeyiz. Çünkü tüm ihtilaflarda haklıyız ve haklılığımızı her şartta, her zeminde ifade edecek, haklılığımızı ortaya koyabilecek durumdayız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görüşmesini diyalog açısından değerli bulduklarını ifade eden Destici, "Fakat Macron'un ya da Yunanistan yetkililerinin samimi olmadıklarını da biliyoruz. Sahada işimizi tam olarak bitirmeden müzakereye oturup hak ve menfaatlerimizi masanın konusu yapmamalıyız." dedi.

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Destici, eğitim sürecinde GSM operatörlerinin uzaktan eğitime destek vermesini isteyerek "Çok daha ucuz tarifelerle ücretlendirmeleri gerektiğini ifade etmek istiyorum. Pek çok öğrencimiz internete ulaşamadığı için ya da internet pahalı olduğu için maalesef derslerini aksatıyorlar. Herkes elini taşın altına koyarken GSM operatörlerinin de koyması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) verileri konusunda Türk Tabipleri Birliğinin "karalama kampanyası" yaptığını ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Bu iddiaları dile getirenlerin yapacağı bir şey var. Sadece dedikodu yapmaktan vazgeçecekler, somut belge ve bilgi ortaya koyacaklar. Ellerinde somut delil yoksa sırf hükümeti, bakanlığı, bakanlık yetkililerini, Sağlık Bilim Kurulunu karalamaktan vazgeçsinler. Katkı sağlamıyorlarsa gölge etmesinler." diye konuştu.

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Destici, Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki sağlık çalışanlarına yönelik saldırı girişimini de lanetledi. "Sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet eylemleri, fertlere yönelik işlenen suçlar arasında değerlendirilmemeli, topluma karşı suç olarak değerlendirilmeli." diyen Destici, parti olarak bu yönde bir düzenlemeyi içeren kanun teklifini ekim ayında TBMM'ye sunacaklarını kaydetti.

GENEL BAŞKANIMIZIN TOPLANTIDA YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ:

Değerli Basın Mensupları, 

Okullarımızda yüz yüze eğitim kısmen de olsa başladı. 

Yaşadığımız salgın sürecinde, uzun bir süre ara verilen yüz yüze eğitimin mahdut sınırlar içerisinde olsa da başlaması için her türlü tedbir ve hazırlığı yapan milli eğitim bakanımıza, okul idarecilerimize, öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Başta öğrencilerimiz olmak üzere, eğitim kadromuzun tüm mensupları için başarılı bir eğitim ve öğretim yılı diliyorum. 

Değerli Arkadaşlar, 

GSM operatörlerinin, geçmiş dönemlerde yaşadığımız deprem, afet ve olağanüstü durumlarda sınıfta kaldıkları bir vaka iken, dün de Milli Eğitim Bakanlığı’nın EBA sisteminin, yoğun talepten bir süreliğine hizmet verememesi, bir yerlerde bir eksikliğin hala giderilmemiş olduğunun işaretidir. GSM şirketleri, eksiklerini, gerekli yatırım ve teknolojik yenilenmelerini tez vakitte tamamlamalıdırlar. Allah esirgesin, daha acil ve büyük bir problemde yaşanacak bir iletişim kopukluğunun sonuçlarını düşünmek bile istemiyoruz… 

Değerli Basın Mensupları, 

Birleşmiş Milletler’in, 75. Genel Kurul Başkanlığına seçilen ve Salı günü ilk oturumu yöneten Sayın Volkan Bozkır’a ve emeği geçen tüm Dışişleri mensuplarımıza teşekkür ediyor, başarılı bir dönem geçirmelerini diliyorum. 

Değerli Basın Mensupları, 

Küresel salgının dünyada ve yurdumuzdaki yıkıcı etkisi bütün hızıyla devam ediyor. Dün itibariyle 65 vatandaşımız hayatını kaybetti. Toplam vefat sayımız 7639’a yükseldi. 1522 ağır hastamız var. Dünya genelinde tespit edilebilen ölüm sayısı ise 1 milyon sayısına yaklaşmış durumda. Öncelikle kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Hastalarımız için Allah’tan şifa niyaz ediyorum. Tekrar, ısrarla ve önemle; salgının ilk gününden beri, büyük başarı ve fedakarlıklarla görev yapan sağlık çalışanlarımıza, şahsım, camiam ve temsil ettiğim seçmenlerimiz adına teşekkür ediyorum. Sebebi, şekli, gerekçesi ne olursa olsun, sağlık çalışanlarımıza yönelen şiddeti lanetliyorum. Sağlık çalışanlarımıza yönelen şiddet eylemlerinin en ağır şekilde cezalandırılmasının artık bir zaruret haline geldiğini düşünüyoruz. Bu alçakça davranışlar, sağlık çalışanlarımızla birlikte, “sağlık kuruşlarından hizmet alan hastalarımızı”, “verilen hizmeti” ve “sağlık sisteminin işleyişini” de olumsuz etkilemesi dolayısıyla, asla fertlere yönelik işlenen suçlar arasında değerlendirilmemelidir. Konuyla ilgili, sağlık çalışanlarına ve sağlık kuruluşlarına yönelik işlenen suçların cezalarıyla ilgili bir yasal düzenleme de acilen yapılmalıdır. 

Değerli Arkadaşlar, 

Pandeminin ilk günlerinden beri, zaruri haller dışında insanlarımızı evlerinde kalmayı tavsiye ediyor, “hayat eve sığar” sloganıyla vatandaşlarımızı yeni bir hayat düzeni içinde yaşatmaya çalışıyoruz. Bu şartlarda, sağlık çalışanlarımız, etkilerine ve tedavisine neredeyse tamamen yabancı olduğumuz bir bulaşıcı hastalıkla mücadele için, riskin tam merkezinde görev yapıyorlar. Arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, kendi hayatlarıyla ilgili tehlikenin yanında, aylardır, görev yerlerinden, ailelerine, evlatlarına, yani en sevdiklerine “ölüm” taşıma tehlikesinin stresiyle yaşıyorlar. Ülkemizin en zeki, en başarılı evlatlarından seçip yetiştirdiğimiz, yıllarca emek verip göz bebeğimiz gibi sakındığımız, sonrasında vatandaşlarımızın hayatlarını emanet ettiğimiz çok sayıda sağlık çalışanlarımızı, gün be gün hastalığa kurban veriyoruz. Bu ağır şartlara rağmen, görevlerini büyük bir ciddiyetle yerine getiren kardeşlerimizi; hekimlerden hemşirelere, sağlık memurlarından kat görevlilerine, arkadaşlarımızı, evlatlarımızı, üç tane ite, köpeğe, çakala yem etmeyeceğiz. Onların, hayatlarını, güvenliklerini, huzurlarını korumanın sadece güvenlik güçlerimizin değil, hepimizin göreviolduğunu tekrar hatırlatmayı bir görev addediyorum. Bu vesileyle tekrar, pandemiyle mücadelede hayatların kaybeden sağlık çalışanlarımızı, rahmetle, minnetle anıyorum. Görevleri başında olanlara bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. 

Değerli Basın Mensupları, 

Korona, tüm dünyanın ortak meselesidir. Geliri, eğitim düzeyi, konumu, ekonomi gücü ne olursa olsun; bir devlet, vaka sayısını sıfıra düşürüp, sınırlarını insan ve mal giriş-çıkışına kapatamadığı sürece hastalığı yenmesi mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla tüm ülkeler, hastalıkla mücadele konusunda; tedbirler, aşı, ilaç; yani hastalıktan korunma ve hastalıkla mücadele konusunda iş birliği yapmak mecburiyetindedir. Bu kapsamda, aşı ve ilaçla ilgili araştırmalarda, münferiden yapılan çalışmaların birleştirilmesi ve tam bir işbirliği sağlanması için gerekli zeminin oluşturulmasının zaruretini herkese hatırlatmak istiyorum. Türkiye’nin bu alanda inisiyatif alabileceğini, alması gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanı sıra, virüsün ortaya çıkması ve hastalığın yayılması konusunda, dünya basınında yer alan iddialar ciddiyetle araştırılmalı, uluslararası kuruluşlar bu konuda hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gereken çalışmayı yapmalıdır. 

Değerli Basın Mensupları, 

Önceki gün, Azerbaycan Ermenistan sınırının Tovuz bölgesinde, ateşkesi ihlal eden Ermeni güçlerinin açtığı ateş sonucu, Azerbaycan ordusundan bir askerimiz şehit oldu. Biz, Azerbaycan için “dost”, “komşu” gibi kelimeleri kullanmayı bir ar vesilesi sayarız. Azerbaycan’ı kendi ülkemizden, Azerbaycan Türklerini kendi vatandaşlarımızdan ayırmayız. Bu anlamda, öncelikle, Azerbaycan’a yapılmış saldırıları kendimize yapılmış saydığımızı belirtmek istiyorum. Geçen her gün, yaşadığımız her hadise şunu gösteriyor: Azerbaycan başta olmak üzere, Türk devletlerinin, ekonomik, sosyal, askeri ilişkilerinin daha ileri bir noktaya taşınmasının zaruret haline gelmiştir. Ermenistan örneğinde olduğu gibi, bize yönelen tehditlere karşı, birlik içinde, dayanışma içindeolmalıyız ve el ele vermeliyiz. Ancak birlikte güçlü olacağımızı, ancak birlikte güvende olacağımız asla unutmamalıyız. Tekrar, şehit kardeşimize Allah’tan rahmet, Azerbaycan’ımıza baş sağlığı diliyorum. 

Değerli Basın Mensupları, 

Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ve bununla bağlantılı olarak, Yunanistan, Fransa, Avrupa Birliği ve ABD’yle ilişkileri yakinen takip ediyoruz. Biliyorsunuz, daha önce konuyla ilgili detaylı değerlendirmeler yaptık. Gelinen noktada, “Sevilla haritası” adı verilen saçmalığın anlaşılmaya başlandığını; muhataplarımızın diplomasi ve diyalog noktasına yaklaştıklarını görmekten dolayı memnunuz. Bunu Türkiye adına bir ilerleme sayıyoruz. Çünkü tüm ihtilaflarda haklıyız ve haklılığımızı her şartta, her zeminde ifade edecek, haklılığımızı ortaya koyabilecek durumdayız. Lakin ısrarla şunu bir kez daha vurgulamak isterim ki, sahada işimizi tam olarak bitirmeden müzakereye oturup hak ve menfaatlerimizi masanın konusu yapmamalıyız. Önce sahaya dair işleri tamamlayıp, sonra masaya oturmalıyız. Bu şartlarda, tüm siyasi partilerimize; konunun, günlük politik çekişmelerin dışında tutulması gerektiğini, bugün itibariyle dış politikada yaşananların milli bir mesele olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum.


E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN