04.05.2020 16:32

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ KABUL ETMİYORUM!

Özel bir Tv kanalında yayınlanan programa konuk olan Büyük Birlik Partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, toplumun büyük bir kesimi, özellikle de din adamları tarafından sert şekilde eleştirilen İstanbul Sözleşme konusunda da açıklama yaparak meclis gündemine taşıyacağını açıkladı.

Katıldığı televizyon programında konuşan Genel Başkanımız Mustafa Destici, terör örgütü Pkk'nın dün Bitlis'te şehit ettiği mehmetçiklerimizi Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek sözlerine başladı.

''TÜRKİYE'NİN DEPOLARI TIBBİ MALZEMEYLE DOLU''

Koronavirüs pandemi süreciyle ilgili yapılan eleştiriler konusunda açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız Mustafa Destici '' Öncelikle sağlık bakanımız, bilim kurulumuz ve sağlık çalışanlarımız başta olmak üzere, bu mücadeleye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
Türkiye aldığı tedbirlerle salgının diğer ülkelere nazaran geç girmesini sağladı ve Türkiye hazırlıklıydı. Bu hazırlığı da, Abd, İngiltere, Almanya, Fransa başta olmak üzere pek çok ülkeden daha başarılı olduğunu görüyoruz. 

Öncelikle bunun hakkını vermek lazım. Böyle her süreçte maalesef açık arayanlar, fırsat kollayanlar var. Onlar tekrar harekete geçmiş durumda. Özellikle ölüm oranlarının gizlendiği, hasta sayısının düşük gösterildiği gibi iddialar bundan kaynaklanıyor. 

Sağlık Bakanlığımız ve Bilim Kurulumuzun gerçek rakamları açıkladığına inanıyorum ve bizim araştırmalarımız da bunu ortaya koyuyor. Diğer taraftan bir takım eksiklikler, noksanlıklar elbette var. Örneğin maske konusu... Türkiye'nin elinde yeteri kadar maske var. Bunu biz biliyoruz. Üreticilerimiz başta olmak üzere bizimle irtibata geçenler var. Türkiye'nin elinde çok fazla miktarda tıbbi malzeme var. Hatta önlük ve tulum gibi ürünlerle ilgili depolar dolu. Türkiye şuanda belli şart ve kotalarda ihracata da izin verdi. 

Mesela ihraç edildiği kadar maske bağışlanması koşuluyla ihracata izin verildi. Maske konusunda bizim bir önerimiz oldu. Türkiye dünyada ücretsiz maske dağıtan tek ülke ancak dağıtımda bir takım aksaklıklar meydana geliyor. Vatandaşımızın istediği anda maskeye erişemediğine şahit oluyoruz. O zaman bunu çözmenin bir tane net yolu var. Maske bedava dağıtılmaya devam etsin. Diğer taraftan 1 TL gibi cüzi bir rakamla satışına da müsade etsin. Biz araştırdık bir cerrahi maskenin 0,50 - 0,50 kuruş gibi bir maliyeti var. Diğer ülkelere gönderilen yardımlar konusunda tarihimizden gördüğümüzü yapıyoruz. Ama burada bir öncelik sırası yapmamız lazım. Tabiki öncelikle kendi vatandaşlarımız, akabinde soydaş ve dindaş coğrafyalarımıza yönelmemiz lazım. Kalırsa diğer ülkelere de yardım gönderebiliriz.'' diyerek Türkiye'nin olması gereken önceliklerine ve yaşanan maske sorununun çözümüne vurgu yaptı. 

''VATANDAŞLARIMIZ DESTEKLERİN YETERSİZ OLDUĞUNU İLETİYOR''
Bilim Kurulu'nun tavsiye ve uyarılarını dikkate alarak parti çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Genel Başkanımız Mustafa Destici ''Büyük Birlik Partisi olarak bu süreçle ilgili değerlendirme ve hazırlıklarımızı yaptık. Partimizin gerekli kurulları ile bir araya gelemiyoruz ama video konferanslar yönetimiyle gerekli görüşme ve çalışmaları yapıyoruz. Birinci hedefimiz kendi camiamız başta olmak üzere vatandaşlarımızın devletin aldığı tedbirlere uyumunu sağlamak konusunda telkinlerimiz oldu. Koronavirüsle mücadelenin en önemli yolu kurallara uymak. Bu süreçten azami derecede etkilenen, işini kaybeden vatandaşlarımız, sağlığını kaybeden vatandaşlarımız var. Bunlarla birinci dereceden ilgileniyoruz. Çözüm önerilerimizi sunuyoruz ve karşılık bulduğunu da görüyoruz. Örneğin tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın kapsam dışında kalması için ilgililerle görüştük ve sonuç aldık. Esnaflarımızın büyük sıkıntıları var. 

Aylardır dükkanlarını açamadılar. En azından haftanın belli günlerinde, belli koşullarda müşteri alarak çalışmalarına müsade edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Devletimiz elindeki imkanları kullanarak yardım kampanyaları başlattı ve devlet bankalarının öncülüğünde de bir destek paketleri açıldı. Bütün kurumlarını devreye soktu. Yetersiz kalınan noktalar var ancak hükümetin de bu noktada gayretleri var. Biz de eksik gördüğümüz noktaları iletiyoruz. Bu yardımlar ilk başta belli sektörlere yapılyordu. Biz bunun genişletilmesi ve tüm sektörleri kapsaması gerektiğini söyledik. Ve bu kapsam genişletildi ve tüm vatandaşlarımız başvuru yapıp, imkan elde edebiliyorlar. İşten çıkarılan ve ücretsiz izne çıkarılan vatandaşlarımız desteklerin yetersiz olduğunu bize iletiyorlar. Biz de bunları hükümet yetkililerine iletiyoruz ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu eksikliklerin giderilmesi için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.'' şeklinde konuştu. 

''BU ZİHNİYETİ REDDEDİYORUM''
Ankara Barosu başta olmak üzere belli bir kitle tarafından Diyanet İşleri Başkanı'nın hedefe konulmasıyla ilgili de konuşan Genel Başkanımız Destici '' Öncelikle bu zihniyeti reddediyorum. Bu zihniyet Türkiye'de onlarca yıldır İslam karşıtlığı ve dindarlara zulme alkış tutmuş bir zihniyettir. Hiçbir zaman Müslüman-Türk'ün yanında olmadılar. Hiçbir zaman inanç ve değerlerimizin yanında olmadılar. Her zaman toplumumuzun ahlakını bozmak adına uygulamalar yapan emperyalistlerin yanında oldular. Yani zina edenlere, eşcinsellere sahip çıktıkları kadar Müslüman-Türk'ün değerlerine sahip çıkmadılar. Diyanet İşleri Başkanımız Cuma hutbesinde Allah'ın emrini söylemiş, Allah'ın hükmünü okumuş. Ne yapacaktı okumayacak mıydı? Ne bekliyorlar.. Bu yaptıkları bölücülük ve ayrımcılıktır. Hiçbir zaman iyi niyetli olmadılar, hep açık aradılar. Bu kafalarındaki zihniyetin dışa vurumudur. Biz bu konuda çok net'iz. İnancımız, kültürümüz ne gerektiriyorsa toplumumuza bu verilmelidir. Hatta kanunlarımız yapılırken, anayasamız yapılırken inanç ve kültürümüzün de dikkate alınması gerektiğini söylüyoruz.'' şeklinde konuşarak sapkınlıklara müsade edilmemesi gerektiğini savundu.

''İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ TÜMÜYLE KABUL ETMİYORUM''

Toplumun büyük bir kesimi tarafından eleştirilen İstanbul Sözleşmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız Mustafa Destici, ''Mesela İstanbul Sözleşmesi'nin, iyi ve kötü maddeleri var. Ben bunu kabul etmiyorum. Ben inancıma ve kültürüme göre bir sözleşme istiyorum ki var zaten.. Kitabım var, kültürüm ve inancım var... Bunları yok sayan bir sözleşmeyi birilerinin zorlamasıyla tümüyle kabul etmek zorunda değilim. Ben de kendim hür olarak inandıklarımı ifade etmek istiyorum. Karşımdakine de saygılıyım. Ölçümüz teröre ve şiddete bulaşmayacak, öbür taraftan bütün dünyanın reddettiği sapkınlıkları benim memleketime özgürlük diye dayatmayacak. Süresiz nafaka konusuna da vurgu yapmak istiyorum. Bu konunun düzenlenmesi lazım. Mesela 1 Ay evli kalıyor ve ömür boyu nafaka ödemek zorunda oluyor. Mutlaka bir düzenleme getirilmesi lazım. Buna benzer birtakım milletimizden gelen ve İstanbul sözleşmesi'nden kaynaklı vatandaşlarımızı mağdur eden maddelerle ilgili de talepler var. Türkiye Büyük Millet Meclisimizde bu konuda bir düzenleme yapılması lazım. Biz yaptığımız hazırlıkları meclis açıldığında gündeme taşıyacağız ve gerekli teklifleri de vereceğiz. '' şeklinde konuşarak İstanbul Sözleşmesi konusunda eleştirilerini ifade etti.

''HDP-PKK'DAN UMUT BESLEYENLERLE BİRLİKTE OLMADIK OLMAYIZ''

Son günlerde tartışma konusu haline gelen darbe söylentileriyle ilgili de sert ifadeler kullanan Genel Başkanımız Mustafa Destici ''Türkiye'de bir proje uygulanmaya çalışılıyor. Bir iktidar hatta rejim değişikliği.. Bunu son olarak CHP sözcülerinin ağzından çok net şekilde duyduk. Kimlerin bu değirmene su taşıdığına baktığımzda, PKK'yı, DHKPC'yi, FETÖ'yü görüyoruz. Yani ne kadar devlete karşı baş kaldırmış, bir takım yapılar oluşturmuş grupların da bu değirmene su taşıdığını görüyoruz. Burada Ak Parti dışında kalan tüm partilerin de kendi taraflarına geçmesini istiyorlar. Aynı baskı MHP üzerinde de var. Cumhur ittifakını destekleyen siyasi yapı ve STK'lara karşı bu var. Büyük Birlik PArtisi de bu anlamda milletin değerlerinin yanında çok net duruş sergilediği için hem şahsıma hem arkadaşlarımıza ve partimize haksız ve seviyesiz ithamlar görüyoruz. Biz inandığımız yolda yürümeye devam edeceğiz. 

Partimizin kurucu liderinin şu '' Haksız davalarda milyonlarla yürüyeceğime, haklı davamda tek başıma yürürüm'' sözünde olduğu gibi biz de inandığımız yolda yürüyeceğiz. Hatalarımız olabilir, gerekirse hatamızdan döneriz ama bugüne kadar bilerek hiçbir yanlışın içinde olmadık. Cumhur ittifakıyla hareket etmemizin birinci sebebi devletin varlığı ve beka meselesi, milletin istiklal ve istikbali meselesidir. Bizim için 15 Temmuz bir milattır. Çünkü 15 Temmuz'da Türkiye bir işgal girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. Büyük Birlik Partisi hiçbir zaman ''Hükümet öyle ya da böyle değişecek'' diyenlerle, hiçbir zaman Cumhuriyet mitingleri düzenleyip, orduyu göreve çağıranlarla, hiçbir zaman HDP'yle PKK'yla kolkola girenlerle birlikte olmadı. Muhsin Başkanımız ''Namlusunu Milletine çevirmiş tanka selam durmam'' dedi. Dolayısıyla da biz darbeden, PKK/HDP'den umut besleyenlerle bir arada olmadık, olmayız.'' ifadeleriyle partisine yöneltilen eleştirilere de sert bir dille yanıt verdi.

3 Mayıs Türkçüler Günü nedeniyle de açıklama yapan Genel Başkanımız Mustafa Destici ''Bugün 3 Mayıs Türk Milliyetçileri günü. Bu vesileyle Nihal Atsız'ı, Muhsin Başkana, Alparslan Türkeş'e bu davaya gönül verenlere rahmet ve özlemle anıyorum. Bugün de bu mücadeleyi veren Türk Milliyetçilerine, Alperenlere de sevgilerimi sunuyorum.'' dedi.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN