07.11.2019 16:10

KILIÇDAROĞLU VE İMAMOĞLU'NA TEPKİ: "HDP, PKK'NIN PARTİSİ MİDİR DEĞİL MİDİR?"

Büyük Birlik Partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, "HDP, PKK'nın partisi midir değil midir? Buna cevap vermesi gereken Sayın Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu'dur. ya da HDP ile işbirliği yapan siyasi parti, bunların genel başkanları ve mensuplarıdır" dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ülke ve dünya gündemini değerlendirdi.
Sporcuların başarılarının devam ettiğini belirten Destici, "En son işitme engelliler Avrupa Güreş Şampiyonası'nda güreşçilerimiz bizi bir kez daha sevince gark ettiler. Başarılarının devamını diliyorum. Kadınlar tekvandoda İrem Yaman kızımızın altın madalyası bizi gururlandı. Hepsi de başarıları elde ettikten sonra Mehmetçiğimize selam gönderiyorlar. Avrupa köpürse de, kıskançlığından kahrolsa da sporcularımız Mehmetçiğimize selam yollamaya devam edecek" diye konuştu.

"PARTİMİZ, 8-10 KASIM TARİHLERİ ARASINDA KAMPA GİRECEK"
Genel Başktanımız Destici, 8-10 Kasım tarihleri arasında Antalya'da parti içi eğitim ve genel istişare toplantısının gerçekleştirileceği bilgisini verdi.
Barış Pınarı Harekatı'nın durağan ama amacına uygun şekilde devam ettiğini söyleyen Destici, Türkiye'nin harekat kapsamında ABD ve Rusya ile yapılan mutabakatlara uygun olarak davrandığını aktararak, "Sahaya baktığımız zaman ABD'nin görevlerini tamamen yerine getirdiğini söyleyemeyiz. Hala bazı terör unsurlarının varlığını gerçekleştirilen saldırılardan, Mehmetçiğe yönelik taciz ateşlerinden, mayınlamalardan tamamen çekilmediklerini görüyoruz. Türkiye buradaki bütün unsurlara karşı gerekli harekatı devam ettiriyor" şeklinde konuştu.

'MÜCADELE EDEN TEK ÜLKE, TÜRKİYE'
Amerika Birleşik Devletleri'nin, petrol kuyularının çok fazla olduğu Kamışlı bölgesine yerleşmeye başladığını belirten Destici, şöyle konuştu:
"Buralarda PKK, PYD, YPG terör örgütü ile açıktan bir iş birliği yaptığını da görmekteyiz. Bizim bütün dünyaya ve uluslararası kuruluşlara sormak istediğimiz şudur; 'Amerika Birleşik Devletleri, Fransa veya İngiltere'nin ya da bir başkasının Suriye ve Irak petrollerinde hakkı nereden kaynaklanmaktadır? Bu petrolleri ve petrol kuyularını ele geçirme haklarını kimden almaktadırlar? Hangi uluslararası anlaşmaya dayanmaktadır?" Bizim bildiğimiz kadarıyla hiçbir uluslararası anlaşma yoktur. Dolayısıyla öncelikle Suriye halkının hakkı olan petrol kuyuları ve doğal gaz kaynaklarından herkesin uzak durması lazım. Bunların asıl niyetinin Suriye'ye iç barış getirmek olmadığını, asıl niyetlerinin petrol ve doğal gaz olduğunu buradan anlıyoruz. Bölgede terör örgütlerinin varlığı da tamamen bunların altyapı hazırlığıydı. Bölgedeki bütün insanların bunu bilmesi ve aslında emperyalizme ve siyonizme karşı ortak bir mücadelede Türkiye'nin etrafında kenetlenmeleri gerekir. Şu anda bu mücadeleyi yapan bir tek ülke vardır; o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir." ifadelerini kullandı.

Emeklilikte yaşa takılanlar ile ilgili de açıklamalarda bulunan Destici, "Bu kesim asla erken emeklilik istemiyor. Bu kesimin talebi kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesi ve emeklilik haklarının verilmesidir. 1999'dan sonra çıkan bir kararla bu hak ellerinden alınmıştır. Biz bunu adaletsiz bir uygulama olarak görüyoruz. Burada bir hak mağduriyeti var ve bunun ortadan kaldırılması gerekir. Bununla ilgili kanun teklifini de TBMM'ye sunduk" dedi.

Emeklilikte yaşa takılanların bugün bir elektriklerin kapatılmasıyla ilgili bir uygulama başlattıklarını belirten Destici, salonun ışıklarını kapatıp açarak buna destek verdi. 3600 ek gösterge bekleyenler olduğunu hatırlatan Destici, bunların kademeli olarak aşağıdan yukarıya kadar düzenlenmesini istediklerini söyledi.

HDP'nin PKK'nın partisi olduğunu ve partinin kapatılması gerektiğini her defasında söylediklerinin altını çizen Destici, "Dünya devletlerine sorduğumuz bir soruyu buradaki partilerimize ve insanlarımıza soruyoruz. HDP, PKK'nın partisi midir değil midir? Buna cevap vermesi gereken Sayın Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu'dur. ya da HDP ile işbirliği yapan siyasi parti, bunların genel başkanları ve mensuplarıdır. HDP, PKK'nın partisidir. ve PKK'nın partisi ise HDP'li belediyelere kayyum atanması da doğru bir karardır. Şu an HDP elindeki belediyelerin tamamına kayyum atanmalıdır. Hepsi PKK ile ilintilidir ve PKK'ya dolaylı ya da direkt destek vermektedir. Bu kayyum atanmalarına karşı sanki demokratik duruş gösteriyor gibi açıklama yapanlar büyük bir gaflet ve yanılgı içindedir. Hele bunu Avrupa Parlamentolarında, toplantılarda dile getirirseniz bu vatana ihanetle eşdeğer bir hal alır" diye konuştu.

Son KHK'lar ile ilgili eleştiriler olduğunu aktaran Destici, şunları söyledi:
"15 Temmuz darbesinde 251 insanımızı şehit verdik, 50'ye yakın Özel Harekat polisimiz can verdi. Eğer yüreğiniz birileri için yanacaksa onlar için yanmalıdır. Devlet elbette ki kendi varlığını korumak, devam ettirmek adına ve darbeyi tüm unsurlarıyla bertaraf etmek adına olağanüstü hal ilan edildi ve KHK'lar çıkartıldı. Belki hatalı kararlar da olmuştur ama bunların düzeltilmesi için 'Olağanüstü Hal Komisyonu' kuruldu. Bu konuda hukuk çalışıyor. Tüm KHK'larla ilgili faciadır demek aslında bir faciadır."

Türkiye'nin varılan mutabakata uygun olarak bütün unsurlara karşı Barış Pınarı Harekatı'nı devam ettirdiğini kaydeden Destici, terör unsurlarını bölgeden temizleyene kadar harekatların devam edeceğini söyledi.

'MÜCADELEMİZE ZARAR VERECEK DAVRANIŞLARDAN HERKESİN UZAK DURMASI LAZIM'
Olağanüstü Hal'in (OHAL) ilan edildiği dönemde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çıkarıldığını ifade eden Destici, "Çıkarılan kararlarda ilk başta hatalar olmuş olabilir. Bunların düzeltilmesi için 'Olağanüstü Hal Komisyonu' kuruldu. Bu komisyon bu zamana kadar yaklaşık 100 bin kişi ile ilgili yeniden inceleme yaptı. Örgütle ilgili olmadığı anlaşılan 10 bine yakın kişi görevine iade edildi. Bu konuda hukuk çalışıyor ve çalışmaya da devam ediyor. Tüm Kanun Hükmünde Kararnameler ile ilgili 'faciadır' demek, bana göre bir fecaattır. Büyük bir yanlıştır. Bu yanlışa kimsenin düşmemesi lazım. Bizim terörün tüm unsurlarıyla mücadelemize zarar verecek söz, fiilen davranışlardan herkesin uzak durması lazım. Burada konular yargıya intikal etmiştir. Son anayasa değişikliği ile birlikte yargımız, bağımsız ve tarafsız anayasal güvence altına alınmıştır. Bunun tam olarak işlemesi konusunda hepimiz yargıya yardımcı olursak, inanın 'kuruyla yaş', 'masumla masum olmayan' net bir şekilde ayrılacaktır. Herkes neyi hakketmiş ise, onunla karşılaşacaktır" diye konuştu.

LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA MASKELİ DESTEK
Daha sonra Lösemili Çocuklar Haftası'na dikkat çekmek için maske takan Destici, "Allah kimsenin evladını böyle bir hastalık veya buna benzer bir hastalıkla karşı karşıya bırakmasın. Başta lösemili yavrularımız olmak üzere bütün buna benzer hastalıkla uğraşan yavrularımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmasını arzu ediyoruz. Onlara sonuna kadar destek vermeliyiz. Onlar bizim geleceğimizdir. Bütün vatandaşlarımızın ve halkımızın her bir ferdini lösemili ve benzer hastalıkla uğraşıp, yenmeye çalışan çocuklarımızın yanında olmaya ve destek vermeye davet ediyorum" dedi.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN