30.01.2019 14:13

PARTİMİZİN EN ÖNEMLİ HUSUSİYETİ CUMHURİYET TARİHİNİN EN UZUN ÖMÜRLÜ SİYESİ PARTİLERDEN BİRİ OLMASIDIR

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Partimizin en önemli hususiyeti ise Cumhuriyet tarihinin en uzun ömürlü siyasi partilerinden biridir." dedi.



Genel Başkanımız Mustafa Destici Genel Merkez Binamızda haftalık olağab basın toplantısında ülke gündemini değerlendirdi.



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ocak 2019 verilerine göre Türkiye’de şu anda faaliyet gösteren siyasi partilerin sayısı 81’dir. Bu 81 siyasi partinin ise sadece 13 tanesi önümüzdeki seçime girme hakkı elde etmiştir.

Yine 26 yıl önce “Büyük Birlik Partisi” olarak ismi tescil ettiren, “hilâl” ve “gül” amblemi ile siyaset tarihimizdeki seçkin yerini alan Büyük Birlik Partisi, hem ülkemizin en cari partilerinden birisi, hem de faaliyet gösterdiği bu 26 yıl boyunca tüm seçimlere iştirak etmiş bir siyasi partidir.

Partimizin en önemli hususiyeti ise Cumhuriyet tarihinin en uzun ömürlü siyasi partilerinden biridir.

Büyük Birlik Partisi; konjonktürel avantajlarla ve beklentilerle ortaya çıkan, elde ettiği kısa başarılarla yetinmek zorunda kalan, nihayetinde muhalefette kalınca misyonuna son verip siyasi partiler mezarlığına defnedilmiş siyasi partilerden olmadı hiçbir zaman…

Devlet yardımı almadan tamamen kendi tabanının ve her seferinde tazelenen dinamik teşkilat yapısı ve mensuplarının gayret ve özverileriyle bu günlere geldi.

Bizler 26 yıllık ömründe gücünü konjonktürden değil, milletinden ve ülke gerçeklerinden alan bir hareketiz… Diğer siyasi partiler gibi gücümüz zamanın şartlarına bağlı değildir… Bunu içindir ki gücümüz ve aziz milletimizin algısındaki muteber yerimiz her türlü kötü şartlara rağmen dipdiri durmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti bir dünya devleti haline gelene kadar Büyük Birlik kadrolarına olan ihtiyaç sürecektir. Zaten, Türkiye’nin yeni medeniyet hamlesi de, milletiyle barışık, milli kimlik değerlerini koruyarak yaşamanın kurallarını koyan ve bilen Büyük Birlik Partisi kadroları tarafından gerçekleştirilebilir. Çünkü biz, Türk milletinin onurunu, vicdanını ve geleceğini temsil ediyoruz. Bu gerçeği biliyor, bu şuurla siyaset yapıyoruz.

Büyük Birlik Partisi aziz Türkiye’mizin en “nitelikli” ve “dinamik” bir partilerinden biridir. Seçim başarıları mutlaka önemlidir. Her siyasi parti bu hedefleme için siyaset yapar… Lakin kurulduğu yıllardan beri bu hedefi tutturamasa da, yapıcı ve yol gösterici muhalefet misyonunu inatla sürdüren, vatanı, milleti, namusu haysiyeti ve şerefi için en yüksek riskleri göze alan, ilk günkü gibi diri ve dinamik halde yoluna devam etme azminin ve dava şuurunun adıdır Büyük Birlik Partisi.

Bu haseple partimiz aziz Türkiye’mizin önemli bir vakıası ve gerçeğidir!

Değerli Arkadaşlar

29 Ocak 1993; bizlerde ve maşeri vicdanlarda, bir siyasi partinin kuruluş yıldönümünü ifade etmekten öte anlamlar taşıyan bir tarihtir… Daha da önemlisi Büyük Birlik Partisi ülkemiz siyasi tarihinin en önemli “köşe başı” ve “kilit taşları”ndan biridir!

Çünkü:

29 Ocak 1993, "kim var? " diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, "ben varım! " cevabını veren ve "benim olmadığım yerde kimse yoktur! " duygusuna sahip, istikamet sahibi insanların inanç ve samimiyet yolculuğuna çıkış tarihidir…

29 Ocak 1993; güçlünün haklı değil, haklının güçlü olması gerektiğini en gür sada ile haykıran ve hakikatin hatırana siyaset üretmeye gayret eden samimi insanların meydana çıkış tarihidir…

29 Ocak 1993; “Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah'ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah bize, 'Niye iktidar olmadın' diye sormayacak…” dava şuuruyla hareket eden bir liderin inşâ ettiği Büyük Birlik Partisi’nin kuruluş yıl dönümdür.


Değerli Hâzirûn,

26 yıl boyunca memleket sevdası mevzubahis olduğunda geri kalan her şey, Büyük Birlik Partisi kadrolarından “teferruat” muamelesi gördü…

Allah’a övgüler ve şükürler olsun ki; Türk siyasi hayatının en çetin ve en emniyetsiz en güvensiz yol ve şartlarında bile, bu ülkenin mukadderatını aldatacak, yazgısını bozacak hiçbir güç ve otoriteye boyun eğmedik…

Azmimizi kırmak isteyenlerle, yolumuza taş koymak isteyenlerle anladıkları dilden ve tavırdan başkası ile muhatap olmadık…

Gerekirse her türlü bedel ödemeye hazır olduğumuzu, ama aziz milletimize zerre miskal bedel ödetmeyeceğimizi en zor zamanlarda gösterdik…

Siyaseti meslek algısıyla yapmadık…

Bir mağduriyet alanıyla karşılaştığımızda, nasıl olsa birileri çözer diyerek üç maymunu oynamadık…

Doğu Türkistan’da, Azerbaycan’da, Bosna’da, Kosova’da, Çeçenistan’da, Kırım’da, Bulgaristan’da, Batı Trakya’da, Irak’ta Türkmen illerinde, Filistin’de, Suriye’de, Pakistan’da…

Kısacası nerede mağduriyet varsa… Nerede mazlum varsa orada olmaya çalıştık.

Mahcup edildi, lakin asla mahcup etmedik!

Milletimizin herhangi bir ferdini ve topluluğunu ötekileştiren siyasetlere ve ayrımcılıklara karşı mücadele ettik.

Milletimizin vicdanını kanatacak kararlara ortak olmadık…

Doğru nereden gelirse gelsin, kınayanların kınamasına aldırmadan “yanında” olduk.

Yanlış nereden gelirse gelsin kınayanların kınamasına aldırmadan “karşısında” olduk.

Bu ülkenin varlığına dirliğine zeval vermek isteyenlere karşı, vesayete karşı, teslimiyete karşı, korkaklığa karşı, tembelliğe karşı en sert tavrını gösterdik.

Değerli Arkadaşlar,

Değerli misafirler,

Büyük Birlik Partisi 26 yıldır Türk siyasi hayatında önemli bir vakıadır.

Büyük Birlik Partisi, sahip olduğu ‘maksimum potansiyeli’ ve ‘temiz ve muteber siyasi parti’ algısı nedeniyle, muârızları ve rakipleri tarafından her zaman, sağlıklı bir şekilde büyümesine ve toplumla kitlevî seviyede buluşmasına engel olacak engellerle ve sorunlarla meşgul edildi. İçeriden veya dışarıdan; maruz kaldığı operatif hamlelerle, adeta bir siyasi parti hüviyetinden çok, amatör bir siyasi kulüp kimliğine büründürülmek istendi.

İşte tüm bu olumsuz şartlar içinde dahi imkansız sanılan işleri ve işleyişleri, reel politiğin tüm pragmatik dayatmalarına rağmen başardı. Her türlü tezgâhı, sahnelenen her çeşit oyunu ve en önemlisi kurulan tuzakları, “tuzak kuranların en hayırlısı olan” yüce Allah’ın izniyle bozdu.

Değerli Arkadaşlarım,

Kıymetli Hanımefendiler ve Beyefendiler,

26 yıl önce olduğu gibi bugünde, yılmadan ve usanmadan aynı şeyi söylüyoruz:  Çağrımız herkesedir!

Adaletten, barıştan, hürriyetten yana olan, bu aziz Türkiye’mizi aziz Türk Milletini seven herkese…

Bu milletin inancına, tarihine, kültürüne, kimliğine saygı duyan, dürüst, çalışkan, bilgili olan herkese…

Bizler;

Nereden geldiğimizi biliyoruz.

Nereye gideceğimizi de…

Büyük Birlik” ideali için yapamayacağımız şey yoktur...

Bu toprağın tarihine, halkına, bu halkın imanına, kültürüne, kimliğine sahip çıkacağız...

Bu milletin her şeyin en iyisine layık olduğuna inanan bizler…

Bu mirasa sahip çıkacak ve hadimi olacağız…

Umudumuz korkularımıza, sevgimiz nefretimize galip gelecek

Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız

Sabredenlerden olacağız. Lakin asla Zulme boyun eğmeyeceğiz.

Bizler Hakkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olmaya çalışacağız…

Çünkü biz, Türk milletinin onurunu, vicdanını ve geleceğini temsil ediyoruz. Bu gerçeği biliyor, bu şuurla siyaset yapıyoruz.

Büyük Birlik Partisi’nin dünyayı, Türkiye’yi ve Türk milletini nasıl gördüğü ve nasıl bir siyaset anlayışıyla hareket ettiği açıktır. İnsan olarak yaratılmanın haysiyet ve şerefini korumak için; ne zulme razı oluruz, ne de zulüm yaparız.

Vatanımız, milletimiz, namusumuz, haysiyetimiz ve şerefimiz için en yüksek riskleri göze alırız.

Bu riskleri göze alamayan, sanal dünyanın sahte platformlarında dava adamlığı yapıp gerçek hayatta karşılığı olmayan, hep nimet peşinde koşan ama hiç bir külfete ortak olmayan, siyasi ikballerine erişmek adına geldiği yere söverek yeni mevziler tahkim etmeye çalışan kişilerle; bırakınız siyaset yapmayı, onlarla bir adım dahi atmayız.

26 yıl sonra bugün; alnı ak, başı dik bir şekilde, geleneksel ideolojilere hapsolmak yerine her türlü mağduriyet alanı için uzlaştırıcı ve ikna edici çözümler üretmeye gayret eden… Ve dahî 26 yıldır ilkelerinden ve ideal çizgisinden sapmayan böyle bir siyaset kurumunun genel başkanı olarak, bütün vatandaşlarımıza buradan sevgi ve selamlarımı yolluyorum.

26 yıldır bu davaya gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan herkesi selamlıyorum.

Kuruluşundan bu günlere gelene kadar; vaktini, fikrini, kesesini, enerjisini, emeğini karşılık beklemeden bu davaya adamış her bir partilimize buradan şükranlarımı sunuyorum.

Bu süreç içerisinde dâr-ı bekâya göçmüş bütün kardeşlerimizi hayırla ve özlemle yâd ediyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şâd mekânları cennet olsun.

Haksız bir dava uğruna sultanlık yapacağıma, Gerekirse haklı davada tek başıma yürürüm’ diyen şehit liderimiz ve kurucu liderimiz Muhsin Başkanımıza Yüce Allah’tan rahmet diliyorum… Ruhu şâd mekânı cennet olsun…

Saygıdeğer Hanımefendiler,

Saygıdeğer beyefendiler,

Basınımızın değerli temsilcileri,

Büyük Birlik Partisi’ne gönül vermiş, en sıkıntılı günlerimizde bile bayrağımızı yere düşürmeyen, fedakâr, cefakâr değerli dava arkadaşlarım, Değerli Alperenler

Büyük Birlik Partisi’nin 26. yaşının Türkiye’mize, aziz milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını Yüce Allah’tan diliyorum.

Bu millete hizmet yolunda, her şey Türkiye için diyerek; aynı ruh, aynı heyecan ve aynı dinamizm ile devam edelim diyorum.

Hepinizi en kalbi duygularla, saygıyla selamlıyorum.

Allah yolumuzu açık eylesin… Allah’a emanet olun.

SMA HASTALARI

SMA hastalarının ilaca erişimi ve ilaç paralarının geri ödenmesi konusunda her zaman büyük gayret içinde olduklarını söyleyen Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı'mızla yaklaşık 2 yıl önce yaptığımız görüşme neticesinde önce 'Tip 1' hastaları için ilaç bedellerinin geri ödenmesi noktasında bir sonuç almıştık. Dün itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanı'mız açıkladı. Artık 'Tip 2' ve 'Tip 3' SMA hastalarının ilaç bedelleri de geri ödenecek. Ben bunun için başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere Sağlık Bakanlığı'mıza ve diğer emeği geçen bakanlıklarımız ile tüm bürokratlarımıza şükranlarımı sunuyorum. SMA hastalarımızın gözleri aydın olsun" diye konuştu.

'HDP, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİR UNSURUDUR'

Büyük Birlik Partisi'nin, yerel seçime hazır olduğunu vurgulayan Genel Başkanımız Mustafa Destici, 51 şehirde kendi adaylarıyla sahada olacaklarını kaydederek, şunları söyledi: "Öncelikle 51 şehir var. Bir de 30 büyükşehir var. Partimiz bu 51 ilin tüm seçim çevrelerinde kendi adı, adayları ve amblemiyle sahada olacaktır. 30 büyükşehirle ilgili kararımızı bu hafta sonu gerçekleştireceğimiz Merkez Karar Yönetim Kurulu ve İl Başkanları toplantımız ile açıklayacağız. İstisnamız Güneydoğu ve Doğu Anadolu'muzun bazı seçim çevrelerinde PKK'ya karşı iş birliğine herkesten önce kapıyı açtık. Bu konuda da bizim gibi hassasiyet gösterilmesini istiyoruz. Bugüne kadar bu hassasiyeti görmüş değiliz. Bütün siyasi partilere PKK'nın siyasi partisi dışındaki bütün siyasi partilere çağrı yapıyorum. Gelin, burada inat etmeyin. PKK'ya karşı nasıl Mehmetçiğimiz, askerimiz mücadele ediyorsa biz de siyaseten mücadelemizi ortaya koyalım. Eğer terörü yenmek istiyorsak terörün tüm unsurlarına karşı topyekun mücadele etmeliyiz. HDP de terör örgütünün bir unsurudur."

'CHP, BU KARARINI GÖZDEN GEÇİRMELİ'

CHP'den yerel seçim için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na Tunç Soyer'in aday gösterilmesini değerlendiren Genel Başkanımız Mustafa Destici, bu kararın bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. 12 Eylül döneminde, kendilerine ve ülkücülere büyük darbe vurulduğunu savunan Destici, şöyle konuştu: "Onlarca arkadaşımız ve ağabeyimiz, haksız yere idam edilmiş, işkenceler görmüştür. Bunların müsebbiplerinden birisi olan Nurettin Soyer’in oğlunun Cumhuriyet Halk Partisi tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterilmesi, elbette bütün ülkücü camiayı incitmiştir. Ben CHP'nin bu kararını bir kere daha gözden geçirmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Şöyle bir örnekle karşı karşıya kalsaydık acaba ne derlerdi? Biliyorsunuz, bu ülkede birkaç yıl önce çok meşhur FETÖ savcıları vardı. Onlardan birisinin oğlunu bir siyasi parti aday yapsaydı acaba toplumun tepkisi nasıl olurdu? İşte Nurettin Soyer'in, onlardan bir farkı yoktur. Konunun böyle değerlendirilmesini ve vicdanı olan herkesin böyle bir tavır koyacağını düşünüyorum. CHP, bu kararı ile bütün ülkücüleri ve milliyetçileri hatta onun ötesinde 12 Eylül mağduru olan herkesi incitmiştir. Sandıkta da bunun bir karşılığı olacağına inanıyorum."

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN