26.07.2020 14:32

SAMSUN'DA KONUŞAN GENEL BAŞKANIMIZ "HER TÜRK VE HER MÜSLÜMAN BUNDAN GURUR DUYMALI"

Büyük Birlik partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılması ile ilgili, "Her Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı, her Türk ve her Müslüman bundan büyük bir gurur duymalı." dedi.


Partimizin Samsun İl Başkanlığınca bir otelde düzenlenen istişare toplantısına katılan Genel Başkanımız Mustafa Destici, burada yaptığı konuşmada, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılması ile 86 yıl sonra bir ayıbın düzeltildiğini ifade etti.

Her bir dava arkadaşı ile birlikte, zincirlerin kırılarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin tekrar cami olarak açılması hayalleri olduğunu ve bu hayalin gerçekleştiğini belirten Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Cesaret isteyen, dirayet isteyen bir süreçti ve bu cesaret, bu dirayet hem de adalet sergilenmiş oldu." diye konuştu.

Ayasofya üzerinden tartışmaların sürdüğüne dikkati çeken Genel Başkanımız Mustafa Destici, başta Yunanistan olmak üzere Avrupa Birliği, ABD ve Rusya'dan çeşitli açıklamalar geldiğine işaret etti.

Genel Başkanımız Destici, herkesin fikrine ve düşüncesine saygılı olduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
"Herkes fikrini, düşüncesini, hem Türkiye içinde hem dışarıda söyleyebilir. Bunu yaparken bize yani Türkiye'ye, Türklere, Müslümanlara hakaret etmeyecek, aşağılamayacak, tehdit etmeyecek. Küstahça tavırlar sergilemeyecek. Türk bayrağını şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan üzerinde bağımsızlığımızın timsali olarak dalgalanan Türk bayrağını yakma edepsizliğine, cüretine hiç kimse kalkışmayacak. Unutmasınlar ki daha çok değil, 200 sene bile olmadı, o topraklarda Türk bayrağı dalgalanıyordu. Yarın belki yine dalgalanabilir. Onun için gelecek günleri hesap ederek davranmalarını tavsiye ediyoruz."

- "ATİNA 400 SENEDEN FAZLA OSMANLI İDARESİNDE KALMIŞ, NİYE CAMİ YOK"
Türkiye içinde de itirazların olduğunu hatırlatan Genel Başkanımız Mustafa Destici,"Her Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı, her Türk ve her Müslüman bundan büyük bir gurur duymalı. Çünkü 1453'te İstanbul fetholmuş, o zaman Ayasofya metruk bir yapı ve Mimar Sinan başta olmak üzere Türk mimarlarının çalışmaları ve gayretleriyle bugünkü halini almış ve korunmuş. Bize medeniyet dersi vermeye kalkanlar kendi yaşadıkları coğrafyaya baksınlar. Bizim medeniyetimizin eseri olan yapılardan acaba kaç tanesi bugün ayakta. Atina 400 seneden fazla Osmanlı idaresinde kalmış, niye bir tane cami yok? O camiler, kervansaraylar, medreseler, hanlar, hamamlar nereye gitti. Onun için kimse bize ders vermeye kalkmasın. Çok doğru bir kararla, cesur bir kararla, dirayetli kararla, vatandaşın, toplumun, kahir ekseriyetinin talebi yerine getirilmiş ve bir hak iadesi yapılmıştır." ifadelerini kullandı.

"İNANCIMIZ, KÜLTÜRÜMÜZ KADINI BAŞ KÖŞEYE OTURTUYOR"
Kadına yönelik şiddet konusuna da değinen Genel Başkanımız Mustafa Destici, Büyük Birlik partisinin İstanbul Sözleşmesi'ne başından itibaren karşı çıktığını belirtti.
İstanbul Sözleşmesi'ni savunanlar ve imza atanların bugün "ne büyük yanlış yaptıklarını" dile getirdiklerini aktaran Genel Başkanımız, şunları kaydetti:
"Biz o zaman da uyardık. Bizim kadına şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi'ne ihtiyacımız yok ki. Bizim kendi inancımız, kendi kültürümüz kadını baş köşeye oturtuyor. Kadını zaten baş tacı yapıyor ama maalesef Batı kültürü bize dayatıldı. Sanki bir reçete gibi sunuldu ama o sözleşme imzalandıktan sonra daha çok arttığını görüyoruz. Kadına şiddet sorununu Batı kültürünü esas alan, cinsiyetsizliği savunan, inancımızı ve kültürümüzü, ahlakımızı yok sayan, uluslararası sözleşmelerle değil, kendi öz değerlerimizle, kendi düşüncemizle, kendi kültürümüzle, kendi felsefemizle çözebiliriz."

Sözleşmenin toplumun ahlak ve inanç yapısını çürüttüğünü ve kadına şiddet olaylarını daha da artırdığını savunan Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Kadına şiddet sorununu batı kültürünü esas alan, cinsiyetsizliği savunan, inancımızı ve kültürümüzü, ahlakımızı yok sayan uluslararası sözleşmeler değil kendi öz değerlerimizle ve kendi düşüncemizle kendi kültürümüzle kendi felsefemizle çözebiliriz. İstanbul Sözleşmesi toplumumuzun ahlak ve inanç yapısını çürütmektedir. Bunu çürütmekten başka bir işe de yaramamaktadır. Evliliğin hafifletildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal gösterildiği hatta özendirildiği, boşanmaların ve nikah dışı, evlilik dışı ilişkilerin teşvik edildiği bir sözleşmeyi bırakın muhafaza etmeyi bizim derhal behemehal yırtıp atmamız lazım ve buradan çıkmamız lazım. Bir de o dönemde bu sözleşmeye dayanarak meclisten bir yasa çıkartıldı. İstanbul Sözleşmesi’ni esas alan 6284 sayılı kanunun uygulanmasıyla da baktığımız zaman istatistiksel olarak evlilikler azalmış, boşanmalar, intiharlar ve kadına şiddet artmış. Süresiz nafaka ve genç yaşta evlilik gibi bir takım düzenlemelerden dolayı da şu anda 5 bin kişi içeride, hapiste 8-10 yıl arası ceza almış, 5 bin kişi de ceza almak üzere yargılanıyor" diye konuştu.

Süresiz nafaka ve genç yaşta evlilik konularına da değinen Destici, gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Genel Başkanımız Mustafa Destici, konuşmalarının ardından TFF 1. Lig'e yükselen Samsunspor’u tebrik etti. Toplantıya Büyük Birlik Partimizin Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Keser, Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren, MKYK Üyesi Mahmut Burhankulu, BBP Samsun İl Başkanı Ahmet Katrancı ve ilçe başkanları katıldı.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN