31.03.2020 18:03

ŞEHİT LİDERİMİZİN, EBEDİ İSTİRAHATGAHINA VERİLİŞİNİN YILDÖNÜMÜ...

31 MART (BUGÜN) TACETTİN DERGAHI HAZİRESİNDE İSTİRAHATGAHINA YOLCU ETTİĞİMİZ ŞEHİT LİDERİMİZİN SENEYİ DEVRİYESİNDE, BBP GENEL BAŞKANI SN.MUSTAFA DESTİCİ'NİN TBMM'DE YAPTIĞI KONUŞMA..

↘️25 Mart 2009 tarihinde, Partimizin Kurucu Genel Başkanı, liderimiz, dava arkadaşımız, ağabeyimiz, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve onun yol arkadaşları, dava arkadaşlarımız Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş kardeşlerimizi kaybettik.

↘️31 Mart’ta, yani tam 11 yıl önce, Taceddin Dergahı’nda, milyonlarla beraber onu Hakk’a uğurladık.

↘️Öncelikle, şehit liderimize ve onunla birlikte şehadet şerbetini içen kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.

↘️Şahsım ve arkadaşlarım adına, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikteliğimiz, hiçbir zaman, “siyasi parti genel başkanı” ve “parti mensubu” ilişkisinden ibaret olmadı.

↘️Muhsin Yazıcıoğlu, Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduğu günden beri bizim liderimizdir ve bu durum şehadetine kadar devam etmiştir. Biz onu hep liderimiz olarak gördük, o ise bizi hep arkadaşı, kardeşi gibi gördü ve öyle davrandı.

↘️O, bizim liderimiz olmasının yanı sıra, her zaman örnek aldığımız, ailemizin en önemli ve vazgeçilmez ferdi, ağabeyimiz ve dava arkadaşımızdı.

↘️Şehit Muhsin Yazıcıoğlu “tek yüzlü” bir insandı. Zenginle yoksula, makam ve güç sahibiyle mazluma, yaşlıyla çocuğa, partide çalışan görevliyle divan üyesine, aynı saygı, nezaket, tahammül ve sevgiyle yaklaşırdı. Fedakardı, yardımseverdi, tevazu sahibiydi. Bazılarına göre zaaf gibi görülen bu özelliği aslında onun en büyük gücüydü. Bu yönüyle de onunla hep gurur duyduk.

↘️Muhsin Yazıcıoğlu, milletine ve onun değerlerine aşkla bağlı bir vatan evladıydı. Millete, millet iradesine, milletin güvenliğine yönelik bir tehditle karşı karşıya geldiğimizde, milletimizin aklına hep onun gelmesini, onun adının telaffuz edilmesini, milletimizin yüksek vefa duygusunun bir tezahürü olarak görüyorum.

↘️12 Eylül 1980’de, 28 Şubat 1997’de, 27 Nisan 2007’de, korkmadı, tereddüt etmedi, çekinmedi, “bana ne olacak” demedi, geriye bir adım bile atmadı… Milletin, milletin değerlerinin, millet iradesinin yanında durdu.

↘️Onu kaybettiğimiz günden bugüne, hiç dinmeyen acımızı içimizde yaşarken, onun ideallerine tutunduk, onun şahsiyetini, ahlakını, imanını, cesaretini, dürüstlüğünü; insanımıza, devletimize, milletimize, inanç ve değerlerimize duyduğu bağlılığı örnek almaya çalıştık.

↘️Camia olarak, yaşadığımız hadisenin yaralarını sarmaya, camiamızı ayakta tutmaya çalışırken, diğer yandan büyük bir ciddiyet, titizlik ve kararlılıkla hukuki süreci takip ettik.
Büyük Birlik Partisi, şehadet süreciyle ilgili açılan tüm soruşturma ve davalarda, resmi olarak, şehitlerimizin aileleriyle birlikte, taraf ve müdahildir.

↘️İlk günden beri, bir kez bile yaşananlar için “kaza” kelimesini kullanmadık. Yerli işbirlikçiler eliyle yürütülen uluslararası bir komplonun ihtimalinden bahsederken bizi şüpheyle karşılayanlar 15 Temmuz ve sonrasında yaşananlarla, adım adım haklılığımızı gördüler ve kabul ettiler.

↘️Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması, ihmali, hatası, kastı ve kusuru olanların ortaya çıkarılıp, hukuk önünde yargılanarak hak ettikleri cezayı almaları için, “devlet gücü”ne ihtiyaç olduğu gerçeğini unutmadan, süreci takip ediyoruz.

↘️Bu, bizim en çok gayret gösterdiğimiz konu olmuştur ve buradan geriye bir adım bile atmayacağız.

↘️Hukukun şüphelilerin elinde olduğu ve muhataplarımızın tümünün maske taktığı şartlarda bile mücadelemizden vaz geçmedik. Sabrımız, tereddütlerimizden değil, her şeyin, hukuk dairesi içinde, hukuk tarafından ve hukuka uygun yürümesini istediğimizdendir.

↘️Tekraren ifade etmek istiyorum: “Adalet ağır ilerler ama daima hedefine varır.” Ahirete dair hesapları mahfuz tutarak, bu dünyaya ait olan her hesabın gereğini biiznillah yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.


31 MART (BUGÜN) TACETTİN DERGAHI HAZİRESİNDE İSTİRAHATGAHINA YOLCU ETTİĞİMİZ ŞEHİT LİDERİMİZİN SENEYİ DEVRİYESİNDE BBP GENEL BAŞKANI SN.MUSTAFA DESTİCİ'NİN TBMM'DE OKUDUĞU ŞİİR..

Hüzünler “Gül” kokuyor

↘️Kalpler yine mâtemde, gönül perişân oldu,
Ak saçlı dağlardaki umutlar bî-cân oldu,
Hüzünler “Gül” kokuyor, ilkbahar hazân oldu...

↘️“Üşüyorum” desen de dağları yol eyledin;
“Sonsuzluğu” düşündün, “dikeni gül eyledin”

↘️Emr-i İlâhî böyle, her insan göçer bir gün,
Mutlak hitâma erer “gurbet”teki bu sürgün,
Ölüm “sıla”ya köprü, âşıklara toy-düğün;

↘️Bir vuslat şafağına zirveden el eyledin;
“Gül”e pervâne oldun, “dikeni gül eyledin”

↘️Takdîre tedbîr olmaz, mukadder bir kader var,
Son yolculuk biterken yepyeni bir sefer var,
Tabutta er oğlu er, gönüllerde keder var…

↘️“Sırât-ı mustakîm”i lisân-ı hâl eyledin,
Bir “Menzîl”e vardın ki, “dikeni gül eyledin”

↘️Mâzi, gönül ufkunda bir fasl-ı melâl gibi,
Yıllanmış hâtıralar sanki bir masal gibi,
Ağlıyor “gardaş”ların, gökteki Hilâl gibi,

↘️Milletin gözyaşını bir anda sel eyledin,
Bu nasıl bir muhabbet, “dikeni gül eyledin”…

↘️Turkuaz sevdâlarla yükselirken sancaklar,
Yesevî nefesiyle mayalandı Ocak’lar;
Vatan evlâtlarına “çarmıh” oldu Mamaklar,

↘️Her nefes “Hû” diyerek acıyı bal eyledin;
Daha gül goncasıyken, “dikeni gül eyledin”…

↘️Yiğitliğin, mertliğin, vefânın sembolüydün,
Sevdâsı vatan olan ülkümüzün gülüydün,
Esir Türk İlleri’nin en yanık bülbülüydün,

↘️Altaylardan Tuna’ya gönlünü şal eyledin;
Ay-yıldızın nûruyla,“dikeni gül eyledin”…

↘️Zor günlerde kükredin, dilde “Adam”dı adın,
Şubat karanlığına “gök bıçaklar” sapladın,
Her adım atışında Mahşer’i hesapladın,

↘️Bir hayat yaşadın ki nefsini çöl eyledin,
Yeşil yaprak içinde “dikeni gül eyledin”…

(MEHMET GÜNEŞ)

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN