12.12.2018 14:07

SİZ KİMSİNİZ DE ORDUMUZA, MEHMETÇİĞİMİZE DİL UZATIYORSUNUZ

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Siz kimsiniz de Ordumuza, Mehmetçiğimize dil uzatıyorsunuz?"

SİZ KİMSİNİZ DE ORDUMUZA, MEHMETÇİĞİMİZE DİL UZATIYORSUNUZ

Bu hafta toplantımıza bizi oldukça rahatsız eden bir konudan başlamak istiyoruz. Biliyorsunuz, bütçe görüşmeleri sırasında sırtını terör örgütüne dayamış, sözde siyasi parti olan HDP vekili; Pervasızca ve arsızca bizim ordumuza, Mehmetçiğimize “işgalci” damgası vurmaya kalkışmıştır. Öncelikli Siz kimsiniz de ordumuza, Mehmetçiğimize dil uzatıyorsunuz.  Bu ne cesaret! Bu ne had bilmezliktir. Bizim Mehmetçiğimiz kutsaldır, dokunulmazdır! Mehmetçiğimiz kırmızı  çizgimizdir! Siz bir siyasi parti maskesi altına girip, Mehmetçiğimize yönelik öyle ileri geri konuşamazsınız.  Muhatap kim olursa olsun; Büyük Birlik Partisi olarak Mehmetçiğimize dil uzatılmasına asla izin vermeyiz. Biz bu mecliste tek kişilik ordu olur, biz alperenlerimizle bir iken bin olur; vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı hele de Mehmetçiğimizi; asla ve kat’a kirli nefeslerin diline düşürmeyiz!

ÖYLE BİR DÜNYA YOK

Mehmetçiğimiz bu vatan, bu topraklar için canla başla, kar kış demeden savaşırken; birileri çıkacak onlara “işgalci” diyecek öyle mi!

Öyle bir dünya yok.

Böyle bir dünyayı kurmak isteyenlere de biz o dünyayı dar ederiz!

Sen bebek katillerine “sayın” de!

Terörist cenazelerinde en önde saf tut!

İpi kandile bağlı bir kukla ol!

Sonra gel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gösteri yapmaya kalkış!

Biz o sahnelerde sizi oynatmayız!

Biz Kandile bağlı o kuklaların iplerini keseriz!

Hadi Onun ipi Kandil’e bağlı! Peki, Bize laf atarak “Sen Komutan mısın” diyen gafile ne demeli? İpi kime bağlı! Onun HDP savunuculuğuna girişmesine ne demeli! Doğrusu Merak ediyorum, yoksa senin de mi ipin bir yerlere bağlı!

ORDUMUZLA, MEHMETÇİĞİMİZLE GURUR DUYUYORUZ.

    Ordumuza “işgalci” diyen sözde siyasi parti HDP’nin avukatlığına soyunmanızın nedeni bu mudur! Büyük Birlik Partisi olarak ordumuzla, Mehmetçiğimizle gurur duyuyoruz!

    Onlara hakaret etmek; vatana,  millete, bayrağa hakarettir. Mehmetçiğimize hakaret etmek; onları yetiştiren analara babalara, vatan için uğruna canını veren şehitlerimize hakarettir!

     “İşgalci” demenin altında birçok art niyet görüyoruz. “İşgalci” kelimesinin içine gizlenmiş, aşağılayıcı vurguları hissediyoruz. Bırakın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bu üslupta bir konuşmaya nerede olursa olsun; tepkimizi çok sert bir şekilde veririz.

    Büyük Birlik Partisi Alperenlik Ruhuyla yetişmiş, bir dava partisidir. Büyük Birlik Partisi sayı olarak çokluğuyla azlığıyla değil, yüreğinde imanla, vatan sevgisiyle, Alperenlik Ruhuyla mücadele etmektedir.

    Büyük Birlik Partisi geçmişte olduğu gibi bugünde vicdanların sesi olmaya devam edecektir. Bu nedenle bizim olduğumuz yer de kimse Mehmetçiğimize ve bu milletin değerlerine dil uzatamaz. Uzatırsa da cevabını alır. Daha da ileri giderse o dil susturulur.

    Hiç kimsenin şüphesi olmasın,  Kahraman Ordumuzun, Afrin Operasyonunu Fırat’ın doğusu Sincar ve Kandil Zaferleri de takip edecektir ve oraya da Ay Yıldızlı Bayrak dikilecektir.

SON 3 AYDA 550 BİN VATANDAŞIMIZ KAYITLI İŞSİZLER GURUBUNA KATILMIŞTIR.

Son dönemde dikkat çekici biçimde öne çıkan iktisadi sorunlar ülkemiz ve vatandaşlarımız için kaygı verici sonuçlara yol açmıştır. Özellikle fırsatçılığın öne çıktığı bu dönem, gereksiz fiyat artışlarına neden olmuş ve vatandaşlarımızın zaruri giderlerini kısmalarına yol açmıştır.

Biz, devletin fırsatçılara göz açtırmadan denetim görevini üstlenmesini beklerdik. Ancak burada bir zaaf var gibi görünüyor. Basın açıklamalarından izlediğimiz açıklamalardan edindiğimiz bilgilerden anladığımız kadarıyla ki bunlar iş-kur kayıtlarıdır.

Son üç ayda yaklaşık 550 bin vatandaşımız kayıtlı işsizler grubuna katılmıştır. Bunun üzerine kayıtsız işsizleri eklediğimizde bu sayı 850 bin kişiye çıkıyor. Sürecin böyle devam etmesi durumunda, olay daha vahim bir hal alabilir ve işsizlik yüzde 15'lere çıkabilir.

Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı’nın dikkatini çekmeyi milli bir sorumluluk olarak görüyorum. Yine son verilere göre ekonomide büyüme gerçekleşse de, bu büyümenin nedeni stokları tüketmemiz yani cepten yememizdir.

  Bizler Büyük Birlik Partisi olarak, ekonomi ile alakalı hemen her açıklamamızda, üretimin öneminden bahsettik. Biz, katma değer üretip ihracat rakamlarına katkıda bulunamayacak sektörlere sağlanan desteklerin azaltılması ve uluslararası ölçekte rekabetçi sektörlere destek sağlanması gerektiği kanaatindeyiz.

Bu sektörlere sağlanacak destek ihracat rakamlarını orta ve uzun vadede arzu edilir ölçüde artıracaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın destekleri ile savunma sanayinde sağlanan başarıların sivil sektörlerde de gerçekleşmesi en büyük arzumuzdur. Bu konuda, bir an olsun bile düşünmek için vaktin kalmadığına inanıyoruz. Konu aciliyet arz etmektedir.

ÇİFTÇİMİZİ, HAYVANCIMIZI KÜSTÜRMEMEK VE ÜRETİME TEŞVİK ETMELİYİZ.

Geleneksel olarak Türkiye tarımın ve hayvancılığın ülkesidir. Şimdi ne değişti de tarım ve hayvancılık ürünlerini ithal ediyoruz ya da etmekten bahsediyoruz.

Yetkililere tavsiyemiz ülkemizde tarım ve hayvancılıkta en azından ithalata mahkum olmayacağımız politikalar üretilmesidir.

Çiftçimizi, hayvancımızı küstürmemek ve üretime teşvik etmek en önemli önceliklerimizden birisi olmalıdır.  Evet, Türkiye Cumhuriyeti olarak darbesinden terörüne, oradan ekonomisine kadar her alanda saldırı altındayız. Bu saldırıların son halkası da ekonomidir.

Ancak bu saldırılar, ekonomimizin kırılganlığını net bir biçimde bizlere göstermiştir. Alınan ve alınacak, vatandaşlarımızın çıkarına olan tüm tedbirleri Büyük Birlik Partisi olarak destekleyeceğiz. Yeter ki bu tedbirler kısa vadeli olup, yanlışları ötelemesin ve en önemlisi de; bu konuda herkes bir yükün altına girecekse de,  bu yüke en tepeden başlayarak en alta kadar herkes destek vermelidir. Tüm yük vatandaşlarımıza asla ve kat’a yüklenmemelidir.

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR (EYT)

Her Meclis konuşmamızda, her basın toplantımızda yinelemekten bıkmadığımız ve çözüme ulaşana kadar yinelemeye devam edeceğimiz bir diğer konu ise EYT ve 3600 mevzularıdır. EYT için yapılan yanlış hesapları tekrar tekrar hatırlattık, hatırlatıyoruz.

EYT konusunda Meclise görüşlerimizi sunduk. Umuyoruz ki kısa sürede vatandaşımızın yüzünü güldürecek bu sorun çözüme ulaştırılmış olur. 

3600 EK GÖSTERGE  

Aynı şekilde 3600 konusu… Bununla ilgili de vatandaşımız bizi her gördüğü yerde ricalarda bulunuyor. Lütfen bunu dile getirin, lütfen sesimizi duyurun, diyorlar. Bunların söylemek boynumuzun borcu olmakla beraber, bizi bu sıralara getiren vatandaşımıza karşı sorumluluğumuzdur.

ASGARİ ÜCRET

Bütçe görüşmelerinde vatandaşımızın pür dikkat beklediği, en önemli konulardan biri de asgari ücrettir. Bakınız geçim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hatırlarsanız asgari ücret komisyonuna ilk defa, asgari ücretle geçinen bir Özel Güvenlikçi Hanımefendi katıldı.

Bir asgari ücretlinin sıkıntısını ancak bunu yaşayan anlayabilir. Milyonlarca kişiyi temsilen oturduğu o koltukta, tüm asgari ücretlilerin sesi oldu. Ay sonunu getiremediklerini, kredi kartlarıyla geçinmeye çalıştıklarını ve hatta evladının okul forması için gerekli kazağı alamadığını anlattı.

  Bu anne ve babalar için ne kadar ağır bir durumdur. Evladının, bırakın isteklerini ihtiyaçlarını karşılayamamak insanın gücüne gider.

  İşte bu nedenler bütçe görüşmelerinde vatandaşımızın bu sorunları üzerinde tek tek özenle durulup, gerekli uygulamalara bir an evvel geçilmesini diliyoruz.

SORULAR :

Bir basın mensubunun, Fransa'daki sarı yeleklilerin eylemlerine ilişkin sorusu üzerine Genel Başkanımız Mustafa Destici, Fransa'daki eylemciler arasında PKK, DHKP/C, FETÖ ve diğer terör örgütleri mensuplarının da olduğunu belirtti.

Bu yöndeki bilgilerin basına da yansıdığını vurgulayan Genel Başkanımız Mustafa Destici, şöyle devam etti: "Biz, Gezi olaylarını yaşadık. Hiç kimse aklından Gezi ve benzeri bir eylemi geçirmemeli. Sarı yeleklilere özenmemeli. Milletimiz, devletimiz, Gezi ve 15 Temmuz'da hangi cevabı vermişse, Gezi veya 15 Temmuz özentisi içine girenlere de onun misliyle cevap verecek güçtedir. Bizim de tavsiyemiz hiç kimsenin onlara özenmemesidir ama haklı taleplerin dile getirilmesi de çok doğaldır. Haklı talepleri dile getirdi diye geçmişi ve mazisi milli iradenin yanında olanlar da hedef haline konulmamalıdır. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekir."

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN