29.02.2020 16:05

#TEKYÜREKTAMDESTEK

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BAŞKANLIK DİVANI, GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MUSTAFA DESTİCİ BAŞKANLIĞINDA TOPLANARAK, İDLİB'DE ASKERLERİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİ İLE BAŞLAYAN DURUMU VE MUHTEMEL GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRMİŞTİR.

#TEK YÜREK, TAM DESTEK

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BAŞKANLIK DİVANI, GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MUSTAFA DESTİCİ BAŞKANLIĞINDA TOPLANARAK, İDLİB'DE ASKERLERİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİ İLE BAŞLAYAN DURUMU VE MUHTEMEL GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRMİŞTİR.

YAPILAN TOPLANTI VE DEĞERLENDİRMELER NETİCESİNDE, AŞAĞIDAKİ HUSUSLARIN KAMUOYU İLE PAYLAŞILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR.

2011 Yılında Suriye'de başlayan iç savaş, yaklaşık dokuz yıldır, Dünya Tarihi’nin gördüğü en büyük insani felaketlerden birinin yaşanmasına sebep olmuştur.

Meydana gelen bu insani felaket neticesinde, yüzbinlerce insan hayatını kaybederken, milyonlarca insan ise evini barkını ve yerini yurdunu terk ederek, ya ülke içinde ki daha güvenli bölgelere ya da büyük bir çoğunluğu ülkemize olmak üzere, diğer ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır.

Devletimiz ve Aziz milletimiz, yaklaşık dokuz yıldır, dört milyon civarında Suriyeli Göçmenlere ev sahipliği yapmış, sosyal ve ekonomik olarak ağır bir külfetin altına girmiştir. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, ekonomik kapasitesi bizden daha iyi olan birçok ülke, bu ağır külfet karşısında ülkemizi yalnız bırakmış, yapılmış olan anlaşmalara dahi sadık kalmamışlardır.

Meydana gelen iç savaş ve beraberinde oluşan otorite boşluğundan istifade eden başta PKK/PYD ve DEAŞ olmak üzere, onlarca terör örgütü ülkemiz ve milletimiz için çok büyük bir tehdit halini almıştır.

Amerika, İsrail ve Rusya'nın patronajında, diğer emperyalist devletlerin himayesinde, yapılan yol temizliğiyle, ülkemizin güney sınırına paralel ve Akdeniz'e kadar uzanan, tek hedefi de ülkemiz ve milletimiz olan, PKK/PYD terör devleti kurma projesi hayata geçirilmek istenmiştir.

Devletimizin kararlı duruşu, Kahraman Mehmetçiğimizin üstün fedakârlığı ve Aziz Şehitlerimizin mübarek şahadetleriyle, kurulan bu tuzak, önce Fırat Kalkanı, daha sonra Zeytin Dalı ve son olarak da Barış Pınarı Harekâtıyla paramparça edilmiştir.

Gelinen durum itibariyle, Suriye'nin yirmi bir milyon olan nüfusu on milyona düşmüş, bu on milyon nüfusun yaklaşık dört milyonu, ülke coğrafyasının yüzde altısı gibi küçük bir alanı kapsayan İdlib'e hapsedilmiştir.

Suriye içinde yerleşmiş (yerleştirilmiş) olan terör örgütleri, Esad Rejimi ve diğer aktörlerin sevk, idare ve yönlendirmesi ile İdlib'e konuşlandırılmıştır.

Daha sonra bu terör örgütleri bahane edilerek, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan bütün sivillerin üzerine, uçak ve helikopterlerle bomba yağdırılmış, ülkemiz yeni bir göç dalgası ve güvenlik tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır.

Bu durumu önlemek ve insani temelde bir çözüm bulabilmek için Türkiye, Rusya ve İran arasında Astana-Soçi mutabakat ve muhtıraları yapılmıştır. Yapılan bu mutabakat ve muhtıralardan rasyonel bir sonuç alınamamıştır. Rusya'nın ajandasında yer alan başka planları dolayısıyla, gelinen nokta itibari ile yapılan mutabakat ve muhtıraları anlamını kaybetmiştir. Rusya, Esad Rejimi ile birlikte, saldırgan bir tavır içine girerek, sahada fiili bir durum meydana getirmek istemiştir. Rusya kuzu postuna bürünmüş bir ayı olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Yaklaşan yeni göç dalgası ve güvenlik tehdidine karşı koyabilmek için, başka çare kalmadığından askerî tedbirler, bir zaruret hâlini almıştır.

Askerî tedbirler başladıktan sonra dahi devletimizce, diplomatik yollarla çözüm üretebilmek için her türlü girişimde bulunulmuştur.

ABD, Avrupa Birliği, NATO üyeleri nezdinde de çeşitli girişimlerde bulunulmuş, fakat bu muhatapların sessizliği gözümüzden kaçmamıştır. Bu sessizliği aslında İdlib'de yaşanan vahşete zımnen destek olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'nin İdlib'le meşgul olması, Doğu Akdeniz ve Libya'ya olan dikkatimizi ve ilgimizi etkileyeceğini, dolayısıyla bu coğrafyalar ile ilgili emellerini daha rahat gerçekleştireceklerini düşünmekte olduklarını biliyoruz.

Yapılan diplomatik görüşmeler henüz sona ermemişken, müteaddit defalar, askerlerimize saldırılar olmuş ve bu saldırılar sonucunda maalesef şehitler vermek zorunda kaldık.

27 Şubat 2020 tarihinde, yer durumları ve konumları bildirilmiş olmasına rağmen, Esad Rejimi ve Rusya tarafından kalleşçe yapılan saldırılar ile askerlerimiz şehit edilmiş, onlarca da yaralı gazimiz olmuştur.

Bu saldırıdan sonra, Suriye meselesi yeni bir boyut kazanmıştır.

Büyük Birlik Partisi olarak Devletimizin ve Kahraman Mehmetçiğimizin her zaman ki gibi, daima yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Şu anda Suriye’de (İdlib’de) şayet geri adım atacak olursak, bundan önce yaptığımız bütün harekât ve fedakârlıklarımızın boşa çıkacağını, bu yüzden mevcut durumumuzu koruma ve idame ettirme hususunda, devletimizin alacağı kararlara şartsız koşulsuz olarak destek vereceğimizi ifade ediyoruz.

Bugünden itibaren karşı karşıya kaldığımız bu durumun siyaset üstü bir hal aldığı ve herkesin pozisyonunu bu duruma göre yeniden belirlemesi gerektiğini ifade ediyoruz.

Ülkemiz içerisinde, bu durumu fırsat bilerek, özellikle bazı şehir ve bölgelerimizde ki demografik yapının hususiyetlerini kendilerine araç yaparak, muhtemel girişilecek her türlü provakatif eylem hususunda ilgili ve yetkilileri uyanık olmaya davet ediyoruz.

Kim bu durumu fırsata çevirerek, başta Kahraman Mehmetçiğimizin ve Aziz Milletimizin moralini bozmak isterse, onları dâhili düşman ve hain olarak kabul edeceğimizi şimdiden ifade ediyoruz.

Bu vesileyle Aziz Şehitlerimize, bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz. Şehitlerimizin, başta geride kalan ana, baba, kardeş, eş, çocuklarına ve Aziz Milletimize başsağlığı diliyoruz.

Gazilerimize, Cenab-ı Allah'tan acil şifalar diliyoruz.

Kahraman Mehmetçiğimize, tırnağı taşa değmeden, muzafferiyetler diliyoruz.

Devletimizi yönetme makamında olanlara tam desteğimizle birlikte geniş feraset, derin basiret ve kararlarında isabet için dua ediyoruz.

Milletimizi topyekûn içinden geçtiğimiz bu zor günlerde TEK YÜREK, TAM DESTEK olmaya davet ediyoruz.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN