02.01.2019 13:22

TÜRK MİLLETİ'NE HİZMET ETME YOLUNA ŞARTLAR VE KOŞULLAR NE OLURSA OLSUN DEVAM EDECEĞİZ

Genel Başkanımız Mustafa Destici, "Türk Milleti’ne hizmet etme yoluna şartlar ve koşullar ne olursa olsun devam edeceğiz." dedi.

Genel Başkanımız Mustafa Destici Genel merkez bnamızda yaptığı basın toplantısında ülke ve dünya gündemini değerlendirerek, yerel seçimler ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

HAK, HUKUK VE ÖZGÜRLÜK

  Acısıyla tatlısıyla; mutluluğuyla hüznüyle; sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil tüm insanlık adına tarihi ve önemli olaylara sahne olmuş bir seneyi geride bıraktık.
2018 yılı, içeride 24 Haziran Seçimlerinde gösterilen tam anlamıyla bir milli beka sınavı, dışarıda ise terörle ve insanlık düşmanlarıyla yapılan mücadelelerle geçmiştir.
Siyaseti; bu milli hareket, dış politikayı ise insani hassasiyet şekillendirmiştir. Türkiye için hak, hukuk, özgürlük ve millilik mücadelesi dış müdahalelerle gerçekleştirilen ekonomik saldırılarla sekteye uğratılmaya çalışılmış, Türk Milleti’nin olağanüstü dirayetiyle bu saldırılar bertaraf edilmiş, ekonomi büyük yaralar alsa da, rutin seyirde sürdürülen bir noktaya oturtulabilmiştir. Büyük Birlik Partisi olarak; 2019 yılında daha doğru ve akılcı adımlarla ekonominin arzu ettiğimiz nitelikleri edinebilmesini umuyoruz.

GÜÇLÜLER, GÜÇSÜZLER ÜZERİNDEKİ İNSANLIK DIŞI, VİCDAN DIŞI MUAMELELERİNE DEVAM ETTİLER.

Yine Türkiye; 2018 yılında tehdit girdabından biraz olsun sıyrılabilmiş, 15 Temmuz sonrasındaki sürecin toparlanma aşamalarını başarı ile gerçekleştirebilmiş ve geleceğimiz için önemli kararlar alabilme alanını kendine sağlayabilmiştir.
Tüm bu olumlu gelişmelerin yanında 2018 yılı, Türk ve Müslüman Coğrafyası için maalesef daha fazla acı, daha fazla zulüm, daha fazla gözyaşı anlamına gelmiştir.

Bir yılı daha geride bırakırken dünyada öngörebildiğimiz veya göremediğimiz birçok olay yaşandı. Güçlüler; güçsüzler üzerindeki insanlık dışı, vicdan dışı muamelelerine devam ettiler.
İşte Yemen. Gözümüzün önünde; genç, yaşlı, çoluk çocuk demeden alınan canlarla paramparça edildi.
Filistin’in sesi daha da kısıldı. Siyonistler, tüm uluslararası anlaşmaları ve birleşmiş milletler kararlarını yok sayarak ilk Kâbe’mize göz diktiler. Kudüs’ü, Ortadoğu’nun terör devletinin başkenti haline getirmeye kalktılar. Kararı protesto edenlere karşı şiddet kullandılar. Kendi toprağına sahip çıkmak için sokaklara çıkan masum Filistinlilere bomba ve mermi yağdırdılar.
Daha da acısı, stratejik ortağımız dediğimiz ABD, siyonist İsrail’in Kudüs’ü başkent yapma kararını tanıdığını ve desteklediğini açıkladı. ABD yine aynı ABD’ydi. İki okyanusla çevrili oldukları için kendilerini çok güvende sanmaya devam ettiler. Üçüncü dünya ülkelerindeki tüm masumları; salt iç politik çekişmelerini ötelemek adına öldürmekten ve öldürene destek vermekten hiç ama hiç imtina etmediler. Batı, İslam Coğrafyasına demokrasi götürme adına cinayetlerine hız kesmeden devam etti.

YEMEN, FİLSİTİN VE DOĞU TÜRKİSTAN

Tüm bu gelişmeler karşısında en büyük sesi çıkaran yine biz olduk. Şanlı tarihimizin vermiş olduğu sorumlulukla, inancımızın bize emrettiği üzere; havasına ezan sesinin hakim olduğu tüm Müslüman coğrafyalar için cesaret olduk, bilinç olduk, yürek olduk.
Güçlü Arap devletleri 3 maymunu oynarken; Yemen için Filistin için öncü kararlar almayı Rabbim Türkiye’ye nasip etti.
Fakat maalesef, soydaşımız, din kardeşimiz, tarihimizin bizlere emaneti Doğu Türkistan için etkili bir çalışma ortaya konmadı. 2018 yılında Doğu Türkistan, daha fazla acıya daha fazla kültürel soykırıma ve asimilasyona sahne oldu. 2018 yılı Doğu Türkistan için toplama kampları, cenazeler, Türk Dili ve İslam Dini için yasaklar, engeller, zulüm yılı oldu. Hatta Çin, Müslüman soydaşlarımızın her birinin evine bir Çinli koymaya kadar zulmü ilerletti. İşi, Müslüman Türk kardeşlerimizin son kalelerini, mahremiyetlerini bile gasp etme derecesine kadar ilerlettiler.
2019 yılının Doğu Türkistan için hak yılı, adalet yılı, özgürlük yılı olmasını dilerim. Kalplerimiz her daim onlarla atıyor. Büyük Birlik Partisi olarak onlarla nefes aldığımızı, onlarla yaşadığımızı belirtmek istiyorum.

İNŞALLAH 2019 YILI FIRAT'IN DOĞUSUNUN KURTULUŞU OLACAKTIR.

Öte yandan bir diğer zulüm yanı başımızda yani Suriye’de devam ediyor. İç savaştan faydalanarak Suriye’de kendine ortam bulabilen terör örgütleriyle mücadele de 2018 yılında Türkiye’ye düştü.
Tüm dünyaya, tüm insanlığa, terörle mücadele maksimum sivil hassasiyetiyle nasıl başarıyla sonuçlandırılır gösterdik. El Bab’a, İdlib’e, Cerablus’a, Afrin’e, Fırat’ın Batısına barış getirdik, adalet getirdik, özgürlük getirdik.
Türk Ordusu’nun olduğu yerde güzellik vardır, sükunet vardır, ilham vardır. İnşallah 2019 yılı, Fırat’ın doğusu için de güzellik yılı, sükunet yılı, ilham yılı olacaktır. İnşallah 2019 yılı Fırat’ın Doğusunun kurtuluşu olacaktır.
Bizler güven içinde yaşamaya devam ederken; vatan toprağının her bir noktasında güvenliğimizi sağlayan kahraman polisimizin; sınırlarımızda ve kırsalda hain teröristlere göz açtırmayan polis ve jandarmamızın; sınır ötesinde destanlar yazan kara kuvvetlerimizin; Akdeniz ve Ege’de türlü çakallıkları bertaraf eden kahraman donanmamızın; zalim Ebrehe’nin ordusunu dağıtan ebabil kuşları misali hareket edip, düşmanı olduğu yerde imha eden kahraman pilotlarımızın yeni yılı kutlu olsun. Başarıları, kahramanlıkları daim olsun. Yüce Rabbim yar ve yardımcıları olsun.

CUMHUR İTTİFAKI TÜRK SİYASİ TARİHİ'NİN EN ÖNEMLİ VE VE DEĞERLİ MUTABAKAT ZEMİNLERİNDEN BİRİSİDİR.

2019 yılının ilk günlerini yaşadığımız şu dönemde en önemli gündem maddemiz hiç şüphesiz yaklaşmakta olan yerel seçimler. Yerel seçimlerin, değişen yönetim sistemini ve ülkemizin yaşadığı olağanüstü koşulları dikkate alarak son derece önemsediğimizi belirtmek istiyorum. 24 Haziran Seçimlerine de bu koşulları dikkate alarak hazırlanmıştık.
Birliğin, beraberliğin, devlet aklının, milli bekanın eksene alındığı Cumhur İttifakı’na dahil olmuş ve devletin, milletin, yeni kapı ruhunun yanında taraf tutmuştuk. Çünkü Cumhur İttifakı; Türk Siyasi Tarihi’nin en önemli ve değerli mutabakat zeminlerinden birisidir.
Cumhur İttifakı, yalnız mutabakat zemini değil aynı zamanda 15 Temmuz darbe kalkışmasına, ihanet hesaplarına, terör örgütlerinin aynı anda saldırılarına, emperyalistler ve onların uşaklarının, Türkiye’yi bölme, parçalama ve geriye götürme planlarına Yüce Türk Milleti’nin “dur demesi”nin adı olmuştur.
Cumhur İttifakı; Tüm Türkiye’de büyük bir uzlaşı meydana getirmiş, ülkemizin geleceğine dair umutların yeniden büyümesine vesile olmuştur. Bu ittifak, hem siyaseti toparlamış hem de yönetim sistemini değiştirerek büyük bir devrim gerçekleştirmiştir.

ALDIĞIMIZ KARARLARDA, SİYASİ KAR - ZARAR HESAPLARI YAPMAYIZ

Bahsettiğimiz ve şimdilik geride bıraktığımız bu kritik süreçte yüce milletimizin iradesinin Cumhur İttifakı’na sunduğu destek, yeni ve kapsayıcı bir milliyetçilik anlayışının da oluşmasına katkı sağlamıştır. Hem iç hem de dış tehditlere karşı ittifakın geniş bir toplum desteğini simgelemesi bu ittifakı, yerli ve milli bir birlikteliğin taşıyıcısı haline getirmiştir.
Yenikapı Ruhu’ndan beslenerek samimi bir şekilde Cumhur İttifakı’nın bileşenlerini oluşturan partiler ise son derece sağlam bir özveriyle çalışmış, ülkemizin ayağa kalması için yalnız ellerini değil, tüm gövdelerini taşın altına koymayı görev edinmişlerdir.
Büyük Birlik Partisi olarak bizler de son derece samimi bir şekilde Cumhur İttifakı ruhunun takipçisi ve milletimize karşı yerine getirilmesi gereken sorumluluğun teminatı olduk.
Çünkü Alperenlerin öznesi insandır. Alperenler; umudun bekçileridir, imanlı Türk Milleti’nin vicdanıdır. Türk Milleti’nin hayatının huzurlu, güvenli ve dengeli olması en önemli görevimizdir.
İşte bu sebeple aldığımız kararlarda, siyasi kâr-zarar hesapları yapmayız. Bu sebeple bakış açımız ve ağzımızdan çıkan cümleler çetrefilli değildir, düzdür. Başka başka anlamlara gelmez. Hedefimiz tektir. Yolumuz tektir. Hayalimiz tektir. Rahmetli Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun; inanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm cümlesindeki mana budur.
Türk Milleti’ne hizmet etme yoluna şartlar ve koşullar ne olursa olsun devam edeceğiz. Cumhur İttifakı’na bağlılığımız en ufak bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde sürmektedir.

MEMLEKETİMİZİN HER METREKARESİNDE VİCDANLARIN SESİNİ, İCRAATE VE HİZMETE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ.

Önümüzde kritik bir yerel seçim süreci bulunmaktadır. Ancak bu süreç, bahsedildiği gibi sadece “daha iyi belediye hizmeti sunmak için verilen vaatlerden ibaret değildir.
Zaten bunlardan ibaret bir mesele olsa, Cumhur İttifakı ruhunu ve ittifak kardeşliğini zedelemek için bu denli bir çaba içerisine girmezler. Türkiye, dış kaynaklı ekonomik manipülasyonlara maruz kaldığında zevkten ve sevinçten bu denli kendilerini kaybetmezler. Siyasi başarı diyerek yalnız mevcut iktidarı zayıflatmak amacıyla terör örgütünün siyasi uzantısıyla aynı masaya oturmazlar.
Kaldı ki o parti, yönettikleri belediyelerin bütçelerinden büyük bir bölümünü Kandil’e aktarmış; aktardıkları bu kaynaklar, delilli, ispatlı bir şekilde ülkemize terör faaliyeti olarak dönmüş ve utanmadan sırtını terör örgütüne dayadığını, emirleri terör örgütünden aldığını gururla ifade etmekten bir an olsun çekinmemiştir.
Büyük Birlik Partisi olarak, bu istiklal ve istikbal mücadelesinde hiçbir şey yapmadan bekleyemeyiz. Önümüzdeki yerel seçimde, daha önceki basın toplantılarımızda ifade ettiğimiz gibi Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, terör örgütünün siyasi uzantısı olan partiye karşı, onun karşısında yarışan en güçlü aday kimse onu destekleyeceğiz.
Eğer bizim adayımız güçlü ise de aynı desteği biz isteyeceğiz.
Yine bazı istisnai yerlerde de, HDP ile ittifak kurmuş diğer partilere karşı güç birliğini destekleme noktasındayız.
Türk Milletinin geleceğine kast eden terör örgütünün siyasi uzantılarıyla ortak hareket eden, onlarla aynı kayığa binen partilere karşı bu duruşumuz da milletin tarafında durmak olacaktır.
Zaman hesap kitap yapma; toplama çıkarma yapma zamanı değildir. Zaman, fedakarlık zamanıdır. Zaman, özveri zamanıdır.
Cumhur İttifakı’na ve Yenikapı Ruhu’na bağlılığımız ekseninde uygulayacağımız bu politikayla Büyük Birlik Partisi olarak vatanımız ve milletimiz için elimizden gelen fedakarlığı ve jesti yapacağız.
Öte yandan teşkilatlarımız, son derece özveriyle çalışıyorlar. Genel merkezimiz; gerek meclis çalışmalarımız için, gerekse de yerel seçimler için yoğun mesai harcıyorlar. Herkesin alnından akan bir damla ter için Allah razı olsun.
İşte tüm bu çalışmaların neticesinde Büyük Birlik Partisi olarak, az önce saydığım yerler dışında tüm büyükşehir ve ilçelerde, Ak Parti ve MHP’nin bileşenlerini oluşturduğu yerel seçim ittifakının dışında olarak aday çıkaracağız.
Vicdanla, özveriyle, samimiyetle, tevazuyla milletimize hizmet etmeye talip olacağız. Sorunlara sırtını dönen değil çözümün kendisi olan belediyecilik için; ahlaklı ve hesap veren belediyecilik için; kibirden arınmış, vatandaşla empati kurabilen belediyecilik için; yerelde istikrar, kalkınma, vicdan ve güven için “Yerel Yönetimlerde Birlik Zamanı”nı başlatacağız.
Memleketimizin her metrekaresinde vicdanların sesini, icraate ve hizmete dönüştüreceğiz. İnanıyorum ki milletimizin bizden beklentisi budur.
Büyük Birlik Partisi; dün olduğu gibi yarın da Türk Milleti’nin arzusu istikametinde bulunmaya ve milletimizin gösterdiği doğrultuda yürümeye devam edecektir.
31 Mart Yerel Seçimlerinin, devletimize milletimize ve camiamıza hayırlı sonuçlar getirmesini Yüce Rabbim’den niyaz ediyorum.

Tarih her daim yazılmaya devam ediyor. Hayatlarımız bir nehir gibi uçsuz bucaksız bir ummana doğru akmaya ve bir şekilde yolunu bulmaya devam ediyor. İnsan bu yolda sürekli yürüyor. Hepimiz umutlarımız için, onurumuz için, geleceğimiz için yürüyoruz.
Fakat bazı insanlar var ki onlar sadece yürümekle kalmıyor, aynı zamanda diğer insanlar için yolları da onlar açıyorlar. Onlar bizim kahramanlarımız. Onlar, kar kış demeden ve korkusuzca bu milleti tutsak etmek isteyenlere korku salan hazinelerimiz.
Hepimiz bu topraklarda bir hayatın, bir idealin ve bir birlikteliğin temeli olan şehitlerimizin fedakarlıkları üzerinde nefes alıyoruz. Aldığımız her nefeste bu toprakları bizlere vatan yapan şehitlerimize defalarca kez minnet duyuyoruz. Rabbim tüm şehitlerimizin mekanını cennet, makamlarını ali eylesin.
Rabbim, Fırat’ın Doğusuna gerçekleştirilecek operasyonda Kahraman Türk Ordusu’na ve güvenlik güçlerimize yardım etsin.
Ben bu duygu ve düşüncelerle 2019 yılının ülkemiz başta olmak üzere, tüm Türk ve Müslüman coğrafyalar için barış, huzur, bereket yılı olmasını temenni ediyorum.

Doğu Türkistan Sürgünde Hükümet Milletvekili Göç ve Muhacir Komisyon Başkanı Abdullah Akyol ise Genel Başkanımız Mustafa Destici'ye Doğu Türkistan'a yapılan zulmün dünya'ya duyurulmasında büyük emekleri, olduğundan dolayı plaket takdim etti.


E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN