17.01.2019 19:20

UYGUR AKADEMİSYENLER BİRLİĞİ GENEL BAŞKANIMIZI ZİYARET ETTİ

Doğu Türkistan Uygur Akademisyenler Birliği Genel Başkanımız Mustafa Destici'yi ziyaret etti

Uygur Akademisyenler Birliği Başkanı Prof.Dr. Alimcan İnayet başkanlığındaki Heyet Büyük Birlik Partisi Genel Merkezinde Genel Başkanımız Mustafa Destici ile makamında bir görüşme yaptı.

Beraberinde bulunan Doç.Dr.Erkin Emet ve diğer heyet üyeleri ile Destici'ye ziyaret sırasında konuşan Prof. İnayet, "Çin Halk Cumhuriyeti şu anda planlı bir şekilde Doğu Türkistan da yürüttüğü soykırıma devam etmektedir." dedi.

'DOĞU TÜRKİSTAN' KARDEŞLERİMİZİN DAVASI DAVAMIZDIR.
Genel Başkanımız Mustafa Destici'de ziyaret sırasında heyete yaptığı konuşmada, Büyük Birlik Partisinin Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yanında olduğunu hürriyet ve istiklal mücadelelerinin savunucusu olduğunu belirtti. Destici, "Doğu Türikstanlı kardeşlerimize ve dünyadaki tüm soydaşlarımıza yüreğimiz ve kapımız açıktır. Sizlerin meselelerinin görülmesinde Partimiz, TBMM'de üzerine düşeni yapmaya devam edecek. Sizin meseleniz tüm Türk ve İslam dünyasının davasıdır..Hem hükümet yetkilileri nezdinde taleplerin karşılanması noktasında elimizden gelen gayreti-netice alma noktasında yapmaya devam edeceğiz. Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yapılan zulümlerle ilgili bir miting yaptık. TBMM'de bu zulmü kürsüden duyurduk. Bizim bu çalışmalarımızdan rahatsız olanlar haksız ithamlarda bulunuyorlar. Ben ve arkadaşlarım Doğu Türkistan için üstümüze ne düşüyorsa yapacağız. Türkiye'de yaşamakta olan soydaşlarımızın problemlerinin giderilmesi noktasında TBMM ve Bakanlıklarla görüşüyoruz.Oturum meseleleri ve vatandaşlık alım noktasındaki eksiklikleri gidermek için elimizden gelen gayreti göstereceğimizden emin olabilirsiniz. Şubat ayında, Ankara'da Parti olarak bir panel organizasyonumuzda bunları dile getireceğiz. Mücadele bizim-dava bizim.Doğu Türkistan'da yaşayan çocuk-genç-yaşlı - kadın insanlarımızın Rabbim yar ve yardımcısı olsun..Allah onları korusun."

Heyet'ten "Sayın Genel Başkanım, ABD'nin oyunu deniliyor!?" sözlerine Büyük Birlik Partimizin Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bu, her devletin diğer devletlere yaptığı muhtemel ithamlardır. Mühim olan Doğu Türkistan'da zulüm var mı yok mu? İşin özü bu..bakıldığında da orada bir zulüm olduğu zaten dünyanın gündeminde. Orada katliam ve zulüm vardır. Bizi ilgilendiren ABD ve Çin'in arasındaki problem değil..
Türkiye Doğu Türkistan'ın hamisi ve soydaşıdır. Bu problemin büyümemesi lazım. Çin'in işgal ettiği topraklardan çıkmasıdır önemli olan. Doğu Türkistan Türklerin devletidir. İşgal edilmiştir. İddia edildiği gibi ve gerçekten uzak 'Çin'in toprak bütünlüğü söz konusu değildir. Böyle bakamayız..bakılamaz orası, Türklerin Doğu Türkistan Devletidir.
"

Genel Başkanımız heyetin, "Hükümetimizin bu konuda duyarlılığı nedir? Çin'in bu zulümlerine yönelik bir açıklama yaparmı?" sözleri üzerine; "İnşallah sayın Cumhurbaşkanımız, Hükümet sözcüsü, Dışişleri Bakanlığımız Doğu Türkistan'daki zulümlere dikkat çekecek açıklama yapmasını bekliyoruz." diye kaydetti.

UYGUR AKADEMİSYENLER BİRLİĞİ BAŞKANI İNAYET..
Yapılan ziyarette, Uygur Akademisyenler Birliği Başkanı Prof.Dr. Alimcan'da şunları söyledi: "Doğu Türkistan'da İslamiyet kamusal ve özel alanlardan çıkartılmış, din öğretiminin resmî ve özel olarak yasaklanmıştır. Uygur Türkçesinin özerk bölge yönetimi, eğitimi ve sosyal-kültürel alandaki resmî dil statüsü iptal edilerek Çincenin dayatılması; Çince konuşamayan ve yazamayanların işten çıkartılması devam etmektedir.
Doğu Türkistan kırsallarındaki evlenme çağına gelmiş, 16-22 yaşlarında Uygur kızlarımız devlet zoruyla Çin'in doğusundaki sanayi bölgelerine köle işçi olarak götürülmekte. Yurt içi ve yurt dışına seyahatin zorlaştırıldı, özellikle yurt dışına çıkışlar imkânsızlaştırıldı. Doğu Türkistan köylerinde kurulan zorunlu anaokullarında Çince eğitim verilmekte Uygur çocukları ana dil ve Türk kültüründen tamamen kopartma yoluna gidildi. Uygurlar nefes alamaz hâle gelmiştir. "Kardeş aile" ile 100 binden fazla Çinli memur, Doğu Türkistan’ın kırsal bölgelerindeki ailelerin evlerinde kalmaya devam etmektedir.
Keyfi olarak uygulamaya konulan Yasaklara uymayanlar, yeterli derecede uyumlu olmadığına kanaat getirilenler, son on yıl içinde yurtdışına gidip gelenler, yurtdışı ile herhangi bir şekilde bağlantısı olanlar, aile geçmişinde Doğu Türkistan'ın kurtuluşuna yönelik eylem veya söylemlerde bulunanlar "Yeniden Eğitim Merkezleri" denilen Çin tarzı "Nazi Kampları"na gönderiliyor. Bu kamplara gönderilenler, başlangıçta tamamen Uygur Türklerinden oluşsa da daha sonra Kazak ve Kırgız Türkleri de dâhil edilmiştir.
Doğu Türkistan'da uygulanmaya devam eden bu zulümlerin devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk'ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir.
"

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN