TBMM Basın Toplantısı


Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. 

Destici, Çanakkale Zaferi'nin yıldönümüne değinerek, "Çanakkale Savaşı, milletimizin hafızasında gurur ve hüznü birlikte barındırır. Çünkü 'zafer' olarak anılmasına rağmen Çanakkale Savaşı, tarihte Türk milletinin en ağır kayıplarını verdiği savaşlardan biridir. 250 bin civarında şehidimiz olmuştur. Gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz, tıp öğrencilerimiz, lise öğrencilerimiz bu savaşta şehit olmuştur. İstanbul ve Anadolu, ancak bu sayede vatanımız olmaya devam edebilmiştir. Bu nedenle milletimiz, Çanakkale Savaşı şehitlerimiz, İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte bize Anadolu'yu, Trakya'yı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını yeniden vatan yapan, vatanımızı bize emanet eden, bu toprakların gerçek sahipleri olarak bilir ve hatırlar. 'Bu toprakları, gerçek sahipleri olan şehitlerimizden emanet aldık, çocuklarımıza devredeceğiz' derken aklımıza İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte hep Çanakkale'de kaybettiğimiz vatan evlatları gelir" ifadelerini kullandı.

"Bunu sormaya ve cevap istemeye herkesin hakkı var"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır ziyaretindeki "Bu ülkeye barışı mutlaka getireceğim" sözlerine ilişkin olarak Destici, "Son derece talihsiz ve tashihe muhtaç ifadelerdir. Çoğunlukla sivil vatandaşlarımızı hedef alan, finansmanını uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığı gibi insanlık suçu sayılan yasa dışı faaliyetlerinden ve Türkiye düşmanlarına ait istihbarat örgütlerinden aldığı yardımlarla sağlayan, var olduğu süreçte insanlığa karşı hukuk literatüründe bulunup da işlemediği tek bir suç bile olmayan PKK'nın Türkiye'nin ana muhalefet partisi lideri tarafından 'savaşan taraf' olarak gösterilmesi telafisi mümkün olmayan bir yanlıştır. Söz konusu terör örgütleriyse 'helalleşme' kelimesi de en hafifiyle büyük bir gaflettir. Askerimize, polisimize, öğretmenlerimize, sivil vatandaşlarımıza, bebeklere silah doğrultan, onları katleden canilerle bize de, Türkiye Cumhuriyeti'ne de düşen 'helalleşmek' değil 'hesaplaşmak' ve kökünü kazımak olmalıdır. Ayrıca suçlularla hesaplaşma yeri siyaset değil adalet, hesaplaşma yöntemi ise kanunlardır. Doğru veya yanlış, Millet İttifakı'nın en büyük partisi olan CHP'nin ve onun genel başkanının HDP'yle ilgili bir hesabı ve politikası var, onu takip ediyor. Millet İttifakı'nın içinde olan ve milliyetçi/ulusalcı numarası yapan diğer partilerin politikası nedir? Millet İttifakı partilerinin sürekli telaffuz ettikleri ve çözeceklerini söyledikleri 'Kürt sorunu' cümlesiyle kast ettikleri ve sır gibi sakladıkları çözüm yöntemleri nedir? Bunu sormaya ve cevap istemeye herkesin hakkı var" şeklinde konuştu.

Rusya- Ukrayna savaşı

Rusya-Ukrayna savaşına değinen Destici, "Türkiye'nin şu ana kadar başarılı ve örnek gösterilebilecek bir tavır ve politika izlediğini düşünüyoruz. Maalesef, barış için Türkiye'nin girişimleri dışında herhangi bir gelişme olmadı. Ancak endişelerimizi artıran pek çok hususla karşılaşıyoruz. Savaşın zaten başlı başına bir kötülük ve felaket olduğunu ifade ederken, Ukrayna'ya büyük kısmı Asya'dan ve Ortadoğu'dan taşeron savaşçılar getirilmesinin, Avrupa'nın ortasında Afganistan benzeri, Suriye benzeri bir bataklık oluşturacağından endişe ediyoruz. Savaşın görünen taraflar arasındaki sıcak çatışmadan ibaret olmadığını ve çok uzun süre devam edebileceğini unutmamalı, hesaplarımızı bu gerçeğe göre yapmalıyız. Eskilerin 'Savaş yangına benzer, başlatmak çok kolaydır ama sona erdirmek çoğu zaman sizin elinizde olmaz' cümlesini unutmamalı, nükleer silahların kontrolsüzce yaygın olduğu günümüzde gelişmelerin bir dünya savaşına yol açmaması için azami ölçüde gayret göstermeliyiz. Türkiye, hukukun yanında olmalı, uluslararası hukuka uymalı ve muhakkak tarafsızlığını korumalıdır. Savaşın sona erdirilmesi ve barışın tesis ettirilmesiyle ilgili kararlılığını devam ettirmelidir. Türkiye'nin herhangi bir şekilde savaşın tarafı olmaması, bölgede ve tüm Avrupa'da barışın sağlanması için en önemli unsurlardan biridir" değerlendirmesinde bulundu.