Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur


BBP, Şehit Lider Yazıcıoğlu’nun koruma polisinin ölümüne ilişkin iddiaları yalandı:

-“Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun koruma polisi olan ve camia içinde bilinen birinin daha önce savcılığa ve DDK’ye ifade vermiş olmasına rağmen elinde bilgi belge olup da 13 yıl boyunca yargıdan, Şehit Liderimizin ailesinden, dava avukatlarından ve camiamızdan gizlemesi, bildiklerini anlatmaması mümkün değildir”

ANKARA - Büyük Birlik Partisi, Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2007-2009 yıllarında koruma polisliği görevini yapan ve trafik kazasında yaşamını yitiren Erol Yıldız’ın ölümüne ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mikail Şahan’ın yaptığı yazılı açıklamada, Yıldız’ın vefatı sonrası bazı sosyal medya hesaplarında ve  gazetelerde “ben ölürsem bilinki suikasttır’’, “Muhsin Yazıcıoğlu davasının kilit ismi katılacağı duruşmaya 1 hafta kala suikasta kurban gitti’’ şeklinde haber ve paylaşımlar yapıldığı, BBP Yedek MKYK üyesi Ali Karahasanoğlu’nun yakın çevresine “Erol Abi vefatından 2 gün önce 'ölürsem bil ki suikasttır’ dediğinin öne sürüldüğü belirtildi.


Erol Yıldız’ın savcılığa ve Devlet Denetleme Kurulu’na 27 Eylül 2011 ve 6 Ekim 2010 tarihinde ifade verdiği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Bu  ifadelerde bildiklerinin tamamını anlattığı ve başkaca bilgi ve görgüsünün olmadığını belirtmiştir. 23 Mayıs 2022’de Kahramanmaraş Adliyesinde yapılan duruşmada 1997-2000 ve 2003-2009 yıllarında Muhsin Başkan'ın koruma polisi olan Yıldıray Yıldız ve 1997-2008 yıllarında görev yapan Hakan Murathanlı da ifadelerinde rahmetli Erol Yıldız ile aynı hususları dile getirmişlerdir. Hal böyleyken bu türden haberlerin öncelikle ve özellikle hem yargılama sürecine zarar verdiği hem de rahmetli Erol Yıldız'ın şahsına ve geride kalan ailesine haksızlık olduğu tartışmasızdır. Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun koruma polisi olan ve camia içinde bilinen birinin daha önce savcılığa ve DDK’ye ifade vermiş olmasına rağmen elinde bilgi belge olup da 13 yıl boyunca yargıdan, Şehit Liderimizin ailesinden, dava avukatlarından ve camiamızdan gizlemesi, bildiklerini anlatmaması mümkün değildir. Aksi yönündeki bütün beyanlar açıklamalar her şeyden önce rahmetli Erol Yıldız'ın şahsına hakarettir. Diğer yönüyle devam eden yargılama sürecinin ise sanki Erol Yıldız'ın ‘son tanık’ oluşu, rahmetli olması ile sürecin aydınlatılamayacağı, faili meçhul kalacağı, dosyada başka hiçbir delil olmadığı gibi olayın üstünün örtüleceği yorumlarına sebep olmuştur. Bu husus bu davaya 13 yıldır emek veren, aydınlatılması için uğraşan ve en ufak bir iz ve delilin yıllarca peşine düşüp dosyaya kazandırılmasına çalışan Şehit Liderimiz ve diğer şehitlerimizin ailelerine, davanın avukatlarına ve camiamıza haksızlıktan başka bir şey değildir.”

-Ali Karahasanoğlu ile ilgili disiplin soruşturması başlatıldı

Şehit Lider Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu ve Şehit Gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş'in bu asılsız haberler ile ilgili haklı tepkileri sonrasında haberin kaynağı olan Ali Karahasanoğlu ile İstanbul'da bir araya gelindiği ifade edildi.

Görüşmede Karahasanoğlu, Merhum Erol Yıldız ile ölümünden yıllar önce Yılmaz Aydoğan’ın işyerinde bir araya geldiklerini, Yıldız’ın dost meclisinde ‘ben ölünce benim için de suikaste kurban gitti dersiniz' dediği, ölümünden sonra yine dost meclisinde anlattığı bu konuşmaların farklı yerlere çekildiğini söylediği aktarıldı.

Basına yansıyan haberlere ve 13 yıldır suistimal edilen Şehit Liderin davası ile ilgili yeni bir suistimale sebebiyet vermesi nedeniyle Ali Karahasanoğlu ile ilgili disiplin soruşturması başlatıldığı belirtildi.

Büyük Birlik Hareketi ve şehit ailelerinin 13 yılı aşkın süredir dava sürecini yakından takip ettiği vurgulanarak, suikastın aydınlanması için bütün gayretin gösterildiğinin altı çizildi.

Yıldız’ın ölümü ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürecinin de takip edildiği ifade edilerek, “Bu bilgilerin dışında basına yansıyan bütün haber içerikleri asılsızdır ve yargılama sürecine zarar vermektedir. Başta şehitlerimizin aileleri, camiamız ve Türk milletinin vicdanını yaralayan bu türden maksatlı haberler ile ilgili hukuki süreç başlatılacak olup kamuoyuna saygıyla duyurulur.”