06.09.2021 18:13

KAMUOYUNA DUYURULUR

Sayın Deniz Zeyrek’in, Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan bugünkü (6.9.2021) yazısıyla ilgili bir açıklama yapma gereği duyduk.

Sayın Deniz Zeyrek’in, Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan bugünkü (6.9.2021) yazısıyla ilgili bir açıklama yapma gereği duyduk.

Söz konusu yazıya konu olan gelişmelerle ilgili fikrimizi beyan etmeden önce, yazıda yer alan hataları düzeltme ihtiyacı duyuyoruz.

Öncelikle "Büyük Birlik Partisi’nin oyu” olarak ifade edilen 300 bin rakamı gerçeği yansıtmamaktadır ve külliyen yanlıştır.

Daha önce pek çok kez ayrıntısıyla açıkladığımız, özetle “Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili ve Genel Seçimleri ’ne birlikte girdiğimiz Cumhur İttifakı’na zarar vermeme” ve “Terör örgütü uzantılarının belediyeleri ele geçirmesine imkan tanımama” endişesiyle, Türkiye’nin ortalama dörtte üçünde aday göstermeyip, sadece dörtte birinde aday göstermemize, yani ülke genelindeki seçmen pusulalarının sadece dörtte birinde partimizin amblemi bulunmasına rağmen, Büyük Birlik Partisi, yerel seçimlerde 900 bine yakın oy ve %2’lik bir oranı elde etmiştir.

Bazı çevreler tarafından zaman zaman açıklanan gerçek dışı anket sonuçları ve bunların açıklanama maksadı, bu gerçeği değiştirmemektedir.

Büyük Birlik Partisi kurulduğu günden bugüne kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün ve hukukun yanında olmuştur. Anayasanın değişmez ilkelerine ve ceza kanunlarına aykırı tutum ve davranışların, siyasi partilerin ya da o partilerin mensuplarının aldıkları oylara göre değerlendirilmesini ya da bu suçlar için meşruiyet kaynağı olarak gösterilmesini, hukuka ve hassaten vatansever ve demokrat gazetecilik etiğine uygun görmüyoruz.

Sayısız kez ifade ettik yine söyleyelim:

“HDP bir siyasi parti değildir. Türkiye’nin 40 yıla yakın süredir mücadele ettiği PKK terör örgütünün parçası durumundadır.

HDP, PKK-YPG terör örgütünün sözcüsü olması dışında, aldığı kurumsal kararlarla, hazırlayıcısı olduğu kalkışma teşebbüsleriyle, içinde çok sayıda cinayetin de bulunduğu suçların doğrudan sorumlusudur.

HDP tarafından, bir kamu kurumu olan belediyeler, terör örgütünün lojistik, mühimmat ve eleman tedarikçisi durumuna getirilmiştir.

HDP, Türkiye’nin, savaş durumu dahil, dünya ülkeleriyle yaşadığı tüm ihtilaflarda, Türkiye’nin hasımlarının, düşmanlarının, Türkiye aleyhindeki tezlerin tarafı, sözcüsü ve müdafii olmuş, Türkiye’ye, ülkemize ve milletimize zarar vermeyi bir görev edinmiştir.

Her biri tek başına kapatılma sebebi olan bu gerçeklerin hiçbiri HDP tarafından reddedilmemiştir.”

Her şey, herkesin gözleri önünde yaşanmaktadır.

Türkiye, bir an önce, bu ayıptan ilelebet kurtulmalı, suçlular cezalandırılmalıdır.

Zaten bütün maddi delilleri kamuoyuna açıklanmış olan konuyla ilgili AYM'de kapatma süreci de devam etmektedir.

Bunun dışında, Büyük Birlik Partisi ve Sayın Genel Başkanımız, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve onun temsil ettiği kurumsal yapıya büyük bir saygı duymakta, zaten bir siyasi parti olarak kabul etmediğimiz HDP dışındaki diğer tüm siyasi partilerle ilişkilerini de aynı saygı ve nezaket çerçevesinde yürütmektedir.

Sayın Genel Başkanımızın, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüşmesi de bu saygı ve nezaket çerçevesinde gerçekleşmiş, Genel Başkanımız da görüşlerini her zamanki gibi bu saygı ve nezaket çerçevesinde ifade etmiştir.

Sık sık “Cumhuriyetçi” ve “Atatürkçü” kimliğini ifade eden Sayın Deniz Zeyrek’in, partimizle HDP’yi kıyaslama gayretlerini ve HDP’nin durumunu, sanki ülkemizde PKK diye bir terör örgütü ve bölücü terör olgusu yokmuş, HDP de sanki PKK'nın siyasi uzantısı değilmiş gibi değerlendirmesini, şaşkınlıkla, üzüntüyle karşıladığımızı belirtmek istiyorum.

Kürt kökenli kardeşlerimizin oyu sanki HDP-PKK’nın zimmetindeymiş gibi bir algı oluşturarak, CHP'yi, “Kapatılmak üzere olan PKK'nın siyasi uzvu HDP ile yakınlaştırma ve birlikte fotoğraf vermeye zorlama gayretleri”ni de teröre dolaylı destek olarak nitelendirdiğimizi açıkça ifade ediyor; yapılanın, CHP’nin buradan tuzağa çekilme gayreti olarak görüyoruz.

“Atatürkçü”, “vatansever”, “demokrat” iddiasındaki Sayın Deniz Zeyrek’in, CHP’yi yazısında konu edinirken, eleştirisini bu şekilde yapmak yerine, amblemi altı ok olan, bu altı oktan biri milliyetçilik olan, Atatürk ilke ve inkılaplarına her fırsatta bağlı olduklarını ifade eden CHP’yi, “Atatürk’ün kurucu lideri olduğu devleti bölüp, parçalayıp, emperyalistlere yem etmek için uğraşan terör örgütü PKK’nın aparatı olan bir partinin temsilcilerini nasıl kabul edip, onlarla görüşür?” diyerek eleştirmesi herhalde daha doğru ve akla yakın olurdu.

Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

PARTİMİZLE ALAKALI YENİLİKLERDEN İLK SİZ HABERDAR OLUN